Aleviweb
                                   Alevilerin İlk ve Tek Günlük Gazetesi  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Engin Nurşani Yürüyor
Devamını Oku Altınova'da Türk-Kürt Gerilimi
Devamını Oku Sarıgül’e şok suçlama !
Devamını Oku Aleviler Kendi Bayramlarının Unutulmasından Endişeli
Devamını Oku HUSUMET, KÜRT LİNCİNE DÖNÜŞTÜ

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku Aydınlık Gençlik 1. Sayısı Çıktı
Devamını Oku Engin Nurşani Yürüyor
Devamını Oku Türkiye Bölünme Sürecine mi Giriyor?
Devamını Oku Aleviler Ankara'yı Sallayacak
Devamını Oku AGM Yeni Sitesine Taşındı

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.




RSS / XML
RSS 0.91

Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Ali Polat> Ulusalcı mı Ayrılıkçı mı?
 Ulusalcı mı Ayrılıkçı mı?
Ali Polat 22 Temmuz seçimlerinde salt laik-antilaik cepheleşmesi değil ulusalcı-ayrılıkçı cepheleşmesi de ufukta görülüyor. Meclise yansıyacak tabloya baktığımızda bu net bir şekilde görülmekte.



Bir yanda laik-antilaik yani cumhuriyeçi ümmetçi ayrımı diğer yanda ulusalcı, Turancı, ayrılıkçı bir yapı.
Önceki seçimlerde parti olarak meclise girmeyi amaçlayan ayrılıkçı kanat bu sefer realist bir düşünce ile % 10 luk barajı bağımsız adaylarla geçmeyi başaracak. Yıllar sonra mecliste bir kez da Kürtçü ideoloji yer alacak.

Meclisteki oturum düzenine baktığımızda Türkçü ve Kürtçülerin yan yana sıralarda oturduklarını göreceğiz.

Seçimlerin ve sonuçlarının Alevi toplumuna yansıması ne olacak sorusunun cevabını ileriki dönemlerde alacak olmamıza rağmen görünen o ki beklentilerin gerçekleşmeyeceği.
Her ne kadar Türkiye’nin tam olarak laik bir sistemde olmadığını söylesek de nüfusunu oluşturan büyük çoğunluk açısından diğer Müslüman ülkelere göre laik olduğu iddia edilebilir.
AKP’nin Türkiye’nin gerçek anlamda laik olmadığını cümle içlerinde belirtmesi tıpkı demokrasiyi amaç değil araç kabul etmeleri gibi. Amaç laiklik değil din temelli bir yönetimin getirilmesi. Türban olayı bu açıdan Türkiye’nin laikliğe giden yolda ki çözümlenmesi gereken olayı gibi gösterilse de amaç siyasal simgenin yerine oturtulması.

Buna karşılık CHP’nin laiklik konusunda ki düşüncesi sitemi bir adım ileri götürmek olarak deklare edilmiyor. Bunun yapılmamasının nedeni uygulanan sitemi yeterli bulmaları mı yoksa ülke şartları gereği seçmeni ürkütmek istememeleri mi bilinmez.

Ancak şu da bir gerçek ki sistem her ne kadar yanlış ve eksik olsa da Alevi toplumunca kötünün iyisi olarak adlandırılabilecek durumda.

Cumhuriyet rejiminin demokrasi, laik ve hukuk sitemi ayakların konusunda Alevi toplumunca çok negatif sorunlar yaşanmasa da bu seçimin bir diğer unsuru toplum içerisinde ayrılmalara bütünlüğün bozulmasına neden olmakta.

1999 yılında Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesi ile birlikte durağanlaşan PKK terörü son dönem içerisinde yeniden faaliyete geçmesi seçim öncesinde ulusalcı ve Turancı kesimin gerek söylemlerine gerekse oy oranlarına etki etti.

Bu açıdan laik – antilaik cepheleşmesinin yanı sıra yeni bir cepheleşme açıldı, ulusalcı / Turancı – Ayrılıkçı / Ümmetçi.

Ayrılıkçı ile Ümmetçi kesimi aynı kategoriye koymak Güneydoğu açısından yanlış değil. Güneydoğu seçmeninin “ya dilime ya dinime” düşüncesi ile hareket ettiği bir gerçek. Bu açıdan AKP’nin seçim sonuçlarına göre DTP ile hareket etme ihtimali yadırganmamalı. Burada AKP açısından tek sorun iç ve batı Anadolu seçmenine ve merkezden gelebilecek oylara bunu izah edememesi.

Peki bunun Aleviler açısından önemi var mı sorusuna cevap vermek gerekir ise evet var.

1980 öncesi solun kalesi olarak adlandırılan Diyarbakır merkezli Güneydoğu’nun ve Tunceli merkezli Dersim bölgesi oylarının sol siyasete mi yoksa etnik siyasete mi gittiği 12 Eylül sonrasında ki seçimlerde gittikçe belirginleşti.

Bugün ki nokta da Güneydoğu bölgesinde önce etnik kimlik sonra dinsel kimliğin öne çıktığı görülmekte. Bu durum geçmişin Dersim bölgesinde de belirgin bir şekilde önce etnik kimlik olarak şekillenmekte.

Bu şekillenme Alevi toplumunda ayrılmalara, bölünmelere, bütünlüğün bozulmasına ne sonuç olarak kutuplaşmaya neden olacaktır. Benzer durum 1921-1937 dönemi içerisinde yaşanmıştır.

1921 yılında ki Koçgiri isyanı ile başlayan akabinde çeşitli isyanlarla birlikte 1937 Dersim isyanı ile son bulan süreçte Türk / Türkmen Alevileri Kürt / Zaza Alevileri ile birlikte hareket etmemiş, destek çıkmamışlardır.

Bu süreçlerde ki ayrılığın temel noktası etnik kimlik olmuştur.

Bugünde gelinen noktada bunu görmekteyiz. Bir yandan ayrılıkçı hareketi destekleyen Kürt / Zaza Alevi kesimi bir yandan buna karşılığında ulusalcı bir yapıdan yana tavır koyan Alevi kesimi.

1980 öncesinde ki etnik kimliğin geri planda olduğu Aleviliğin yerini bugün etnik kimliğin ön plana çıktığı Alevilik almaktadır.

Bu durum 1937 – 1980 döneminde yok olmamıştır aslında sadece ortak nokta olan sol çizginin esas alınarak etnik yapı bir kenara bırakılmıştır.

1983 yılında başlayan PKK terörü ve bunun siyasallaşması ile birlikte bütünlüğün bozulmaya başladığı çok net fark edilmekte. Son dönemde ise bu bütünlüğün bozulması en üst noktaya taşınmış durumda.

Bu bozulmada Tunceli – Erzincan bölgesinde yaşanan terör olaylarının, etnik kimliğin inancın önüne geçmesinin, Kuzey Irak da şimdilik federe gibi görülmesine karşın bağımsız bir Kürt devleti kuruluyor olmasının ve bunun Türkiye’ye yansımasının etkileri göz ardı edilemez.

Gelinen nokta itibari ile DTP destekli bağımsız adaylara oy verecek kesim ile ulusal yapıdan yana siyasete oy verecek kesim arasında kutuplaşa olacaktır.

Aylar öncesinde yazdığımız “ABD’nin Kürt kartı ve Alevilik” başlıklı yazımızda Alevi toplumunun bir tercih yapmak zorunda kalabileceğini belirtmiştik.

Görünen o ki 22 Temmuz da ilk tercih yapılacak. Özellikle Tunceli, Erzincan, Malatya, Sivas, Maraş gibi Türk, Kürt ve Zaza Alevilerinin yaşadığı yerlerde ki CHP ve DTP oy oranları bir anlamda Türk / Kürt / Zaza Alevilerinin ilk tercihleri konusunda bize ip ucu verecektir.

 

17.07.2007
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ali Polat Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 16.09.2008 14:23:05 - PSAKD'den Saçma Teşekkür
Devamını Oku 06.09.2008 02:47:35 - Doğrular ve Gerçekler
Devamını Oku 03.09.2008 16:08:16 - Elbirliği ile Yozlaştırılan Alevilik
Devamını Oku 14.08.2008 02:37:01 - İçimden Geldiği Gibi
Devamını Oku 11.07.2008 09:19:23 - Mürşitliği Başkanlar Yapınca
Devamını Oku 02.07.2008 11:02:19 - 15 Yıldır Sönmeyen Ateş
Devamını Oku 24.06.2008 14:06:16 - Örgütlerin Sunduğu Alevilik Tarihi
Devamını Oku 03.06.2008 16:55:08 - Üç Yılı Geride Bırakırken
Devamını Oku 27.05.2008 07:43:17 - Hatırlatan Sevgili
Devamını Oku 05.05.2008 11:27:58 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (III. Bölüm)
Devamını Oku 03.05.2008 12:46:56 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (II. Bölüm)
Devamını Oku 01.05.2008 14:45:31 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (I. Bölüm)
Devamını Oku 08.04.2008 14:58:35 - Aysun Kayacı ve Demokrasi
Devamını Oku 14.03.2008 12:17:10 - Umutsuzluğa Alışmak
Devamını Oku 15.02.2008 - Özgürlüğe Türban
Devamını Oku 30.01.2008 - İzzettin Doğan'ın Tarihsel Yanılgısı
Devamını Oku 24.01.2008 - Ulusoy Ailesinin Kimi Fertleri Ne Yapıyor!
Devamını Oku 21.01.2008 - PSAKD'ye Yakışmadı
Devamını Oku 10.01.2008 - Muharrem (Yas-ı Matem) Orucu ve İslamsız Alevilik
Devamını Oku 06.12.2007 - Alevi Açılımı mı Laiklik Açmazı mı?
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 14 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,79
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku




Ateşe Semah Durmak
 
AGM Yeni Sitesine Taşındı
AGM Yeni Sitesine Taşındı Kurulmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen yaptığı işlerle kendinden sık sık sözettiren Aydınlık Gençlik Meclisleri, görülen ihtiyaç üzerine kendi bağımsız sitesine taşındığını açıkladı....
Internette Abone Kapma Savaşı
Hrant'ız Yasak, Samast'ız Serbest
0,38 saniyede derlendi.
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat