| Başyazı: 29. Yılında Maraş ve Öğret(e)medikleri |
|
|
|
Alevilerin arasında çok ilginç şeyler olmaya, Alevilerin arasına çok ilginç insanlar "karışmaya" başladı. Disiplinli ve ısrarlı bir şekilde Alevilerin arasına girmeye çalışan "Alevi olmayan ama Alevi seviciler" yanlarına birkaç destekçi bulmakta da gecikmedi. Maraş Katliamı'nın fotoğraflarının karşısında, o fotoğraflardaki küçücük ölü bedenlerin üzerine basa basa ve gözümüzün içine baka baka birileri birşeyler karıştırıyor bugünlerde.
|
Önce birileri çıkıyor Alevilerin bulunduğu ortamlarda "Solcuysanız CHP'ye, sağcıysanız MHP'ye verin oyunuzu" diyor. Ondan sonra Alevi derneği olduğunu iddia eden bir dernek; tam seçimler öncesi MHP bildirisi gibi bir bildiri yayınlayıp "Türküm demek suç oldu. Milliyetçiyim demek suç oldu." deyip adeta "Ya sev ya terket" demeye getiriyor.
Yıllarca bu ülkede Denizlerin taşıdığı vatanseverlik bayrağını, bugünlerde birileri "milliyetçilik" haline getirmeye çalışıyor. Oysa aralarında Deniz Gezmişlerin de bulunduğu vatanseverler; Kanlı Pazar günü Taksim'de "6. Filo Defol" diye bağırırken; karşılarında "Komünizmle mücadele" adı altında örgütlenen milliyetçileri buluyorlar ve 2 arkadaşlarını bu saldırganlara kurban veriyorlardı.
Israrla vatanseverlikle, "vatanseviciliği" bilinçli şekilde karıştırmaya çalışanlar türedi şu sıralar. İlk hedefleri de Aleviler oldu. Aleviler bu sıralar korkunç bir saldırı altında zaten. Başyazı: Tepişen Filler ve Çimenler yazısında değinmiştik. "Alevilik aslında İslam'ın özüdür" veya "Alevilik Hazreti Ali sevgisidir. Aslında hepimiz Aleviyiz" diyerek Alevilere hoş görünmeye çalışan İslamcılar'a, Sivas'ı sorabilirsiniz örneğin. Ne diyecektir size? Hemen kaçamak bir cevap verip konuyu Başbağlar'a dayayabilir.
"Alevilik aslında öz Türklüktür." deyip "milliyetçi" ve "aşırı sağcı" Aleviler yetiştirmeye çalışanlar da var bugünlerde. Her fırsatta MHP'yi "şirin" göstermeye çalışanlar mevcut. Alevi olmayıp Alevi "seven" ama "kurtuna laf söyleyince" kontrolden çıkıp ağzındaki baklayı çıkartan kişiyi hatırlarsınız. Veya Alevilerin oy vereceği partiler arasında MHP'yi sayan "Alevi" kuruluşu başkanını da hatırlamak gerek. Ne diyor bu kuruluşun başkanı? "Geçmişi unutalım." Neden? Geleceğin bize tekrar hatırlatması için mi?
Geçmiş unutulmaz. Geçmiş sadece yeniden değerlendirilir. Geçmişte yaşadığın acı olaylar varsa muhattabınla bunu tartışırsın. Herkes hatasını kabul eder. Nerede hata yaptığını bilir. Bir daha gerçekleşmemesi için hatalarından ders çıkardığını beyan eder. Kim, hangi Alevi katliamı için hatasını kabul etmiştir? Maraş'ta kaybedilen yüzlerce can üzerine sünger çekip "unutulacak" kadar değersiz midir ki; durup dururken geçmişi unutalım. Kim gelip bize "Ya Maraş'taki hatamın farkındayım. İleride böyle birşeyler olmaz. Hadi barışalım." dedi de; hem katledilen biz, hem birilerine yanaşmaya çalışan biz olacağız yine?
Dün Alevileri durup dururken "düşman" haline getirip "kızıl komünistler" diye siyasetle hiçbir ilgisi olmayan Alevilerin evlerine bile saldıranlar, bugün şartlar değişince Alevilere yanaşmaya çalışıyor diye, "A ne güzel. O da beni seviyormuş." diye kolunun altına girecek kadar omurgasız bir toplum muyuz ki biz, durup dururken geçmişi unutalım? Geçmişi unutursak, yarın şartların değişince yeniden yaşamayacağımız ne malum?
Geçmiş böyle unutulmaz. Bizler kimseye karşı kin gütmüyoruz. İntikam peşinde olan bir toplum değiliz. Hiçbir acının bedelini de ilgisiz insanlardan soracak kadar başıboş bir toplum değiliz. Ama kin gütmemek; başına gelen herşeyi unutan, ders çıkarmayan bir toplum olmayı da gerektirmez. Barışçılığımız, hoşgörümüz; kimseye kin gütmememizden gelir. Ki Alevilerin Maraş'ın intikamını alalım gibi bir davası da yok zaten. Ama intikam peşinde koşan saldırgan bir toplum olmamak; olan biteni unutup "Bugünlerde havalar güzel. Olanları unutalım. Yarın şartlar değişirse sen beni biraz daha döversin." diye ortalıklarda başı boş gezinmek değildir.
Bugün Alevi toplumunun karşısında hızlı bir şekilde "İslamcılaştırılmak" tehdidi durduğu kadar; hızlı bir biçimde "milliyetçileştirilip sağcılaştırılmak" tehdidi de var. Bu Türk milliyetçiliği olabilir, Kürt milliyetçiliği de olabilir. Maraş'la bunlardan birinin ilgisinin olmaması; onu masum yapmaz.
Alevilerin arasında "İslamcılaştırılmak" gereğince yankı bulabiliyor. Ama şu milliyetçileştirme ve ırkçılaştırma politikası aynı biçimde değerlendirilmiyor. Ki bazı kuruluşlarımız bizzat buna bilinçsiz bir şekilde destek de olabiliyor. Nitekim geçtiğimiz günlerde bazı Alevi kuruluşlarının sitelerinde "Turancı" kişilerin açıklamalarını da okuduk. Turancılık, ülkücülük, bozkurtçuluk, Türkçülük, ırkçılık vb kavramları Aleviler iyi tanımakta evet. Maraş'tan tanımakta. Çorum'dan tanımakta.
Eğer 10 yıl sonra Alevilerin Türkçüler-Kürtçüler ve İslamcılar arasında pay edilmesini istemiyorsak; buna karşı daha dikkatli olmalıyız. Oturduğumuz yerden "Bize birşey olmaz." diyerek Alevilerin nasıl paramparça edilmeye çalışıldığını, nasıl Türkler-Kürtler olarak ikiye ayrıldığını; nasıl İslamlar-İslam dışılar olarak iğdiş edildiğini izleyerek tarihe karşı sorumluluğumuzu yerine getiremeyiz. Ve 10 yıl sonra "Bakın biz Alevionline'da yazmıştık." demek de bizim kişisel egomuzu tatminden başka bir işe yaramaz. Zaten bugünkü sorunlarımızın sorumlusu bu kişisel egolarımızdır. Alevi toplumu üçe, dörde ayrılırken hepimiz kendi bireysel veya siyasi çıkarlarımızın davasındayız. En önemli sorunumuz Alevi toplumunun "birliği" olduğu halde.
Bir yılı aşkın zamandır yazıyoruz aynı konuyu. Israrcıyız. En temel sorunumuz birlik. Alevi toplumunun önünde iki tehlike var. Birincisi İslam içi ve dışı olanlar olarak parçalanmak. İkincisi Kürt ve Türk olanlar olarak parçalanmak. Bu projeler ciddi biçimde ve disiplinli bir şekilde çeşitli siyasi çevreler tarafından uzun süredir uygulanıyor. Aramıza giren bu İslamcı, Türkçü ve Kürtçü grupların etkisinde iyi niyetli arkadaşlarımız da olabilir. Pata küte sağla solla didişelim demiyoruz. Ama tartışmalıyız ve görmeliyiz. İzlememeliyiz.
Birlik sorunumuz, "varoluş" sorunumuzdur. Bugünlerde köy yaşamından, şehir yaşamına geçişimizle; kültürümüz, aidiyetlerimiz ve alışkanlıklarımız konusunda bir değişim yaşıyoruz. Bu koşullarda Alevi toplumunun birliğini koruyamaması, yarın "yokoluşu" anlamına gelecek.
Maraş Katliamı'nın 29. yılında birileri Maraş hiç yaşanmamış gibi davranmak istiyor. Hayır! Malesef halen Alevi toplumunun bir belleği var. Karıştırılsa dahi, araştıracak, anlayacak ve anlatacak gençleri var Alevi toplumunun. Maraş tüm tazeliği, tüm sıcaklığıyla ve tüm çığlığıyla bizi uyarmaya devam ediyor.
Alevionline, Maraş Katliamı'nın birileri tarafından "unutturulmaya" çalışıldığı şüphesine kapıldı. Paranoya mıdır bilinmez, biz bu yıl Maraş Katliamı'nın yıldönümü anmalarına daha 1 ay kala başlamaya karar verdik.
Maraş Katliamı 32. Gün Belgeseli: http://www.alevionline.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1675&Itemid=74
Maraş Katliamı'nın Detaylı Dosyası: http://www.aleviweb.com/forum/showthread.php?t=277

Ektikleri her acı Yaptıkları her kıyım Senin gözlerin kurumasın diyedir Gözlerin kurumasın diye İğdişliyorlar bilincimizi Analar evlatlarının cansız bedeniyle Yeniden buluşsun diyedir Tüm riyaları, tüm oyunları
Gözlerin kurusun diye unutmuyoruz Kinden değil Öğrenmektir anılarımız Sinsice koynumuza sokulan yılanın Kaç çığlık sonlanacak midesinde Daha kaç çığlık, kaç canın
Unutmasın diyedir Bağrımızı karaya boyaşımız bugün Unutmasın çocuklarımız Koynuna sokulan yılanı Ve biz kucaklamayalım Cansız bedenleriyle onları
Şimdi senin siyahla beyazdan ibaret yüzün Benim geleceğimdir Yeni analar Ölü çocuklara sarılmasın diyedir Her yasını tutuşumuz O kara günün Ve yeniden dokunmasın diyedir analara Soğuk elleri bir ölünün
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
|
|
Haberi Değerlendirin
Bu haber için oy kullanan 25 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,84
|
| |
| Bu da Oldu: Türkiye'ye İnternet Yasak |
Vatan Gazetesi'nin internet sitesine giriş mahkeme kararıyla erişim engellendi. Vatan gazetesinde şu an büyük bir şok yaşanmış durumda. Sabah saatlerinden itibaren siteye erişim tüm Türkiye'de imkansız hale geldi....
|
|
|
|
|
|
|
|
|