Bizim Gazete
Şubat 2006'dan bu yana haberde kalite  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Grup Yorum'dan Yeni Albüm: Başeğmeden
Devamını Oku Ardahan'da DTP-MHP Gerginliği
Devamını Oku Doğum Sırasında Bebeğin Kafası Koptu
Devamını Oku "Bu İşyerinde Alevileri Çalıştırmayız"
Devamını Oku Serhan Şeşen'in Beyin Ölümü Gerçekleşti

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku İyi ki doğdun Kazım!
Devamını Oku Müjde Engin Nurşani Hayata Döndü
Devamını Oku Grup Yorum'dan Yeni Albüm: Başeğmeden
Devamını Oku Kayseri'de Skandal Olay
Devamını Oku Alevileri Yakmak ve Madımak Sendromu

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Rss/XML
RSS




Alevi Siteleri Listesi

   
 
Büyükelçinin Vaazı, Diyanetin Dedeleri

Ali Yıldırım

BÜYÜKELÇİNİN VAAZI ve DİYANETİN DEDELERİ

ALİ YILDIRIM

HER AĞACIN KURDU
Geçen hafta Diyanet İşleri Başkanlığı’na bir dilekçe yazdım. Diyanet’in 6 kişiyi nasıl hangi gerekçeyle, hangi ihtiyaca binayen, hangi sıfatla ve hangi talep üzerine “Diyanet Dedesi” olarak Almanya’ya gönderdiklerini sordum. Diyanet sorularımı hemen yanıtladı. Aşağıda resmi bir belge olarak sizlerle paylaşıyorum.

Diyanetin’in yanıtından anlaşılan şu ki, işin içinde Türkiye’nin Almanya büyükelçiliği var ve organizeyi yapan bizzat büyükelçi Berlin Büyükelçisi İrtemçelik! Ve zaten geçen pazar Berlin’de İzzettin Bey’in elemanlarınca yapılan toplantıda bu durum tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Toplantıya ve elçiye geleceğim. Ama önce misyoner Diyanet’in kollarına sığınan İzzettin Bey’in elamanlarına dair bir çift sözüm olacak.

Kuşkusuz ellerine verilen gri pasaportla Diyanet Dedesi unvanı alan 6 kişinin bu işte oynadıkları bir rol var. Ama bu kişilerin yaptıkları ettikleri her iş konusunda icazet aldıkları hocalarını yok mu sayacağız. O İzzettin bey ki Cem vakfında tek ve biricik otorite iken, elamanları ondan izinsiz su içmeye dahi gidemezken 6 Diyanet Dedesi bu işe kendiliklerinden soyunmuş olabilir mi. Tabi ki hayır… Elbette ki bu bir İzzettin Bey yapımı iştir. Ne güzel değil mi, bir yandan kitleler önünde taraftar toplamak için Diyanete hayır diyeceksin bir yandan da gizlice ilişkiler içinde bulunacaksın. İzzettin Bey için bu doğal olmuş bir siyaset tarzıdır. Diyanet’in yayınlayacağı Alevi kitapları konusunda kendisi işin başındaki asimile Osman Eğri’ye onay vermiş, Alevi toplumu yapılan işe tepki gösterince İzzettin Bey de çıkıp hemen muhalefete başlamıştır. Aynı şeyi Avrupa Birliğinden para almak konusunda da yapmıştır. Cem vakfı olarak Avrupa birliğinden yüzbinlerce avroluk proje almış, sonra dönüp rahatlıkla ab ile ilişkileri var diye başka çevreleri suçlayabilmiştir. Burada bir parantez açıp bu konuyu belgeleriyle yazacağımı söyleyip geçeyim.

Yani 6 kişinin eline bizzat İzzettin Bey’in icazetiyle Diyanet Dedesi gri pasaportu tutuşturulmuştur. Zaten bunun tersi de düşünülemezdi. Şimdiye değin Alevi toplumundan bir iki kandırılmış istisnayı bir yana bırakırsak Diyanet’in önünde eğilen bir insanımız çıkmamıştır. Hele hele kurumsal anlamda böyle bir ilişki Alevi tarihinde hiç mi hiç olmamıştır.

Diyanet için İzzettin Bey çevresi Aleviliğin zayıf halkasıdır.

Ancak Aleviliği o halkadan kırmayı düşünenlere ise fena halde yanıldıklarını göstermek gerekiyor.

VAİZ BÜYÜKELÇİ
Evet göstermek gerekiyor, Aleviliğe yakışan tablonun bu olmadığını, Berlin’de Alevilere vaaz veren büyükelçiye ve onu alkışlayan “canlara”! Nasıl? Alevi gibi durarak ve asimilasyonun her türlüsüne geçit vermeyerek.

Büyükelçi İrtemçelik’in Berlin toplantısında bir vaiz olarak söylediklerini alkışlayanlar kendi kardeşleri olan Alevilere hakarete ortak olduklarının, onlarla birlikte suçlanıp itelendiklerinin acaba farkında mıdırlar? Büyükelçi Alevilik üzerine vaaz verirken, Alevilerin iç tartışmaları üzerinden tüm bir Aleviliğe saldırdığını görmelerini engelleyen nedir? Devletin sıradan bir memurunu kendi değerlerinin önüne koyarlarken acaba hiç kendilerinin resmi olarak adam yerine konulup konulmadığını sorgulamışlar mıdır? Ve Alevilik adına kendilerine verilen dersi dinleyenler Türkiye Cumhuriyetinde bir tek Alevi büyükelçinin bulunmadığından haberdar mıdırlar!

Bu soruların cevabını bir kenara bırakalım, soruların kendisi bile bir toplum için acı ve trajiktir…

Evet büyükelçi resmen vaizlik yapmıştır. Kendisi varken ayrıca bir din ateşesine ihtiyaç yoktur.

Vaiz olarak Aleviliğin ne olduğunu ve ayrıca nasıl olması gerektiğini bir güzel açıklamış, anlatmıştır. Ve bolca alkış almıştır. Bu alkışları da hak etmiştir. Çünkü önünde eline bizzat kendisinin imzası ile gri pasaport verilen Diyanet dedeleri oturmaktadır. O Diyanet Dedelerinden feyz alan “canlar” oturmaktadır.

Diyanet, büyükelçilik ve cem vakfı el ele vererek Aleviliğin ruhuna fatiha okurlarken canların canlığından geriye bir hiçlik kalacaktır ancak.

Asimilasyoncuların atlarına binenler elbette efendilerinin hizmetkarı olacaklardır.

RED ET ! ASİMİLE ET!
Hükümet ve diyanet çevreleri ısrarla Alevi inancının özgün bir inanç olarak varlığını reddediyorlar.

Reddin etkisiz kaldığını düşündükleri yerde asimilasyon atını devreye sokuyorlar. Türkiye yetmedi yurtdışına kadar uzatıyorlar asimilasyoncu elerini.

İnanç özgürlüğünden söz edip Alevilerin şahsında her dem inanç özgürlüğüne ihanet ediyorlar. Politikaları yüzyıllardır hep aynı, yok say, red et, olmadı asimile et!

Politikayla, sistemle, yönetim erkiyle yapıyorlar.

Ve Alevi varlığına yönelik saldırılar karşısında onların her aracının karşısına biz de kendi varlık araçlarımızı koymadıkça, inkarcıların çizdiği bu yazgıya razı oldukça işlenen büyük suça ortak oluyoruz!

Dert bizde ise derman ellerimizdedir!

BELGE
T.C.

BAŞKANLIK

Diyanet İşeri Başkanlığı

Sayı  : B.02.1.DİB.0.76.03-090.10 - …/02/2007
Konu : Bilgi edinme

Sayın   Ali YILDIRIM                                                                                Kızılay/ANKARA

Diyanet İşeri Başkanlığı toplumu din konusunda aydınlatırken ve topluma din hizmeti sunarken vatandaşlık esasına ve kamu hizmeti ölçütlerine göre hareket edip birleştirici ve kuşatıcı olmaya azami gayreti sarf etmekte, bu bağamda yurtiçinde olduğu gibi yurtdışında yaşayan soydaşlarımızın dini konulardaki talep ve beklentilerini de imkanlar nispetinde karşılamaya çalışmaktadır.

Cem Vakfı Avrupa Koordinatörlüğü yetkilileri Berlin Büyükelçiliğimize başvurarak, 20 Ocak 2007 – 18 Şubat 2007 tarihleri arasına denk gelen Muharrem ayında, Muharrem ayı, Aşure, Kerbela olayları ve benzeri konular hakkında Almanya’da yaşayan Türk toplumunu bilgilendirmek üzere Türkiye’den Cem Vakfı yetkililerinin 12 Şubat 2007 tarihine kadar Almanya’ya gönderilmesi talebinde bulunmuşlardır. Dışişleri Bakanlığımızdan resmi bir yazı ile Diyanet İşeri Başkanlığına intikal eden bu talebe imkanlar ölçüsünde olumlu yanıt verilmeye çalışılmış ve Cem Vakfından 6 yetkilinin (Ali Rıza Uĵrlu, Sinan Boztepe, Davut Ali Savaş, Şükrü Kılıç, Yılmaz Doġn ve Veli Kızıldeli) belirtilen sürelerde Almanya’da bulunmaları temin edilmiştir.

Adı geçen görevliler, Berlin Din Hizmetleri Müşavirliğimizin desteğiyle Cem Vakfı Avrupa Koordinatörlüğnce düzenlenen bilgilendirme ve aydınlatma toplantılarına katılmışlardır.

Bu görevle ilgili olarak kendilerine hizmet pasaportu tanzim ettirilmiştir. Bu pasaportların süreleri, görev süreleri ile sınırlıdır ve Almanya için 3 aya kadar vize istenilmemektedir.

Bilgilerinizi rica ederim.

Kemal Hakkı KILIÇ
Başkan a.
Dış İlişkiler Dairesi Başkanı V.

19.02.2007 13:14:15
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ali Yıldırım Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 30.10.2008 10:18:53 - Alevilerin Büyük Yürüyüşü
Devamını Oku 07.10.2008 19:20:30 - Paradaki Yunus Emre
Devamını Oku 21.09.2008 00:11:47 - Her Ağacın Kurdu Kendi Özünden Olur
Devamını Oku 18.09.2008 13:19:28 - Alevi Köylerinde Misyoner İmamlar
Devamını Oku 14.08.2008 13:57:14 - AKP Kankası "Ulusalcı"
Devamını Oku 23.07.2008 18:23:27 - AKP'nin İdeolojik Aygıtları
Devamını Oku 01.07.2008 08:38:55 - Madımak Utanç Müzesi Olmalıdır
Devamını Oku 27.06.2008 12:01:14 - İzzettin Bey'e Amerika'dan Kötü Haber
Devamını Oku 13.06.2008 15:04:25 - AKP'nin Çöküşü ve Reha'nın Çamuru
Devamını Oku 03.06.2008 14:24:36 - Karakoçan Kaymakamı Alevilerin Kafası
Devamını Oku 27.05.2008 07:44:34 - AKP Sevici Şeref Mardin
Devamını Oku 20.05.2008 11:50:35 - Ben Hacı Değilim, Arap Gezmedim
Devamını Oku 15.05.2008 13:44:53 - Toki Camileri ve Laiklik
Devamını Oku 05.05.2008 16:07:38 - Şarkışla'ya Düşürmesin, Allah Sevdiği Kulunu
Devamını Oku 19.02.2007 13:14:15 - Büyükelçinin Vaazı, Diyanetin Dedeleri
Devamını Oku 10.02.2007 18:13:16 - Düğün Değil, Bayram Değil
Devamını Oku 02.02.2007 14:37:46 - Alevileri Yakmak ve Madımak Sendromu
Devamını Oku 13.12.2006 22:41:10 - Sarıklı Laiklik
Devamını Oku 08.12.2006 15:07:04 - Ali Yıldırım: İzzettin Bey'i Kim Konuşturuyor
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 30 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,03
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




Ateşe Semah Durmak
 
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, 'Bu, Türkiye'nin şöhretini etkileyen bir uygulama. Bakan Şahin de bu görüşte olduğunu söyledi' dedi...
3G’yi 3 operatör paylaştı !
Tarihin en büyük virüs saldırısı geliyor
0,47 saniyede derlendi.
Faceturkey
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat