|
Gün Karaağaç tekkesi önünde 1.000.000 - BİR MİLYON insanı toplama günüdür. Hadi bakalım meydanlarda, televizyonlarda, cemlerde, sohbetlerde, toplantılarda temsil bizdedir diyenler gelin bakalım bir araya. Gelinde toplayın BİR MİLYON Alevi’yi Karaağaç Bektaşi tekkesinin önünde. İşte o zaman hizmetiniz yoladır diyelim. Karaağaç Bektaşi tekkesi birlik yeri olsun.
|
2007 yılının başlaması ile birlikte Alevi gündemine yerleşen önemli konulardan birisi Su TV de 02.01.2007 akşamı yayınlanan Suyun Akışı programında Alevi Bektaşi Eğitim ve Kültür Vakfı başkanı Hüsniye Takmaz tarafından gündeme getirilen Karaağaç Bektaşi tekkesinin durumu oldu. Nedir bu Karaağaç Bektaşi tekkesi meselesi? Meselenin özünde yatan ana konu Aleviliğin Bektaşiliğin yok edilme çabasının yattığını söylemek yanlış olmaz. Ne yazık ki Anadolu’da yaşamış her türlü dinsel ve kültürsel değerleri, geçmiş medeniyetten miras kalan eserleri yok etmekte üstümüze yoktur. Karaağaç Bektaşi tekkesi meselesini bir yok etme, yok sayma olarak algılamak yanlış olmaz. Konu hakkındaki en bilgili kişilerden birisi olan Mim. Burhan Güvenkaya’nın verdiği bilgiler bize Karaağaç Bektaşi tekkesinin geçmişini aktardığı gibi, yapılan yok etme çalışmalarını ve bu karşı gösterilen direncide göstermektedir. Kısaca tarihi 15. veya en yakın ihtimal ile 18. asra dayanan tekke İstanbul’un önemli Bektaşi tekkelerinden birisidir. Söz konusu tekke Neyzen Tevfik gibi toplumca adı bilinen kişiler Bektaşiliği kabul etmiş Bektaşi Babalarından nasip almış ve Bektaşiliğe adım atmıştır. Tekke’nin mülkiyeti 30 Kasım 1925 tarih ve 677 sayılı Tekke ve zaviyeler kapatılması kanunun akabinde önce Vakıflar Genel Müdürlüğüne ardından da istimlak yolu ile belediyeye geçmiştir. Tekke’nin arazisine Beyoğlu Belediyesince toplu konutlar yapılmış, bu konutlar 1999 depreminde ağır hasar almış ve yıkılmışlardır. Şimdi ki durumda ise belediyece kurulan bir şirkete mülkiyeti devredilerek özel mülk haline getirilmiş ve geçmişin bütün izleri silinmeye çalışılmaktadır. Karaağaç Bektaşi tekkesinin yaşadığı bütün bu yokedilme çabaları “Pala” lakaplı, belediye temizlik işçisi emeklisi Mustafa Cofus tarafından far edilip Mim. Burhan Güvenkaya’ya yansıtılmış, onun aracılığı ile de devreye Alevi Bektaşi Eğitim ve Kültür Vakfı başkanı Hüsniye Takmaz girmiş. Buraya kadar yazdıklarımız Karağaç Bektaşi tekkesinin geçmişi ve yaşadıklarından kısa bir kesit. Bahse konu tekke ve arazisi yıllar önce belediyece istimlak ediliyor, araziye binalar dikiliyor, 1999 depreminde binalar hasar görüyor, akabinde belediye ileride zorda kalmamak adına bir firma kurup araziyi ona satıyor. Bütün bunlardan toplumun haberdar olmasını sağlayan ise belediyeden emekli bir işçi. Bu sözüm sakın Mustafa Cofus’u aşağı gördüğüm anlamına gelmesin. Onu duyarlılığından, çabalarından ötürü tebrik ediyorum. Bu arada biz ne yapıyoruz? "X" vakfı iyidir, yok "Y" vakfı iyidir? Şu dernek Aleviliği temsil eder, hayır bu dernek temsil eder? İslam'ın içindeyiz, yok dışındayız. Alevilik dinsel inançtır, hayır yaşam biçimidir kültürdür. ..... bu sıralamayı çoğaltmak mümkün. Buyrun şimdi gelinen noktadan hazin bir örneğe. Yıllar önce Karaağaç tekkesine ele konulmuş, istimlak edilmiş, binalar dikilmiş, depremde binalar hasar görmüş ve biz uyumuşuz. Özür uyumamışız. Kendi içimizde kavgalar etmekten, birbirimizi çekiştirmekten, lafazanlık yapmaktan çevremizde olan biteni görmemişiz. Şimdi atı alan çoktan Üsküdar'ı geçmiş, biz yıkılan, yağmalanan, horlanan ve yok edilmeye çalışılanı kurtarmaya çabalıyoruz. Geçmişini yitiren kişinin, toplumun geleceği olmaz. Bugüne kadar hiç mi belediyelerin imar komisyonlarında, imar müdürlüklerinde, meclislerinde veya ilgili kurumlarda çalışan bir tek Alevi olmadı! Siyasetçimiz kendisi için koltuğa oturur, dernekçimiz-vakıfçımız kendisi için görev alır. Hırsız malı alıp kaçırdıktan sonra başlarız ahlamaya sızlanmaya. Gün ağlamak sızlanmak günü değildir aslında. Gün bütün çekişmelerimizin, kavgalarımızın, düşüncelerimizin bir kenara bırakılması günüdür. Gün koltuk ve güç kavgasından soyutlanıp birlik olma günüdür. Gün Karaağaç tekkesi önünde 1.000.000 - BİR MİLYON insanı toplama günüdür. Hadi bakalım meydanlarda, televizyonlarda, cemlerde, sohbetlerde, toplantılarda temsil bizdedir diyenler gelin bakalım bir araya. Gelinde toplayın BİR MİLYON Alevi’yi Karaağaç Bektaşi tekkesinin önünde. İşte o zaman hizmetiniz yoladır diyelim. Karaağaç Bektaşi tekkesi birlik yeri olsun. Düşüncemiz, görüşümüz, inancımız ne olursa olsun, hangi örgütte yer alırsak alalım, isterse örgütlerden uzak duralım fark etmez kendisini Alevi inancın da tanımlayan herkesi 12 Muharrem’de yani 31.Ocak.2007 günü Karaağaç Bektaşi tekkesinde toplayalım. (Alevi Bektaşi Eğitim ve Kültür Vakfı başkanı Hüsniye Takmaz'ın açıklamasına göre vakıf yöneticileri dergahla ilgili halkımızı ve basını dogru bilgilendirmek için 28. Ocak 2007 saat 13:30 da orda bulunacaklar.)
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|