|

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yıllık Dini Özgürlükler Raporu'nda, Alevi çocuklara Sünni din dersi eğitimi verilmesi, cemevlerinin ibadethane sayılmaması ve Diyanet'in tutumu eleştirildi
21 Eylül 2008 17:03
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yıllık Dini Özgürlükler Raporu'nun Türkiye'yle ilgili bölümünde Alevilere geniş yer ayırıldı. Türkiye'de yaşayan 10-20 milyon civarındaki Alevi nüfusun bazı Sünniler tarafından Müslüman sayılmadığına dikkat çekilen raporda, Alevi çocukların okullarda zorunlu Sünni din dersi eğitimine tabi oldukları da dile getirildi. Raporda, Hasan Zengin'in kızı E.'nin zorunlu din dersine girmemesi için AİHM'de açtığı ve Ekim 2007'de davacı lehine sonuçlanan kararla, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın karar sonrası din dersi kitaplarına bu yönde 10 sayfalık bir ek yaptığına da yer verildi. Raporda ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Raporun yazıldığı dönemde Alevi cemaati Milli Eğitim Bakanlığı aleyhinde 4 bin dava açmış bulunuyor. Aleviler zorunlu Din dersi müfredatında Aleviliğin yanlış ve eksik anlatıldığını düşünüyor. Alevi cemaati Diyanet'in tavrını önyargılı bulurken, Diyanet bütçesi sadece Sünni imamların giderlerinin karşılanmasına ayrılıyor, ülkedeki 100 kadar cemevi ibadethane sayılmıyor."
Cemevleri engelleniyor Aralık 2007'de Sivas Çatalkaya'daki cemevinin camiye dönüştürüldüğü kaydedilen raporda, 120 Alevinin verdiği dilekçe sonucu Diyanet'in geri adım attığı, Sultanbeyli Belediyesi'nin cemevinin inşaatını "gerekli izinleri almadığı" gerekçesiyle engellediği, daha sonra temel atılmasına rağmen konunun mahkemelik olduğuna yer verildi.
Azınlığa sosyal baskı Raporun tanıtımını yapan Büyükelçi John V. Harford, "Heybeliada Ruhban Okulu konusunu Başkan George Bush da Başbakan Erdoğan'la görüşmesinde dile getirdi. Türk hükümeti hep 'açacağız' sözü veriyor, ama şu ana kadar bir adım atmış değil" dedi. Önceki gün yayınlanan raporda türban yasağı ve imam hatiplerin katsayı sorununa ikişer paragrafla değinen ABD Dışişleri, raporun en büyük bölümünü gayrimüslimlere yapılan sosyal baskıya ayırdı. Malatya'daki Zirve Kitabevi cinayetiy bir dizi olay, gayrimüslimlere baskıya örnek gösterildi.
Gayrimüslimlere yönelik tehditler
Raporda, gayrimüslimlere yapılan bazı tehditler de şöyle sıralandı: - 6 Mayıs 2008'de Ankara Kurtuluş kilisesi papazı İhsan Ozbek'e yapılan silahlı tehdit. - Papaz Ramazan Arkan'a yönelik ve önlenen suikast girişimi. - İzmir St. Antuan Kilisesi rahibi Adriano Francini'nin bıçaklanması. - Antalya St. Paul Kilisesine saldırı planlanması. - Ankara'daki Hıristiyan radyosu Sherma'ya yapılan 15 saldırı tehdidi. - Derince ve İzmit'teki Protestan kiliselerine yapılan taşlı saldırılar. - Gaziantep Protestan Kilisesi mensuplarına yönelik ölüm tehditleri. - Artvin'de Gürcü rahiplerin misyoner oldukları iddiasıyla dövülmesi. - Ülkelerine dönmemeleri halinde öldürülecekleri yolunda tehditler alan Hıristiyan ABD vatandaşlarının şikâyetleri.
Erbakan ve İhsanoğlu Raporda, eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın 1 Temmuz 2007'de verdiği bir mülakatta Yahudilerden "bakteri, hastalık" diye bahsettiğine dikkat çekilirken, son cümlesinde "Laik kurumsal yapıların ve diğer bazı grupların temsilcileri İslamlaştırma endişesi taşıyor ve İslamın siyasette yeri olmadığını düşünüyor" denildi. Raporda, genel sekreterliğini Ekmeleddin İhsanoğlu'nun yaptığı İslam Konferansı Örgütü de BM nezdinde sürekli "dini kötülediği" gerekçesiyle ilk kez sert bir dille eleştirildi.
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Haber Yorumları (1 adet)
Misafir: cemal özen
|
|
alevi inancina saygi
|
| benim sorum sayin basbakana bir televizyon konusmasinda söylediyi iste efendim biz avrupada 2000 cami yaptik gururla anlatirken aleviler icinde tek bir cem evi yapmamanin utancini nasil soyleyecek ve hani ak,partiydilerer haklara inanclara mehseplere saygili idiler hani saygi hani hak sadece diyanete saygiyla olmuyor saygi ve hak tüm dil din mehseplere olur o alevi dedikleri insanlarda o,ülkenin insanlari ve onlarda ak..partiye ayrim yapmadan oyunu vermistirler ve görmüstürlerki 25 milyon insana hic bir hak verilmemistir ve bunun icin artik ak..parti ak deyil kara ve tek parti olmustur...... saygilarimla. |
| 11.10.2008 22:58:01 |
|