Aleviweb
                                   Alevilerin İlk ve Tek Günlük Gazetesi  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Engin Nurşani Yürüyor
Devamını Oku Altınova'da Türk-Kürt Gerilimi
Devamını Oku Sarıgül’e şok suçlama !
Devamını Oku Aleviler Kendi Bayramlarının Unutulmasından Endişeli
Devamını Oku HUSUMET, KÜRT LİNCİNE DÖNÜŞTÜ

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku Aydınlık Gençlik 1. Sayısı Çıktı
Devamını Oku Engin Nurşani Yürüyor
Devamını Oku Türkiye Bölünme Sürecine mi Giriyor?
Devamını Oku Aleviler Ankara'yı Sallayacak
Devamını Oku AGM Yeni Sitesine Taşındı

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.




RSS / XML
RSS 0.91

Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Ali Polat> Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (II. Bölüm)
 Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (II. Bölüm)
Ali Polat Bu genel özellikleri şu an için dünya da geçerli olan üç büyük vahyi dininin içerisinde çeşitli isimlerle yer alan kurumsallıklarda görmek mümkündür. Örneğin Museviliğin içerisinde yer alan Kabalacılar, diğerlerinden farklı bir yol izleyerek Tevrat'ın Ezoterik yorumu "Kabala" üzerinde çalışarak, diğer Yahudi gruplarından ayrılmışlardır. İslam içerisinde de Sufiler ve Tasavvuf bu açıdan aynı kategori içerisinde yer almaktadırlar.



Bu genel özellikleri şu an için dünya da geçerli olan üç büyük vahyi dininin içerisinde çeşitli isimlerle yer alan kurumsallıklarda görmek mümkündür. Örneğin Museviliğin içerisinde yer alan Kabalacılar, diğerlerinden farklı bir yol izleyerek Tevrat'ın Ezoterik yorumu "Kabala" üzerinde çalışarak, diğer Yahudi gruplarından ayrılmışlardır. İslam içerisinde de Sufiler ve Tasavvuf bu açıdan aynı kategori içerisinde yer almaktadırlar. İslam içerisinde yer alan tarikat oluşumu içerisinde inisiye dayanan dereceleri görmek mümkündür. Ancak bütün tarikat oluşumlarını ezoterik saymak elbette ki mümkün değildir.

 

Batı da, Musevilik ve Hıristiyanlık içerisinde Ezoterizm olarak adlandırılan yapı doğu da İslam içerisinde Batınilik olarak adlandırılmıştır. İslam içerisinde yer alan Tasavvuf bütünü ile Batıni bir doktrinin, yaklaşımın ürünüdür. Burada bir noktaya değinmek gerekiyor, Ezoterizm ve Batınilik kişinin içsel temizliği üzerine kurulu olduğu kadar bilgininde içsel anlamına yöneliktir. Amaç insanı zahiri arınmışlık ile değil içsel (batınsal) arınmışlık ile kurtarmaktır. Bunun yolu da bilginin iç (derin) anlamına yönelmek, anlamak ve uygulamaktır. Ondan ötürüdür ki Batınilik bir yandan insanın içsel arınmışlığını diğer yandan da bilginin içsel anlamına yöneliktir.

 

Sn. Cihangir Gener, Ezoterik doktrini "Felsefi alanda 'Panteizm', İslami kültür içinde tasavvuf adını alan" [1] olarak nitelendirmiştir. Bu nitelendirmeyi yaptıktan sonra ilerleyen sayfalarda bunun tek tanrılı dinler ile Panteizm'i birbirinden ayrıldığı noktaları şu şekilde belirtmiştir: "Ezoterik-Batıni doktrinler felsefi alanda Panteizm olarak ifade edilir. Tek tanrılı dinlerde yaradan-yaradılan ikilemi varken Panteizmde bu ikilem yoktur. Varolan her şey tanrıdan südur etmiştir ve onunla özdeştir." [2]

 

İlginç olan Sn. Cihangir Gener bir yandan Ezoterik-Batıni doktrinin çıkışının, Tek Tanrı inançlı Mu dinine ve Naacal Kardeşlik örgütünü olduğunu ileri sürmekte diğer taraftan ise doktrini tek tanrılıktan uzak Panteizm'e bağlamaktadır.

 

Sn. Cihangir Gener Ezoterik-Batıni doktrin açıklamasını şu şekilde sürdürmektedir: "Evren ve Tanrı birdir. Tanrı yaradan değil, varolandır ve evrenin toplamıdır. Önsüz ve sonsuz olan tanrı, makrokozmos'da da, mikrokozmos'da da bulunur. Tanrısal nurun bir cüzü olan ruh hiçbir zaman ölmez ve yegane amacı ayrıldığı ana kaynağa, yani tanrıya dönmektir. Bunun da tek yolu, evrensel bir yasa olan evrim, yani tekamüldür." [3]

 

Benzer yaklaşım Sn. Erdoğan Çınar tarafından şu şekillerde dile getirilmektedir: "Alevi İnancı'nda, yaratan ve yaratılan birdir. Yaratılmışların bütünü, Yaradanın kendisidir. Vahdet-i Vücut (Varlığın Birliği) olarak ifade edilen bu Alevi inanışını, İslam kalıplarına sığdırmak mümkün değildir." [4] "Alevi erkanın kurulduğu o en uzak geçmişten beri Aleviler, yaratılışın dışında ve üstünde, her şeye kadir bir Tanrı inanışına uzak durdular. Onların inanışına göre yaratan ve yaratılmış birdir. Yaratan yaratılmışın bütünü, yaratılmış olan da yaratanın ayrılmaz parçası ve kendisidir." [5]

 

Her iki araştırmacıda Ezoterik-Batıni doktrinin başlangıcını Mu uygarlığına bağlamakta ve yine her ikisi de Yaratılmışların bütününü Yaradan'ın kendisi olarak kabul etmektedir. Yaratılmışların bütünü yani bütün canlı ve cansızların hepsi, evrenin toplamı Yaradan'dan başka bir şey değildir. Bu durumda Yaradan'nın mevcudiyetinden veya Tanrı'nın varlığından bahsetmek yanlış olur. Evrenin toplamı, Yaratılmışların bütünü Yaradan olduğuna göre tek başına Yaradan'dan bahsetmek imkansızdır.

 

Vahdet-i Vücut inanışını, Ezoterik-Batıni yaklaşımı Panteizm olarak yorumlayan bu düşüncelerin doğruluğuna bakabilmek için ilk önce Panteizm'e bakmak gerekmektedir.

 

Teizm (Tanrıcılık[6]) ve ateizm (Tanrıtanımazlık[7]) arasında farklı düşünce akımından bahsetmek mümkündür. Deizm, panteizm, panenteizm (pan-enteizm) ve agnostisizm akımları ateizmin geniş anlamı olan "teizm olmayan" anlamının içerisinde yer almaktadırlar.

 

Panteizm ya da Tümtanrıcılık (Doğatanrıcılık Kamutanrıcılık) Evrenin bütününü Tanrı olarak kabul eden felsefî görüştür. Panteizm'de her şeyi tanrının bir parçası olarak kabul edilir, tanrı her şeydir ve her şey tanrıdır. Panteizme göre Tanrı'nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığı yoktur. Tanrı doğada, nesnelerde, insan dünyasında vardır. Her şey Tanrı'dır.

 

Babağan Bektaşiliğinin son Dedebaba'sı Doç.Dr. Bedri Noyan'da Panteizm'i (pantheisme) şu şekilde açıklamıştır; "Pantheisme'e göre: Allah evrenin toplamıdır. Evrenin dışında Tanrı denilen bir şey yoktur. Tanrı bu evrende tecellî etmiştir. Ne varsa bu evrenden ibarettir." [8]

 

Yaratılmışların bütünü, Yaradan'ın kendisi olarak nitelendirip bunu da Vahdet-i Vücut inanışı olarak gösterdiğimiz de karşımıza Panteizm'in çıktığı doğrudur. Ancak Ezoterik-Batıni doktrinin başlangıcı olarak kabul edilen Mu dinin dört temel kavramının son maddesi açısından bu yaklaşım doğru olmamaktadır. Son maddeye göre mükemmelliğe ulaşan ruh'un Tanrıya dönmesi ve onunla birleşmesi gerekmektedir. Eğer Tanrı evrenin kendisi ise dönülecek ve bütünleşilecek her hangi bir varlıktan, olgudan veya kavramdan bahsedemeyiz.

 

Bu durum Ezoterizm-Batıniliğin tarihsel başlangıcı olarak vurgulanan Mu dininin önde gelen sembolü olan "Mu Kozmik Diyagramı"na da uygun değildir. Söz konusu diyagramı incelediğimizde üçgenin içindeki dairenin (gözün) tanrının gözünün (varlığının) daima insanlar üzerinde olduğunun ifade etmektedir ki evrenin bütününü (toplamını) Tanrı olarak kabul ettiğimizde insanı gözleyecek varlık-mevcudiyet olmayacaktır.

 

Erdoğan Çınar'ın "Önce cansız nesne, sonra bitki, hayvan ve insan bedenlerinde ortaya çıkan ruh, İnsan-ı Kâmil (eksiksiz, olgun insan) konumuna ulaştığında geldiği kaynağa geri döner. Yaradan ile bütünleşir, onun içinde erir." [9] düşüncesi bu nokta da hükmünü kaybetmiş olur. Çünkü evren Tanrı'nın kendisi olduğuna göre geri dönülecek kaynaktan söz edemeyiz, çünkü ortada geri dönülecek kaynak mevcut değildir.

 

Evrenin hepsi, Yaratılmışların bütünü Yaradan'ın kendisi ise "Seçilmiş varlığa (güruh-u naci) özünü katan "Kırklardan Biri" önce Yaradan'a asi olmuş, sonra boyun eğerek Kırklar Meclisi'nde huzura gelmiştir." [10] demekte benzer şekilde yanlıştır.

 

Bir yandan "Evren ve Tanrı birdir. Tanrı yaradan değil, varolandır ve evrenin toplamıdır." [11] veya "Yaratılmışların bütünü, Yaradanın kendisidir." [12] derken diğer taraftan "Varolan her şey tanrıdan südur etmiştir ve onunla özdeştir." [13] veya "Kırklardan Biri" önce Yaradan'a asi olmuş " [14] demek bir birine tezat ifadeler kullanmak olur.

 

Sn. Erdoğan Çınar, "Alevi İnancı'nda, yaratan ve yaratılan birdir. Yaratılmışların bütünü, Yaradanın kendisidir. Vahdet-i Vücut (Varlığın Birliği) olarak ifade edilen bu Alevi inanışını, İslam kalıplarına sığdırmak mümkün değildir." [15] demektir ki eğer Vahdet-i Vücut'u Panteizm olarak yorumlarsak doğrudur. Ancak Alevi teolojisinde Sn. Erdoğan Çınar'ın Kırklar Meclisini[16], yaratılışı[17], devriyeyi[18], kamil insan[19] kavramlarını açıklamaya çalıştığı bölümlerde ifade edilenlere göre Yaratılmışların bütünü Yaradan'ın kendisi, evrenin bütünü Tanrı değildir.

 

Dedebaba Doç.Dr. Bedri Noyan'da Vahdet-i Vücut'tun Panteizm'den (pantheisme'den) evren ve Tanrı olgusundan ötürü farklı olduğuna işaret ederek bunu şu şekilde izah etmektedir; "Vahdet-i vücût ta ise; Tanrı varlık ve kudretinin bir zerresi kadarının tecellisi ile bu evren var olmuştur. Bir an için bütünüyle evrenin mahvolduğunu yok olduğunu düşünürsek, birincisine - Panteizm'e (pantheisme'e)- göre, artık ne evren ne de bir Tanrı kalır. Vahdet-i vücûd'a göre ise, O'ndan bir zerre bile eksilmemiş gibi olur. Ve kudret-i külliye, yeniden bir "ol" buyruğu ile bir anda bu evreni yaratır." [20]

 

Yaratılmışların bütünü, Yaradan'ın kendisi, evrenin toplamını Tanrı olarak kabul etmeyi Vahdet-i Vücut olarak açıklamak yanlıştır. Bu şekilde izah edilen tanımlama Vahdet-i Mevcut'tan başka bir şey değildir. O halde Vahdet-i Vücut inanışı ve Ezoterik-Batıni doktrinler bu açılardan Panteizm değildir. Her ikisini Panenteizm (Pan-eteizm)  içerisinde aramak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

 

 

 


 

[1] Cihangir Gener, Ezoterik-Batıni Doktirinler Tarihi, Gece Yayınları, 3. Baskı, Ekim 1995, s. 9

[2] Cihangir Gener, Ezoterik-Batıni Doktirinler Tarihi, Gece Yayınları, 3. Baskı, Ekim 1995, s. 11

[3] Cihangir Gener, Ezoterik-Batıni Doktirinler Tarihi, Gece Yayınları, 3. Baskı, Ekim 1995, s. 11-12

[4] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 50

[5] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Kayıp Bin Yılı, Chiviyazıları Yayınevi, 2. Baskı 2006, s. 17

[8] Doç.Dr. Bedri Noyan, Bütün Yönleriyle Bektaşilik ve Alevilik, Ardıç Yayınları, 2001, II. cilt, s. 159

[9] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 81

[10] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 92

[11] Cihangir Gener, Ezoterik-Batıni Doktirinler Tarihi, Gece Yayınları, 3. Baskı, Ekim 1995, s. 11-12

[12] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 50

[13] Cihangir Gener, Ezoterik-Batıni Doktirinler Tarihi, Gece Yayınları, 3. Baskı, Ekim 1995, s. 11

[14] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 92

[15] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 50

[16] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 92

[17] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 74

[18] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 79

[19] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 81

[20] Doç.Dr. Bedri Noyan, Bütün Yönleriyle Bektaşilik ve Alevilik, Ardıç Yayınları, 2001, II. cilt, s. 159




Ali Polat

03.05.2008 12:46:56
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ali Polat Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 16.09.2008 14:23:05 - PSAKD'den Saçma Teşekkür
Devamını Oku 06.09.2008 02:47:35 - Doğrular ve Gerçekler
Devamını Oku 03.09.2008 16:08:16 - Elbirliği ile Yozlaştırılan Alevilik
Devamını Oku 14.08.2008 02:37:01 - İçimden Geldiği Gibi
Devamını Oku 11.07.2008 09:19:23 - Mürşitliği Başkanlar Yapınca
Devamını Oku 02.07.2008 11:02:19 - 15 Yıldır Sönmeyen Ateş
Devamını Oku 24.06.2008 14:06:16 - Örgütlerin Sunduğu Alevilik Tarihi
Devamını Oku 03.06.2008 16:55:08 - Üç Yılı Geride Bırakırken
Devamını Oku 27.05.2008 07:43:17 - Hatırlatan Sevgili
Devamını Oku 05.05.2008 11:27:58 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (III. Bölüm)
Devamını Oku 03.05.2008 12:46:56 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (II. Bölüm)
Devamını Oku 01.05.2008 14:45:31 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (I. Bölüm)
Devamını Oku 08.04.2008 14:58:35 - Aysun Kayacı ve Demokrasi
Devamını Oku 14.03.2008 12:17:10 - Umutsuzluğa Alışmak
Devamını Oku 15.02.2008 - Özgürlüğe Türban
Devamını Oku 30.01.2008 - İzzettin Doğan'ın Tarihsel Yanılgısı
Devamını Oku 24.01.2008 - Ulusoy Ailesinin Kimi Fertleri Ne Yapıyor!
Devamını Oku 21.01.2008 - PSAKD'ye Yakışmadı
Devamını Oku 10.01.2008 - Muharrem (Yas-ı Matem) Orucu ve İslamsız Alevilik
Devamını Oku 06.12.2007 - Alevi Açılımı mı Laiklik Açmazı mı?
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 11 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,91
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku




Ateşe Semah Durmak
 
AGM Yeni Sitesine Taşındı
AGM Yeni Sitesine Taşındı Kurulmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen yaptığı işlerle kendinden sık sık sözettiren Aydınlık Gençlik Meclisleri, görülen ihtiyaç üzerine kendi bağımsız sitesine taşındığını açıkladı....
Internette Abone Kapma Savaşı
Hrant'ız Yasak, Samast'ız Serbest
0,38 saniyede derlendi.
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat