Alevilerin İlk ve Tek Günlük Gazetesi  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Kuşadası'ndaki Tarihi Kararın Perde Arkası
Devamını Oku İlyas Üzüm'ün Cemevi Tahammülsüzlüğü
Devamını Oku İşte MSN'in yeni sürümü
Devamını Oku Hürriyet Yazarından Oruç Önerisi
Devamını Oku Elbirliği ile Yozlaştırılan Alevilik

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku Avukata oruç dayağı
Devamını Oku İşte MSN'in yeni sürümü
Devamını Oku KEY ÖDEMELERİ BUGÜN
Devamını Oku Apo mp3'ü indirdi 10 ay hapis yedi
Devamını Oku İlyas Üzüm'ün Cemevi Tahammülsüzlüğü

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.




RSS / XML
RSS 0.91

Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Ali Polat> Mürşitliği Başkanlar Yapınca
 Mürşitliği Başkanlar Yapınca
Ali Polat Aleviliğin inanç önderlerine Dede, Pir, Mürşit veya Dedebaba deyin fark etmez sonuçta hepside Aleviliğin temsilcisidir. Alevilik üçlü bir hiyerarşiye dayanır: 1-Mürşid, 2-Pir, 3-Rehber. Kimi yörelerde bu hiyerarşi Pir ve Mürşid'in yer değiştirmesi yani 1-Pir, 2-Mürşid, 3-Rehber şeklinde uygulanmaktadır.(9) Şüphesiz bu üçü de dedesoylu olan kişi için varolan bu sıralama işlevseldir.



Aleviliğin inanç önderlerine Dede, Pir, Mürşit veya Dedebaba deyin fark etmez sonuçta hepside Aleviliğin temsilcisidir. Alevilik üçlü bir hiyerarşiye dayanır: 1-Mürşid, 2-Pir, 3-Rehber. Kimi yörelerde bu hiyerarşi Pir ve Mürşid'in yer değiştirmesi yani 1-Pir, 2-Mürşid, 3-Rehber şeklinde uygulanmaktadır.(9) Şüphesiz bu üçü de dedesoylu olan kişi için varolan bu sıralama işlevseldir.

Aleviler genel olarak Ocakzade dedeler, Çelebiler (Dedegan kolu) ve Dedebabalar olmak üzere üç ayrı guruba bağlıdırlar. Bu üç gurubun Alevi toplumu içindeki egemenliği diğer deyişle etkinliği sıralamadaki gibidir. Bu açıdan üzerinde durulması gereken ana tema Ocakzade dedeler ve Çelebiler olmaktadır.

Bu iki ana temada hiyerarşi düzeni açısından Çelebiler (Dedegan kolu) Hacı Bektaş Dergahında ki koluna Çelebi (Ulusoy) ailesinden gelen postnişine bağlı olmak ve ondan icazet almak şeklindeki sistemde çalışmaktaysa da bu durum Alevi toplumunun büyük kesimine hitap eden Ocakzade dedeler için geçerli değildir.

Ocakzade dedelik kurumu içerisinde her ne kadar 1-Mürşid, 2-Pir, 3-Rehber şeklindeki üçlü bir hiyerarşiden söz etmek mümkünse de bu hiyerarşi bazı yerlerde 1-Pir, 2-Mürşid, 3-Rehber şeklinde değişiklik arz etmektedir.

Ocak sisteminin ne zaman oluştuğu konusunda net veriler bulunmamakla birlikte "El ele el Hakka Sistemi" çerçevesinde Ocakların arasında mürşitlik, pirlik ve rehberlik bağı bulunmaktadır. Her Dede ailesi bu şekilde kendini bağlı saydığı Dede ailesinin talibi, müridi sayılır. Bu da doğal olarak hiyerarşik bir durum ortaya çıkarmaktadır. Ocakların bir bölümü, başka ocaklara bağlıdır. Bağlı olunan ocak mürşid ocağı, bağlı olan ocak ise pir ocağı olarak, yine rehberlik de bir başka ocağın hizmeti olarak paylaşılır. görev paylaşımı "El ele El Hakka Sistemi"'nin doğal bir sonucudur. Bu görevler farklı ocaklar arasında olabildiği gibi, aynı ocak içerisinde farklı dede ailelerince de üstlenilebilmektedir.

Fakat tek bir mürşit ocağından bahsetmek, bir ocağa "bütün ocakların mürşididir" demek imkansızdır. Bu konuda örnekleme yapmak gerekir ise Ali Yaman'ın aktardığı bilgilere göre bir yandan "Sarı Saltık'ın mürşidi Ağuiçen'dir. Sarı Saltık da Derviş Cemal'in mürşididir. Yani birbirine bağlıdırlar. Hacı Kureyş'in mürşidi Baba Mansur'dur. Baba Mansurluların mürşidi de Ulu Şeyh Ahmed Dede evladıdır. Yani "El ele, el Hakka" birbirine bağlıdırlar." denilirken başka bir açıdan "Derviş Cemaller Kureyşan'a, Kureyşanlılar Baba Mansurlara, Baba Mansurlular Seyyit Sabun'a; Seyit Sabunlular Şıh Ahmet Dede'ye; Şıh Ahmet Dedeler de Ağuiçene bağlıdırlar." [1] denilmektedir.

Ocakların hiyerarşi yapısındaki bu belirsizlik ocak içinde daha fazla ortaya çıkmaktadır. Günümüzde aynı ocağın tek bir mürşidinden söz etmek imkansızdır.

Sonuç olarak Aleviliğin ve Alevi toplumunun hiyerarşi düzeninden, buna bağlı olarak tek bir mürşitlik veya en üst mürşitlik makamından söz etmek imkansız olduğu gibi temsil yetkisinden de söz edemeyiz.

Her ne kadar tam bir hiyerarşiden söz edilemezse de geçmişin kapalı köy toplumu yaşantısı içerisinde ocakzade / dedesoylu kişilerce yürütülen Ocak sisteminin inançsal bir yapıda hüküm sürdüğünü, belli bir eğitim sürecine dayalı olduğunu belirtmek gerekir.

Köy çevresinden kent olgusuna doğru hareketlenen Alevi toplumu başlangıçta köyüne yakın kente yerleşmesi sonucu ocak sistemi içerisinde kalmış olmasına karşın gittikçe büyük kentlere olan göçün sonucu olarak ocak ve dedelik kurumunda erozyon yaşanmıştır.

Zamanla ortaya çıkan kimlik arayışının ve sorgulamasının bir sonucu olarak birkaç kuşakça unutulan göz ardı edilen veya lafta kalan inançsal Alevilik yeniden toplumun gündemine gelmiş bunun doğaçlaması sonucu ocak ve dede arayışı ortaya çıkmıştır.

Bu arayış sistemin izin vermemesi nedeniyle ocakların yerini derneklerin ve vakıfların, dergah ve tekkelerin yerini ise cemevlerinin (kanunlar nedeni ile kültür merkezi) alması  sonucunu doğurmuştur.

Bütün bu çözümler ne yazık ki Ocakzade veya diğer bir deyişle Dedesoylu Dedelik kurumunda dejenerasyona, suiistimallere ve belki en önemlisi "El ele el Hakka Sistemi"'nin çözülmesine neden olmaktadır.

Ortaya çıkmak zorunda kalan dernek ve vakıflar ile onların hükmü altında yer alan cemevleri kimlik arayışındaki Alevi toplumu için inancın süreğenliğinin sağlandığı yer olmakla birlikte dernek ve vakıfların üye ve seçime dayalı sisteminin Ocak sitemine uymaması nedeniyle gerek Ocak sistemi, gerek Alevi toplumu gerekse de Alevilik açısından önemli ve derin sorunlar meydana çıkmaktadır.

Her ne kadar dernek ve vakıflar  inançsal bir kurumun yaşamsal alanda görülmesi ve kabul edilme şekli olarak algılansa da sonuç olarak siyasi ve politik uygulama işlevinin yer aldığı, Ocaklara göre değerlendirme farklılığının olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.

Ne yazık ki bu gerçeklerin bir kenara itilmesi sonucu talibin yerini üye, mürşidin veya dedenin yerini başkan almaktadır. Bu sonucun doğal bir yansıması olsa gerek ki özellikle şubeleri olana dernek ve vakıfların icra heyetleri mürşit kisvesine bürünerek inançsal olduğu kadar siyasi demeçler vermekte, beyanatlarda bulunmaktadır.

Kimlik arayışındaki, açıklama ve sorgulama dönemindeki Alevi topluma ve buna bağlı olarak Alevilik açısından bu durum ne yazık ki Ocak ve Dedelik (Mürşitlik/Pirlik) kurumunun biraz daha yok olmasına, dejenerasyonuna katkıdan başka bir şey değil.

Nitekim Erdoğan Çınar'da "Aleviliğin Gizli Tarihi" isimli kitabının sonsöz bölümünde "Alevi erkanını, dernekler kanunu hükümleri ile sınırlamaya, örgütlemeye ve düzenlemeye çalışan bu girişimler, Alevilik için bir talihsizlik oldu. Alevilik iyice sığlaştırıldı. Üye, talip sayılamayacağı gibi dernek de rehber ocağının yerini tutmadı." [2] demektedir.

Bugün gelinen noktada bir inanç sistemi olan Alevilik inanç özelliğinin dışında her tarafa çekilmeye, siyasetin enstrümanı haline getirilmeye, kimi zaman ateistlikle yan yana kimi zaman laiklik karşıtı dinci cenahla bir araya getirilmektedir. Her geçen gün Aleviliğin inanç yapısı zedelenmekte, inanç olma özelliğine bakılmaksızın kişisel siyasi fikirlerin elemanı olarak kullanılmakta.

Mürşitliği başkanların yaptığı, talibin yerini üyenin aldığı, ocak ve dergahların yerine şubelerin konduğu bir sistemden bundan başka bir sonuç çıkmasını da beklemek hayal olur.

Ne diyelim bu düzen böyle sürdükçe, mürşitliği başkanlar yaptıkça Alevilik siyasetin oyuncağı olacaktır.

 

 


 

[1] Ali Yaman, Anadolu Aleviliği'nde Ocak Sistemi ve Dedelik Kurumu makalesi, Anadolu İnançları Kongresi, 23-28 Ekim 2000, Ürgüp

[2] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 221




Ali Polat

11.07.2008 09:19:23
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ali Polat Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 06.09.2008 02:47:35 - Doğrular ve Gerçekler
Devamını Oku 03.09.2008 16:08:16 - Elbirliği ile Yozlaştırılan Alevilik
Devamını Oku 14.08.2008 02:37:01 - İçimden Geldiği Gibi
Devamını Oku 11.07.2008 09:19:23 - Mürşitliği Başkanlar Yapınca
Devamını Oku 02.07.2008 11:02:19 - 15 Yıldır Sönmeyen Ateş
Devamını Oku 24.06.2008 14:06:16 - Örgütlerin Sunduğu Alevilik Tarihi
Devamını Oku 03.06.2008 16:55:08 - Üç Yılı Geride Bırakırken
Devamını Oku 27.05.2008 07:43:17 - Hatırlatan Sevgili
Devamını Oku 05.05.2008 11:27:58 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (III. Bölüm)
Devamını Oku 03.05.2008 12:46:56 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (II. Bölüm)
Devamını Oku 01.05.2008 14:45:31 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (I. Bölüm)
Devamını Oku 08.04.2008 14:58:35 - Aysun Kayacı ve Demokrasi
Devamını Oku 14.03.2008 12:17:10 - Umutsuzluğa Alışmak
Devamını Oku 15.02.2008 - Özgürlüğe Türban
Devamını Oku 30.01.2008 - İzzettin Doğan'ın Tarihsel Yanılgısı
Devamını Oku 24.01.2008 - Ulusoy Ailesinin Kimi Fertleri Ne Yapıyor!
Devamını Oku 21.01.2008 - PSAKD'ye Yakışmadı
Devamını Oku 10.01.2008 - Muharrem (Yas-ı Matem) Orucu ve İslamsız Alevilik
Devamını Oku 06.12.2007 - Alevi Açılımı mı Laiklik Açmazı mı?
Devamını Oku 15.11.2007 - Sen-Ben Değil Demekle Biz Olunmuyor!
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 14 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,21
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku


Ateşe Semah Durmak
 
Alevionline Okuyucusuna Açıklama
Alevionline Okuyucusuna Açıklama 4 Ağustos'ta başlayacağını duyurduğumuz "Her Hafta 1 Alevionline Okuruna 1 Kitap" kampanyamızla ilgili olarak okuyucularımızdan yoğun e-posta alıyoruz. Bu konuda bir yanlış anlaşılma olduğuna inandığımız için bir açıklama yapmayı gerekli gördük....
İşte MSN'in yeni sürümü
Işıkara depremin tarihini verdi
0,34 saniyede derlendi.
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat