|
Yazarının Alevilere hakaret ettiği yönündeki iddialarla ilgili olarak yaptığı haberlerde Zaman gazetesi, bu kişinin sözlerinden rahatsız olup rektöre şikayet dilekçesi veren 9 öğrenciyi suçlamaya ve "olayın faili" ilan etmeye çalışıyor. Zaman gazetesi, 55 kişilik sınıftan 9 öğrencinin şikayetçi olması üzerinde durmaya başladı.
Bilindiği gibi, Yol Tv, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde ders veren bir şahsın "Benim ailemin görüşüne göre Aleviler o...dur." dediği şeklinde bir haber yapmıştı. Bir süre sonra iddiayı "yalanlama" açıklaması yapan kişi; "Ben öyle demedim. 'Bazı kişiler Alevi deyince o... olarak görüyor' dedim." şeklinde bir açıklama yapmıştı. Aslında iki söylemin arasındaki farkı çok anlayamasak da iki haberi de yayınlamıştık.
Zaman gazetesi, yine bildik yöntemlerini kullanarak konunun özünden kopup dikkatleri farklı noktaya çekme arayışına girdi. 55 kişilik sınıfta "şikayetçi olan" 9 öğrenciyi azımsayan Zaman, bundan manalar çıkarıp bu 9 öğrenciyi hedef gösterici haberler yapmaya başladı. Zaman gazetesi, sanki az bir sayıymış gibi 55 kişilik sınıftan neden 9 öğrencinin şikayetçi olduğu üzerinde duruyor. İşte bu da Zaman'ın hukuk anlayışı.
Bir ortamda 55 kişi var. Bir kişi bir suç işliyor. 9 kişi de hakim karşısına gidip suçluyu gördüklerini belirtiyorlar. Zaman'ın hukukuna göre hakim "Orada 55 kişi vardı. Sadece siz şikayetçi olduğunuza göre, bu adam suçsuz." deyip suçluyu salıveriyor. Zaman'ın okuyucu kitlesi adına bir şey söyleyemeyiz. Eğitim durumlarını, kapasitelerini falan bilmiyoruz. Bize de düşmez zaten onlar hakkında konuşmak. Düşse de ilgilenmiyoruz. Ama biz bu haberi okuyunca Zaman'a "gülünç olma" diyebiliyoruz ancak.
Öte yandan Zaman gazetesi "55 kişilik sınıftan neden 9 kişi şikayetçi oluyor?" diye sorarken; diğer taraftan da 5 kişiyi çıkartıp kendi istediği açıklamaları almış, onları yayınlıyor. İşte Zaman'ın haberi:
İstanbul Ticaret Üniversitesi öğrencileri de Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar Dersi'nde Doç. Dr İbrahim Öztürk'ün kullandığı cümlelerin çarpıtıldığını söyledi. Pazartesi günü bu yöndeki görüşlerini ihtiva eden bildiriye imza atacaklarını belirten Bila Özdal, Esma Altınoluk, Filiz Ünüştü, Koray Barut ve Yasin Uğur Asal adlı öğrenciler, olayı şöyle özetlediler:
İlgili Haberler
Doçent İbrahim Öztürk'ten iftira kampanyasına cevap
"Hocamız Gümrük Birliği ve AB ile ilgili ders yaparken bu konuya girilmiştir. Konu, 'farklılıkların sorun olarak görülmemesi' gerektiğiyle ilgilidir. Bu bağlamda olaylara sorun çözmek odaklı yaklaşılmalı ve farklılıklar zenginlik kaynağı olarak görülmelidir. Hocamız; 'mesela Kürt sorununa böyle yaklaşılsa idi daha barışçıl bir ortam olurdu, lokal bazı olaylar kangrene dönüşmezdi. Aynı şekilde kendi ailemde maruz kaldığım için biliyorum, ne yazık ki ön yargılar ve sürekli ötekileştirme yaklaşımları nedeniyle Alevi denildiğinde haksız ithamlar ve ağır suçlamalar gündeme gelmektedir' şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Hocamız bunu ifade etikten sonra kendi başından geçen ve basına tümüyle çarpıtılarak yansıtılan örneği vermiştir. Yaşadığı hazin acıyı anlatırken sözkonusu edilen kelimenin hakaret içermediğini, tam tersine kendi eşi de Alevi ve Kürt olduğu için maruz kaldığı bu tür yakıştırmalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. 55 kişilik sınıfta hocamızın sözlerini sadece 9 kişi 'yanlış' anladı. Bu yüzden sınıftan dilekçe toplama girişimlerine destek verilmedi. Bu kadar açık olduğu halde olayın ne maksatla ve kimlerin organizasyonu ile çarpıtıldığını anlamış değiliz."
Aynı öğrenciler, "Zaten hocamız da sınıfta 'madem her şeye rağmen yanlış anlayan bir öğrencimiz oldu, üzülmesine gönlüm razı olmaz, kendisinden ve sınıftan da özür dilerim' diyerek bütün iyi niyetini zaten ortaya koymuştu." bilgisini de verdi.
Zaman, İstanbul
Öyle gözüküyor ki; Zamancılar "şikayetçi olan" 9 öğrencinin davranışından oldukça rahatsız. Bu 9 öğrenciyi hedef gösterici ve suçlayıcı haberlerinden bu anlaşılıyor.
Alevionline / İstanbul
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|