| |
|
| |
|
Alevi Hareketi ve Hubyar Sorunu |
|
Başyazı |
 |
|
|
|
|
| |
Öncelikle sitemizin de "Hubyar'da Alevilik Kazansın" isimli faaliyetine konu olan Hubyar sorunu ile ilgili ayrıntılarla başlayalım yazımıza. Sorunun ve gündemin niteliğindeki değişim, bizim bu konudaki duruşumuz üzerinde de etkili oluyor muhakkak. Daha önce "yukarıdan" veya "dışarıdan" baktığımız bu konunun etkileri somutlaştıkça bizim duruşumuz da somut bir hale evrilmek zorunda.
Hubyar'da bir mülkiyet sorunu var. AABF (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu) yöneticisi olan Hıdır Temel'in ailesi Hubyar Dergahı'nın idare haklarının kendilerinde olduğunu savunuyor. ABF (Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu) yöneticisi Ali Kenanoğlu'nun önderlik ettiği bir grup ise buna karşı çıkıyor.
ABF'nin eski genel başkanı Selahattin Özel bu tartışmada Hıdır Temel'in yanında yer alıyordu. AABF başkanı Turgut Öker de öyle. Bize gelen bilgilere göre ABF bu konuyu kendi içinde tartışmış fakat bir sonuca ulaşamamıştı. Bunun üzerine "konuyla ilgili taraf olmama" kararı alındığı söyleniyordu. Bu karara rağmen başkan Selahattin Özel Hıdır Temel'i desteklemeye devam etti ve Temmuz ayında Hıdır Temel'in organize ettiği şenliklere katıldı. Bunun üzerine ABF içinde yaşanan tartışma Özel'in başkanlıktan alınması ile sonuçlandı. Buna karşılık ABF'nin yeni başkanı Atilla Erden'in de HBVTD başkanlığından "misilleme" amacıyla alındığı iddia ediliyor.
"Hubyar'da Alevilik Kazansın" diye yola çıktığımız günlerde sorunun "somuta" evrilmiş bir hali yoktu. Soyut şekilde yıllardır karşılıklı suçlamalar ve amacı belli bir takım yerlerde "spekülasyonlar" okumakla yetiniyorduk. Şimdi ise yukarıdaki "söylenceler" ortada durmakta. "Hubyar'da Alevilik Kazansın" derken dedik ki; bu sorun Alevi hareketinde bir kırılmaya yol açabilir. Çünkü ortada hakikaten kimsenin değinmek istemediği ama "içine sinmeyen" bir durum söz konusu. Nitekim bu "yönetim değişiklikleri" bir kırılmanın ilk işaretleri gibi duruyor.
Şimdi "olağanüstü genel kurul" vs gibi durumlardan bahsediliyor. Bunun adını koymak gerekiyor. Bir "hesaplaşma" yaşanıyor Alevi örgütleri içinde.
Peki ne olacak? Hiçbir şey olmasına gerek yok. Bir "hesaplaşma" ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın bu sorunu çözmeyecektir. Bir kere "olağanüstü genel kurullar" vs bu kırılmanın çözümüne giden yol değildir. Alınacak hiçbir sonuç kimseye birşey kazandırmaz. Eğer "yönetim değişiklikleri" ile bir yere varılabileceğini düşünen varsa yanılıyor.
Bu sorunun bir "güç hesaplaşması" ile çözülmesi Alevi toplumunun vicdanını yaralar. Alevi örgütlülüğünde bir "çürümenin" işaretçisidir. Ortada bir sorun var ve muhattapları belli. "Ben şunu muhattap almıyorum" deme lüksü kimsenin bulunmuyor. Arkasında bulundurduğu örgütsel güç ile birilerine "dayatma" yapma hakkı da kimsenin bulunmuyor. Bir sorun varsa muhattapları AABF ve ABF içindedir. AABF ve ABF bu sorunu kendi arasında çözmelidir. "Darbelerle" çözülecek bir sorun çözülmüş sayılmaz. Eğer Hubyar'daki kangreni "kesip atma" yoluna başvurmayı düşünenler var ise, kesip attıklarının Alevilerin "adaleti", dolayısıyla "geleceği" olduğunu onlara hatırlatmak isteriz.
Internet sitelerimiz "Alevi" adını taşıdığı için kendimizi Alevi toplumuna ve onun meşru örgütlülüğüne karşı sorumlu hissediyoruz. Aynı zamanda Alevi toplumunun bir parçası olduğumuz için kendimizi Alevi örgütlülüğünün de bir parçası sayıyoruz.
Gelinen noktada Alevi hareketine birkez daha hatırlatmak istiyoruz. "Hubyar'da sorun var." Ve bu sorunun "adil" bir şekilde çözümünden başka, elimizde bir alternatifi de bulunmuyor. Bulunmaması gerekiyor. Bu sorunun çözümü için hepimiz sesimizi biraz daha yükseltmeliyiz artık. "Susarak", "üstünü örterek" gidebileceğimiz tek yer; içine düşüp yok olmamak için çırpındığımız bataklıktır. Yıllardır Alevilere uygulanan adaletsizliklerin, yok saymaların bir parçası olup bataklıkta bizi bekleyen yere bir adım daha yaklaşmayalım. Geçenlerde TRT'ye "Sesimize Kulak Ver" demek zorunda kalmıştık. Peki biz kendi içimizde birbirimizin sesine ne kadar kulak veriyoruz?
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
|
|
Haberi Değerlendirin
Bu haber için oy kullanan 87 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,90
|
| |
| AP’den YouTube Yasağına Eleştiri |
Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, 'Bu, Türkiye'nin şöhretini etkileyen bir uygulama. Bakan Şahin de bu görüşte olduğunu söyledi' dedi...
|
|
|
|
|
|
|
|
|