|
Alevi-Bektaşi inancının yaratıcıya bakış açısında yatan temel sevgi üzerinedir. Bu inanca göre Allah’a yakınlaşmanın, ona ulaşmanın ve onunla bütünleşmenin yolu sevgidir. Bu da “korku insanı zorlamalara iterken sevgi insanı bağlar” düşüncesi ile hareket etmenin bir başka açılımıdır.
|
Karşısındakinden korkan bir insan yaptığı bütün eylemleri içinde beslediği korkunun zorlaması ile yapmaktadır. Korku çemberinin en zayıf noktasını bulduğunda ise çemberden çıkmak için çabalar durur. Onun öncesinde ise insan korkunun esiridir. Bütün döngü korku üzerinedir ve bunun sonucu olarak her şey bir yalandan öte değildir aslında. Sevgi üzerine inşa edilen birlikteliklerde ise bağlılık esastır. Bu bağ kaçıp kurtulmak veya zayıf nokta da bırakmayı düşünmeyi engeller.
Sufi yaklaşımın temel noktasında yer alan ve Aleviliğin yaratana bakış açısını da belirleyen bu sevgi doğal olarak ardından bir başka sevgiyi çıkartır; insan sevgisi.
Hak’ı sevmek demek onun yarattıklarını da sevmek demektir. Çünkü var olan tek ve gerçek varlık Hak’tır. Bütün her şey yok olsa da o yok olmayacaktır dolayısı ise mutlak olan tek varlıktır. Var olduğunu düşündüğümüz veya gördüğümüz her şey ondan bir parçadır aslında, onun varlığıdır diğerlerini var eden. O halde sevgi sadece ona değil bütün yarattıklarınadır.
Sevgiyi göstermenin çeşitli yolları olsa da en geçerlisi onu önemsemek, ona değer vermek ve onu düşünmektir. Bu açıdan baktığımızda Hak sevmenin diğer bir yolu yarattıklarını önemsemek, değer vermek ve onları düşünmektir diyebiliriz. Zaten bu nedenle Alevi-Bektaşilikte insan önemlidir, değerlidir,.bu nedenle gönül kırmak, kul hakkı yemek en büyük suçtur.
21 Temmuz günü Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin dergahını hem görmek hem de içimizde bir kez daha onu hissetmek için yolumuzu Hacı Bektaş ilçesine çevirdiğimizde gözümüzde gönlümüzde ışıltılıydı. O mistik ortamın havasını solumakla kalmayacak bir anlamda gönlümüz arı suyu ile yıkayacak, Hak yolunda bir borcu ödeyecek huzurunda yer alacaktık. Yolda rastladığımız iki yaşlı Anadolu kadınından yolu sorduğumuzda aldığımız cevabın kelimeleri arasına gizlenen sevinci ve mutluluğu hissetmemek mümkün değildi. Analarımızın gözlerinden yüzümüze yansıyan ışık bu topraklara gelenleri karşılayan ilk merhaba olsa gerek diye düşündüm.
Tırmanan yolun sonunda Hacı Bektaş Belediyesi tarafından işletmesi yapılan yere gelip de içeriğe adım attığımızda o ana kadar hissettiklerimizin yavaşça kırılmaya başladı. Değişik yönlere giden yolların başlarında bir yön levhası olmaması, nereye gittiğini bilmediğin izlenimi vermekle kalmıyor insanı sıkıyordu. Yolların sonu bilinmezliğe açılan bir kapı olsun diye mi yön levhaları konulmadı bilinmez.
Asıl hayal kırıklığını yaşadığımız yer ise girişin sağ alt kısmında yer alan tuvaletler oldu. Hani biz sevgi üzerine inşa etmiştik inancımızı. Hani Hak’ı sevmek demek onun yarattıklarını da sevmek demekti. Hani sevi demek önemsemek, değer vermek demekti. Tuvaletlerin kapısına birisini oturtup para almak giren çıkana bakmak en kolay şey, ya içerisi, oraya kim bakacak.
Delikli taş’ın orada bir şaşkınlık daha yaşadık. Yoldan birisi “ya Alevilerin ha bire bahsettiği bu Hacı Bektaş Veli dergahını ve ona bağlı yerleri bir göreyim” deyip de gelse yolunu kaybetmekle kalmaz hiçbir şey anlamadan, bilgilenmeden gezer durur. Bir levhada yazılı olan “Delikli taş” ibaresi de olmasa onu öylece orada duran bir kaya parçası kabul edersiniz.
Her yıl Hacı Bektaş Veli anma törenlerinde gelen onca insanın toplandığı, onun dışında yılın bir çok zamanında da ziyaretçisi olan bir yerdeki hizmet dolayısı ile insana verilen değer beni şaşırttı. Hacı Bektaş belediyesinden, kendisi tarafından tanzim edilip işletilen burada ki hizmeti Alevi-Bektaşi inancına yakışır bir şekilde yapmasını beklerdim.
Hünkar Makalat’ta inancın oluşmasında dil ve gönülün, ne tek başlarına ne de birlikte yetmeyeceğinden bahseder. Dil ve gönül birlikte ikrar etseler de anlamsız sayar. İnanç dil ve gönülden önce akılda oluşmalıdır, akıl ikrar eder ise gerçektir der. Demek ki bizler hala ne yazık ki inancımızı aklımıza getirememiş dilimizden öteye götürememişiz.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|