| |
|
| |
|
Başyazı: Alevi Örgütleri Nerede? |
|
Başyazı |
 |
|
|
|
|
|
Bundan 2 hafta önce Madımak Davası Unutuldu mu? linkinde bir haber yayınlamıştık. Mayıs ayında yakalanan bir Madımak sanığının İstanbul Belediyesi'ne bağlı bir şirkette memur olarak çalıştığı ortaya çıkmıştı. Mayıs'tan Ağustos'a kadar hiçbir Alevi örgütünden ses çıkmadı. Buna karşın şehit yakını Hüseyin Karababa'nın tek başına bu konuyla ilgili mücadele verdiği haberi ulaştı elimize. Biz de sorduk: "Madımak davası unutuldu mu?"
Birkaç gün önce, Hüseyin Karababa'nın da çabalarıyla, PSAKD Mamak Şubesi, Kadir Topbaş'ın görevinden alınması istemiyle bir imza kampanyası başlattı. Doğaldır, soruyu soranlar olarak, bu haberi hemen girdik ve manşetimize taşıdık. Ardından bu imza kampanyası birçok Alevi sitesinde yayınlandı. Gene PSAKD Mamak Şubesi'nin bu kampanyası Özgür Radyo, Cem Radyo, Sendika.org gibi birçok iletişim aracında yer buldu.
Şimdi sürecin şöyle bir kronolojisini çıkaralım:
+ 4 Mayıs 2007 günü basında Sivas Katliamı Davası'ndan aranan İhsan Çakmak isimli şahısın yakalndığı haberi yeraldı. Haberde Çakmak'ın İBB'ye bağlı Ulaşım AŞ'de memur olarak görev yaparken yakalandığı da belirtildi.
+ 15 Mayıs günü İstanbul Belediye Meclisi'nde 2 üye, Kadir Topbaş'a konu hakkında soru önergesi verdi.
+ 6 Ağustos tarihinde Sivas Şehitleri'nden Gülsün Karababa'nın ağabeyi Hüseyin Karababa, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na İBB yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu.
+ 13 Ağustos günü Alevionline'da "Madımak Davası Unutuldu mu?" haberi yayınlandı.
+ 25 Ağustos günü PSAKD Mamak Şubesi, Kadir Topbaş'ın görevden alınması için imza kampanyası başlattığını açıkladı.
+ 27 Ağustos günü, sanal ortamda kampanyayla ilgili imza föyleri ve dilekçe örnekleri yayınlandı. Bu girişimi Alevionline da destekledi.
+ 29 Ağustos günü PSAKD Mamak İmza Kampanyası ulusal radyoların ve internet sitelerinin gündemine taşındı.
+ 29 Ağustos günü ulusal basının dahi gündemine gelen imza kampanyası olayı Alevi örgütlerinin gündeminde yok.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği internet sitelerinde konuya değinilmesinden ve Hubyar.org sitesinde yayınlanan bir haber dışında, bırakın Alevi örgütlerinin Sivas şehit yakını Hüseyin Karababa'ya destek vermesini; internet sitelerinde konu haber değeri dahi bulmadı. Bir basın açıklaması dahi yayınlanmadı durumla ilgili olarak. Özellikle 2. Başkanı'na bağlı bir derneğin, seçimlerden önce "Türküm demek suç oldu. Milliyetçiyim demek suç oldu." şeklinde, ülkedeki milliyetçilerin sorunlarına dahi "duyarlı" olduğu AABF, internet sitesinde haber olarak dahi değinmedi bu konuya. Şimdi sormak gerekiyor. Sayın Federasyon yöneticileri. 2. Başkanlığınızı yürüten kişinin başında bulunduğu dernek, ülkemizde milliyetçilerin "Milliyetçiyim" demesinin suç olmasına dahi içerlerken, Sivas Katliamı'nın sanığının bir belediyede memur olarak çalıştırılmasına siz içerlemiyor musunuz? Bir şehit yakını tek başına mücadele verirken bu sizi ilgilendirmiyor mu? Hubyar sorununda desteklediğiniz, şenliklerine katıldığınız dernek "Türküm demek suç oldu. Milliyetçiyim demek suç oldu." şeklinde açıklamalar yapacak kadar "duyarlı" iken, neden Madımak Katliamı konusunda aynı duyarlılık gösterilmiyor?
Biz AABF'nin de, yöneticilerinin de bu konuda duyarlı olduğunu bilmekteyiz. Böyle bir iddiamız yok. Yıllarca "Madımak müze olsun." diye kampanyalar düzenleyen, aydınlardan imza toplayan bir kuruluşun bu duyarlılığı atlamayacağını biliyoruz. Alevilerin "Aleviyim" demesine büyük katkıları olan AABF'nin ve yöneticilerinin en az bizler kadar bu konuyu önemsediklerini de düşünüyoruz. Avrupa'daki federasyonların ve Türkiye'de ortak hareket ettiği kurumların bu konuya karşı sessizliğinin, konuyla ilgili değil de, "gündeme getirenlerle" ilgili olduğunu sanıyoruz.
Sessizliğin birinci nedeni, bu imza kampanyasının ABF içinde sorun yaşanan PSAKD'nin bir şubesi tarafından başlatılması olabilir. İkinci nedeni ise, konuyu şu meşhur "Türkçü bildiri" hadisesini ortaya çıkaran Alevionline'ın gündeme taşıması olabilir.
Birinci nedenle ilgili olarak, sorun ortaktır. Örgütsel sorunlar, örgütleri ilgilendirir. Lakin bu sorun tüm Alevileri ilgilendiriyor. Sivas şehitlerinin yakınlarını ilgilendiriyor. Şehit yakınlarına sahip çıkmak, onları üzen gelişmelerde onların yanında olmak bizim toplum olarak görevimizdir. Bunun en çok bilincinde olması gerekenler de Alevi kuruluşlarıdır.
İkinci nedenle ilgili olarak; Alevionline, bir haber sitesidir. Eline ulaşan haberi değerlendirir, uygunsa yayınlar. Yalan ve/veya yanlış bir bilgi varsa, gönderirirsiniz açıklama onu da yayınlar. Ama hepimiz biliyoruz ki, herhangi bir yalan/yanlış yoktur. Gerçekten de AABF'nin 2. Başkanı'na bağlı bir dernek "Türküm demek suç oldu. Milliyetçiyim demek suç oldu." biçiminde milliyetçi/sağ içerikli bir bildiri yayınlamış, AABF'de buna suskun kalmıştır. Ortadaki çarpıklığın nedeni, Alevionline değildir. Çözümü de Alevionline'ın gündeme getirdiği haberlere ilgisiz kalmak değildir. Buna ilgisiz kalmanız Alevionline'a hiçbir şey kaybettirmez. İlgili olmanız da hiçbir şey kazandırmaz. Zaten haberlerin direkt olarak bizimle ilgisi yok, kampanyanın da öyle. Bu Alevionline'ın yaptığı birşey değil ki, bizimle direkt bir ilgisi olsun.
Sonuç olarak; ortada bir mücadele var. Biz biliyoruz ki, Hüseyin Karababa, uzun zamandır bu konuda tek başına mücadele ediyor. Onu yalnız bırakmamak tüm Alevi toplumunun görevidir. Konuyu gündeme taşıyarak biz görevimizi yaptık. Şimdi sıra Alevi örgütlerinde. Biz bu konuda yarın AABF'nin, ABF'nin ve PSAKD Genel Merkezi'nin ayrı ayrı veya birlikte yapacakları, en azından bir basın bildirisini beklemekteyiz. Bunun yapılacağına da inanıyoruz. Bu, Alevi örgütlerinin Sivas Şehitleri'ne karşı bir görevidir. Şehit yakınlarına karşı bir görevidir. Alevi toplumuna karşı bir görevidir. Yarın Alevionline'da Turgut Öker'in, Turan Eser'in ve Kazım Genç'in konuyla ilgili basın açıklamalarını okuyacağımıza yürekten inanıyoruz. Şehit yakınlarının yalnız olmadığını, Madımak Katliamı Davası'nın unutulmadığını biliyoruz.
Alevionline
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
|
|
Haberi Değerlendirin
Bu haber için oy kullanan 35 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,51
|
| |
| AP’den YouTube Yasağına Eleştiri |
Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, 'Bu, Türkiye'nin şöhretini etkileyen bir uygulama. Bakan Şahin de bu görüşte olduğunu söyledi' dedi...
|
|
|
|
|
|
|
|
|