|
Daha önce de Alevilik üzerindeki yazıları ve politikalarını eleştirmiş Aleviyol internet sitesi Aleviler hakkında olumsuzluk yaratabilecek yazılarına devam etmekte. Yeni bölünme ve gereksiz gerilimlerin yaratıcısı olma yolundaki faaliyetlerine hız kesmeden devam ettikleri görülüyor.
|
Sultanbeyli Cemevi sürecinde Aleviyol’da “2. Gazi Olayları yaşanabilir” gibi garip bazı iddiaların yeraldığı yazıların nasıl yayınlandığını, cemevi açılışı yapılınca bu yazıların nasıl silindiğini, cemevine destek vermesi gerekenlerin sırf bir mahallede cemevi açtı diye bir derneğe karşı nasıl “karalama” kampanyaları başlatabildiğini daha önce yazmıştık (http://www.turkulerinsesi.com/index.php/content/view/129/52/). Cevap geldi mi? Elbette ki hayır. Neyin cevabı gelecek? Bu yazıların tamamı muhatabı olan Aleviyol sitesine gönderildi. Aleviyol ne yaptı? Bir zavallı güruhu kullanarak “ayak oyunları” atraksiyonuna geçti (http://www.turkulerinsesi.com/index.php/content/view/164/44/). Peki şimdi ne yapıyor Aleviyol? Aleviyol, kendisinin “Aleviliğe zarar vermek için” kurulmuş bir site olduğu yönündeki ciddi iddiaları doğrulayabilmek için ter döküyor adeta. Sultanbeyli Cemevi ile başlayan yalpalama ve sağa-sola suçlama yönelterek durumu kotarma anlayışı hız kesmişe benzemiyor.
Aleviyol, Aleviler için yeni fedakarlıklar yapmaktan çekinmemiş. Son harikası ise “Aleviler ve PKK” ilişkisini irdeleyen bir yazı: Bir süreden beri Aleviler üzerine değişik tartışmalar yürütülüyor. Tartışmalar Aleviliğin İslam içi-İslam dışı olduğu konusunda yoğunlaşır, "devlet"le ilgili gelişmeler mercek altına alınırken, söz konusu tartışmaları açan ve yürüten çevrelerde yasa dışı terör örgütlerine yönelik büyük bir suskunluk sürüyor. Bundan da öte zaman zaman "gerilla" söylemlerine yer verildiği görülüyor. O nedenle ihmal edilen veya "görmezlikten gelinen" hususa yönelik temel belgeleri yayınlama kararı aldık. Konuyla ilgili dikkat çekmek istediğimiz şey aşağıda Edib Harabi'nin şu nefesidir: Daha Allah ile cihan yok iken Biz anı var edip ilan eyledik Hakk'a hiçbir layık mekân yok iken Hanemize aldık mihman eyledik Bu nefes, Aleviliğin İslam dışı olduğunu ileri sürenlerin dillerinde pelesenk olurken, PKK'nın Alevi stratejisinde de başat rol oynamaktadır. Daha önce de söylemiştik. Bu ağız kimin ağzına benziyor, tanıdınız mı? Bak lafa bak: “söz konusu tartışmaları açan ve yürüten çevrelerde yasa dışı terör örgütlerine yönelik büyük bir suskunluk sürüyor” Ne yapacak Aleviler yasadışı örgütlere karşı? Ne yapmasını istiyorsunuz? İşi gücü bırakıp Abdullah Çatlı’nın çetelerine katılıp teröre karşı mücadele mi etmeli? Veyahut bildiri dağıtan öğrencilere veya tutuklu yakınlarına “Hani Türk bayrağı” deyip 1000 kişiyle saldırıya mı geçmeli? Yahut eliyle kurt işareti yapıp “Ya sev, ya terk et” naraları mı atmalı Aleviler? Alevileri çekmek istediğiniz yer neresi? Yanına yedeklemek istediğiniz güçler kimler? Biz de değinelim şu PKK meselesine. Bir kere süreç olarak tam Alevi karşıtı grupların propagandasına uygun bir zamanda servis edilmiş bu provokatif yazı. Yazının içeriğini yukarıda verdik. Yazıda o dikkat çekilen “büyük tehlikenin” etkisini arttırmak için kullanılan resimler de kendilerine “Kürdistan Alevi Federasyonu” ismini veren bir grubun çıkardığı takvim, poster vs. Takvime Apo resmi falan koyuyor bu ismi geçen grup. Aleviyol ise durumdan vazife çıkarıyor tabi. Cemevlerine karşı yıllardır yürütülen kampanyanın aktörleri gibi bu Kürt milliyetçisi grubun çıkardığı takvimlere vs “mal bulmuş magribi” gibi atlanıyor hemen. Bir kere yazının ortaya çıkış süreci, biçimi, içeriği, ele aldığı konu vs açısından Aleviler ile PKK’yı endekslemek isteyen; bu şekilde hem Alevilerde bir bölünme süreci yaratıp, hem de Alevi hareketine karşı bir baskı unsuru oluşturabilmek isteyen çevrelerin istekleri doğrultusunda şekillendiği açık. Yıllardır büyük gazetelerde görürsünüz şu manşetleri: “PKK militanlarının cenazesi cemevlerinden kaldırılıyor” İşte Aleviyol bu provokasyon sürecini tamamlamak istiyor. “Kaç tane PKK militanının cenazesi cemevinden, kaç tanesininki camiden kaldırılıyor” diye sorardık biz yıllardır bu manşetleri atanlara. Öyle gözüküyor ki bu sorunun yeni muhatabı, heyecanla sarıldığı role bakınca Aleviyol artık. Eğer amacın PKK’nın Aleviler üzerine oynadığı oyunların teşhiri olduğunu düşünseydik biz de Aleviyol’a destek verirdik. Ama hesap başka. Çıkar başka. Bu çıkarlar öylesine temel gündem yapılmış ki; bir avuç PKK sempatizanının çıkardığı takvimlerin, Apo resimli posterlerin reklamını yapmaktan çekinmeden güya “PKK’nın Aleviler üzerindeki oyunlarına” karşı konuluyor. Şunları soralım Aleviyol’a o zaman. O söz ettiğiniz federasyon kaç yıldır var sayın Aleviyol? Sayıları kaç? Etkileri neler? Kim ciddiye alıyor bunları? Alevilerin PKK’ya olan sempati potansiyeli nedir Aleviyolcular? Kaç tane Alevi PKK’ya olumlu bakıyor? Böylesine büyük bir tehlikeyi gündeme taşıdığınıza göre bildikleriniz, duyduklarınız olmalı. Bu sorular ortada durmakta hala. Ama tartışmayı bu soruların içine çekip Aleviyol’un bu tavrını “tipik bir provokasyon” olarak betimleme; süreci doğru kavrayamama, Aleviyol’un hedefi konusunda doğru öngörüleri yapamama eksikliklerini de beraberinde getirir. Bir kere “Aleviler ile PKK” arasında bir ilişki kurma stratejisi toplumda Alevilere karşı bir anti-pati yaratmak isteyen Alevilik-dışı unsurların bir aracı olarak yıllardır kullanılmakta. Ama Alevileri biraz olsun tanıyan bir kimse, büyük çoğunluğu Türk etnik kökeninden olan ayrıca son derece ilerici ve kültürlü bir toplum olan Alevilerin PKK için ne derece bir potansiyel olabileceğini, ne kadar PKK ile ilişkisi olabileceğini zaten bilir. Ve Aleviler arasında ne “PKK eksenli Kürtçü” ne de “anti-PKK eksenli faşist” politikanın bir etki yaratabileceği ihtimalini de ciddiye almaz. Yazının içeriğine bakınca zaten Aleviyol’un “PKK'nın Alevi stratejisi-1” başlıklı yazının sonuna neden “1” koyduğunu ve buradan ne gibi “çıkar hesapları” yapmaya çalıştığını kestirebilir. Evet. Aleviyol’un yeni oyunu (artık başka isim ben bulamadım, siz bulun) yazının sonundan anlaşılmakta: “Bu nefes, Aleviliğin İslam dışı olduğunu ileri sürenlerin dillerinde pelesenk olurken, PKK'nın Alevi stratejisinde de başat rol oynamaktadır.” Ne gevelemeye çalıştığını zaten belirtiyor Aleviyolcular. Aleviler arasında yeni bir kamplaşma faaliyetinin, yeni bir düşmanlık dalgasının önümüzdeki günlerde piyasaya sürülmesi işten bile değil artık. Bakalım “Aleviyol’un Alevi stratejisi”nin 1. perdesinde kimler PKK’lı ilan edilecek, kimlere ne tür saldırılar düzenlenecek? Yazıya malzemelik yapan resimlerin tamamının, kendilerine “Kürdistan Alevi Federasyonu” diyen bir grubun ürünü olmasına rağmen; yazının içeriğinden hedefin aslında pek de onlar olmadığı gözüküyor. Korkarım ki Aleviyol’un yarın “PKK’lı” demeye cüret edeceği kişiler ve kurumlar AABF, ABF, PSAKD başta olmak üzere birçok Alevi kurumudur. Hatta ve hatta Aleviyol’un ben kendisi ve Cem Vakfı dışında kalan bütün Alevileri “PKK’lı” ilan etme atraksiyonuna kadar gidebileceğini düşünüyorum. Peki ne kazanacak Aleviyol? Söyleyeyim. Hiçbir şey. Hepimiz biliyoruz ki; Alevilerin Trabzon’da TAYAD’lılar için “bayrak yaktılar” dedikodusuyla saldırganlaşan güruhla aralarında önemli farklar bulunmakta. Aleviyol’un farkı yok gibi gözüküyor uzun zamandır ama Alevilerin farkı olduğunu büyük ihtimalle kendileri de bilmektedir. Aleviyol her zamanki gibi bu ayak oyununu da kendi “küçük hesapları” için yapıyor muhtemelen. Bu kadar ciddiyetsizleşmesinin, bu kadar uçmasının (neymiş, PKK’lılar ile Alevilik İslam dışı diyenler aynı nefesi kullanmışlar) sebebinin de son günlerde (özellikle Sultanbeyli) iyice teşhir olmaları ve iyice ciddiye alınma oranlarının düşmesi olduğunu düşünüyorum. Fakat Aleviyol’un Aleviler üzerindeki yeni stratejisinden kazançlı çıkanlar da olacaktır muhtemelen. Aleviler arasında önemli bir temsil gücü bulunan kurumların PKK gibi bir örgütün taraftarı olmakla suçlanmalarının ve bunun kendisine “Alevi” diyen bir grubun propagandasıyla yapılmasının Alevi karşıtı güç odaklarının ellerini güçlendireceğine de hiç şüphe yok. Sonuç olarak tekrar Aleviyol’a iyi niyetli bir şekilde “kendini toparlama” çağrısı yapıyor ve içine girdikleri bu oyunun hem PKK’nın Alevi stratejisini güçlendirecek, hem de anti-PKK propogandası üzerinden yaşayarak Alevilere olan düşmanlığı tescilli olan faşistlerin ekmeğine yağa sürecek bir oyun olduğunu söylüyorum. Artık Aleviyol, ya Alevi toplumundan özür dilemeli, kendisine çeki düzen vermelidir; ya da Alevi toplumuna karşı girdiği bu “ciddiyetsiz” çıkar savaşları yüzünden “dışlanma” tehlikesiyle karşı karşıyadır. Alevilik, Aleviyol’un küçük çıkar hesapları uğruna iğdiş edebileceği; PKK ile ilişkilendirecek kadar küçük düşürebileceği bir olgu değildir. Aleviyol’un girdiği bu “kafaları bulandırma” ve “bulanıklıktan kar elde etme” oyunu kendisine bir yarar sağlamayacağı gibi, Aleviliğe de zarar verecek bir oyundur. Ve Aleviyol’un çıkarlarının böyle bir bedeli olamaz. Türkülerin Sesi internet sitesi adına Ceyhun NOT: Bu yazı, Türkülerin Sesi internet sitesinin 9 Mayıs 2006 tarihli yazısıdır. Alevi Web Platformu internet siteleri olan Aleviweb, Türkülerin Sesi, Alevi Ansiklopedisi, Alevi Siteleri Birliği veya Alevi Web Platformu'na bağlı diğer internet yayınlarında yayınlanabilir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|