Bizim Gazete
Şubat 2006'dan bu yana haberde kalite  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Grup Yorum'dan Yeni Albüm: Başeğmeden
Devamını Oku Ardahan'da DTP-MHP Gerginliği
Devamını Oku Doğum Sırasında Bebeğin Kafası Koptu
Devamını Oku "Bu İşyerinde Alevileri Çalıştırmayız"
Devamını Oku Doğan'dan Yine Çok Tartışılacak Sözler

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku Engin Nurşani'nin Durumu Ciddi
Devamını Oku İyi ki doğdun Kazım!
Devamını Oku Müjde Engin Nurşani Hayata Döndü
Devamını Oku Grup Yorum'dan Yeni Albüm: Başeğmeden
Devamını Oku Kayseri'de Skandal Olay

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Rss/XML
RSS




Alevi Siteleri Listesi

   
 
Türk kilisesinin açılması ve azınlık tanımına bakış

Ali Polat

30.08.2006 tarihli Milliyet gazetesinde gördüğüm teşekkür ilanı dikkatimi çekmişti. Bir vakıf tarafından verilen ilanda ilk kez açılan Türk kilisesinden ötürü açıklamada bulunup İstanbul Valiliğine, İstanbul Belediye Başkanlığına ve Maltepe Belediye Başkanlığına teşekkür ediliyordu.

31.08.2006 tarihli Milliyet gazetesinde ise “Türk kilisesi açıldı” başlığı ile verilen haberle bir gün önceki ilanla ve detayları ile ilgili bilgi veriliyordu.. İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı'nın kurduğu kilise “Türk Kilisesi” olarak açılmıştı. Habere göre Kiliseyi kurmak için 1999'da Beyoğlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuran vakfın 400 metrekare alan içerisindeki 250 metrekare inşaat alanlı binasının "konut" imarı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 25 Ağustos 2005'te "ibadet yeri" olarak değiştirilmiş ve İstanbul Valiliği de 18 Ağustos 2006'da binaya "ibadethane" statüsü verdi.

İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı Dönem Başkanı Timur Topuz’un açıklamasında Türkiye'deki Ortodoks ve Katolik kiliselerinin "azınlık" statüsünde olduğunu belirterek “Onların hepsi cumhuriyet öncesi kurulmuş, statüleri farklı. Biz, medeni hukuk çerçevesinde kurulmuş bir vakıfız. Azınlık kilisesi değiliz. Cemaatimizin çoğunluğunu Türk asıllı Hıristiyanlar oluşturuyor. Bir kısmı sonradan Hıristiyanlığı seçenler. Bir kısmı ise annesi babası veya dedesi ninesi Hıristiyan olanlardan oluşuyor” diyordu.

Bu haberde dikkat çeken ilk nokta İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı Başkanının da belirttiği üzere kilisenin azınlık statüsünde yer almayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarınca açılmış olmasıydı.

Azınlık statüsü dönemde Avrupa Birliği müzakereleri öncesinde Avrupa Birliği yetkili organlarının raporlarında da gündeme gelmiş bir kavram. Ancak ülkemizde bu kavramın en son resmiyette kullanıldığı zaman Lozan Antlaşmasına denk gelmektedir. Azınlık tanımı genel olarak bir ülke içerisinde yaşayan ve ülke nüfusunun az bir oranında yer alan farklı ırklar ve dinlere mensup insanları içermektedir. Lozan Antlaşmasında azınlık tanımı Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan ve bu ülkenin vatandaşı olmakla birlikte öncelikle din ekseninde ülkenin çoğunluk din inancından farklı kesim için kullanılmıştır.

Açıklık getirmek istersek Rum, Ermeni ve Yahudi kökenli ülke vatandaşlarını tanımlamaktadır. Burada öncelik etnik köken ayrımı değil dinsel kimlik ayrımıdır. Bir anlamda Türkiye Cumhuriyeti içerisinde farklı etnik kimliğe ve kökene sahip olsanız bile dinsel kimliğinizden ötürü azınlık statüsünde değerlendirme yapılmamıştır. Bundan ötürü de Lozan Antlaşmasının azınlık tanımı içerisinde ülkenin ağırlık nüfusunu oluşturan Türklerin dışında kalan etnik köken/ırklar azınlık statüsünde değerlendirilmemiştir.

1920’ler de ki bu değerlendirme dönemi içerisinde doğaldır. Batı’da sanayi devrimi olmuş, sınıfsal ayrımlar netleşmeye başlamışsa da henüz sosyal devlet, insan hakları gibi bugün için devlet-vatandaş ilişkisinde önemli olan söylemler gündemde bulunmamaktadır. Laiklik tanımı belli bir ölçüde yapılmış ve uygulama bazında batı ülkelerinde hayata geçirilmiş olmasına karşın devletlerin oluşum, yapılanma ve ortaklıklarında din önemini fazlası ile korumaktadır.

Uluslar arası alanda azınlık ve azınlık haklarından söz etmek doğrudur. Azınlıkların hakları konusunda en son düzenleme Birleşmiş Milletler örgütünün Din, Dil ve Etnik Azınlıklar Fertlerin Haklarının Deklarasyonu ile yapılmıştır. Bu deklarasyonda etnik, dil ve dil olarak üç azınlık türünden bahsedilmektedir.

Deklarasyonun 2. maddesinin 5. fıkrası “Azınlıklar fertleri kendi aralarında ve diğer azınlıklar fertleri aralarında özgürce ve barışça iletişim kurmada hakka sahiptirler. Hele de sınır ötesi diğer devletler vatandaşlarıyla ve aralarında milliyet, etnik, din ve dil bağları olan fertlerle ayrımcılık edilmeden iletişim kurabilirler” ve 5. maddesinin 5. fıkrası “Devletler, azınlıklar fertlerine kendi devletlerinde ekonomik gelişmede ve kalkınmada katılma tedbirlerini sağlamalıdırlar” azınlık tanımı açısından önemlidir.

Bu iki tanımı incelediğimizde bir anlamda ülke içerisinde yaşayan ancak o ülke vatandaşı olmayanlardan bahsedilmektedir. Bu durumda ülke vatandaşları içerisinde yer alan farklı etnik, dinsel ve dinsel azınlıklardan söz edilmemekte diyebiliriz.

Bu açıdan baktığımızda Avrupa’ya 1960’lardan itibaren çalışmaya giden vatandaşlarımız azınlık olarak görülebilir ki bunda da etken onların farklı bir dinden veya ırktan olmaları değil o ülke vatandaşı olmayıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olmaları yatmaktadır.

Bu azınlık tanımı gerçekçi midir? Ülke içerisinde yaşayan etnik, din veya dil açısından azınlıkta bulunan kişi veya toplumlar azınlık tanımı içerisinde yer almalı mıdır? Bunlar azınlık tanımı içerisinde yer almıyorsa durumları ne olacaktır?

Bugün ki devlet-vatandaş ilişkisi, laiklik tanımı ve uygulaması, insan ve toplum hakları, sosyal devlet bakışı açısından azınlık tanımı yeni bir şekillenme içermektedir. Azınlık tanımı etnik, dinsel ve dilsel yapı bağdaştırılsa da günümüz devlet tanımı içerisinde gerçekte azınlık tanımı o ülke vatandaşı olmayan kişiler için ancak söylemek daha gerçekçi olur. Sosyal devlet anlayışında, kendi vatandaşları arasında her hangi bir etnik, dinsel ve dilsel ayrım yapmadan eşit yaklaşım sergilemek, kanunlar ve uygulamalar açısından eşit olmak, vatandaşlarının ihtiyaçlarını tespit etmek, bu ihtiyaçlarını gidermek, düzenlemeler yapmak zorundadır.

Alevi inancındaki toplum azınlık olarak nitelendirilebilir mi? Bu soruya cevap iki türlü verilebilir. Azınlık tanımı o ülke vatandaşları dışındaki etnik, dinsel ve dilsel farklılık içeren ve başka ülke vatandaşları için kullanılır ise, Aleviler azınlık değildir. Ancak tanım ülke içerisinde yaşayan ve o ülke vatandaşı da olsa bütün etnik, dinsel ve dilsel farklılıkları kapsaması durumunda Aleviler azınlık tanımı içerisinde yer almaktadır.

Haber konusu Türk kilisesinin açılması bu anlamda önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, bu ülkenin çoğunluk etnik kökeni olan Türk ırkından gelen ancak bu çoğunluk ırkın dinine bağlı olmayan ve de Lozan Antlaşmasında yer alan azınlık tanımına uygun olmayan kişilerce kendi dinsel inançlarını uygulamak için açtıkları bir ibadethane mahkeme, valilik ve belediye tarafından onaylanmıştır.

Bu Türkiye açısından azınlık tanımı, vatandaş-devlet ilişkisi ve etnik köken ile din arasındaki bağlar açısından önemlidir. Bir anlamda devletin yetkili makamları ülkenin temel ırkı olarak kabul edilen Türklerin farklı bir dinde yer alabileceğini ve de bu dine ait ibadethane açabileceklerini kabul etmiştir.

İster İslam’ın içinde, isterse dışında kabul edelim ülkedeki İslam’ın Sünni (Hanefi) yaklaşımı (mezhebi) ile ibadetsel, ritüelsel, söylem ve yorumundan farklı bir yerde bulunan Alevilik içinde bu olay önem taşımaktadır. Bir sonraki aşamama sadece İslam dışındaki dinlerde yer alan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına izin vermek değil bu ülkede yaşayan ve hangi dinde ve inançta olursa olsun ülke vatandaşlarının inançlarını karşılıklı hoşgörü, saygı ve genel kurallara uygun bir şekilde yerine getirmesini sağlamak olmalıdır.

Türk kilisesinin açılması bir ilk olduğu kadar bu açıdan büyük önem taşımaktadır.

Bu konuda üzerinde önemle durulması gereken bir başka nokta ise İslam dininden çıkıp faklı din ve inanışlara geçişde ki etkenler ile bu din veya inanç değişiminde çoğunlukta olan toplumlar ve çevrelerdir.

04.09.2006 01:00:00
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ali Polat Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 04.12.2008 08:55:10 - Her Sakallı Dede Sayılmasında...
Devamını Oku 21.11.2008 10:05:52 - Neden'de Çözümsüzlük
Devamını Oku 11.11.2008 16:32:12 - Üç Portre Bir Teşekkür
Devamını Oku 25.10.2008 09:07:40 - S(Z)orunlu Din Dersi
Devamını Oku 10.10.2008 10:23:07 - Ezber Bozulmadıkça Sonu Gelmez
Devamını Oku 16.09.2008 14:23:05 - PSAKD'den Saçma Teşekkür
Devamını Oku 06.09.2008 02:47:35 - Doğrular ve Gerçekler
Devamını Oku 03.09.2008 16:08:16 - Elbirliği ile Yozlaştırılan Alevilik
Devamını Oku 14.08.2008 02:37:01 - İçimden Geldiği Gibi
Devamını Oku 11.07.2008 09:19:23 - Mürşitliği Başkanlar Yapınca
Devamını Oku 02.07.2008 11:02:19 - 15 Yıldır Sönmeyen Ateş
Devamını Oku 24.06.2008 14:06:16 - Örgütlerin Sunduğu Alevilik Tarihi
Devamını Oku 03.06.2008 16:55:08 - Üç Yılı Geride Bırakırken
Devamını Oku 27.05.2008 07:43:17 - Hatırlatan Sevgili
Devamını Oku 05.05.2008 11:27:58 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (III. Bölüm)
Devamını Oku 03.05.2008 12:46:56 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (II. Bölüm)
Devamını Oku 01.05.2008 14:45:31 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (I. Bölüm)
Devamını Oku 08.04.2008 14:58:35 - Aysun Kayacı ve Demokrasi
Devamını Oku 14.03.2008 12:17:10 - Umutsuzluğa Alışmak
Devamını Oku 15.02.2008 - Özgürlüğe Türban
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 39 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,08
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




Ateşe Semah Durmak
 
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, 'Bu, Türkiye'nin şöhretini etkileyen bir uygulama. Bakan Şahin de bu görüşte olduğunu söyledi' dedi...
3G’yi 3 operatör paylaştı !
Tarihin en büyük virüs saldırısı geliyor
0,42 saniyede derlendi.
Faceturkey
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat