Alevilerin İlk ve Tek Günlük Gazetesi  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Didim'de Alevi Camiası Buluştu
Devamını Oku MSN kullananlar dikkat!
Devamını Oku Taraf'ın sahibi: Büyükanıt'ta utanma yok
Devamını Oku ÇGD'den Hayat Tv Açıklaması
Devamını Oku Türk solu Ergenekon'a nasıl bakıyor?

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku İzzettin Bey'e Amerika'dan Kötü Haber
Devamını Oku A.R.O.G Aralık'ta Vizyonda
Devamını Oku Türkiye'de Rejimin Değişeceği Tarih
Devamını Oku Fethullah Gülen İzmir'de!
Devamını Oku İşte Abdüllatif Şener'in Ekibi

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.




RSS / XML
RSS 0.91

Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Başyazı> Başyazı: Tepişen Filler ve Çimenler
 Başyazı: Tepişen Filler ve Çimenler
Başyazı PKK'nın askerlere ve sivil halka yönelik düzenlediği saldırılar ardından ülke, hızlı biçimde, oynanan tiyatronun yeni bir perdesine doğru sürüklenmekte. Üstelik bu kez ciddi biçimde "kökten" değişiklikler görünüyor önümüzde. Atılan her adımın "intihar" anlamına gelebileceği bir süreci yaşamaktayız. Bizler ise kendi gündemimizde boğulmakta ısrar ediyoruz. Alevi toplumunun acil çözümlere, stratejiye, örgütlülüğe ve en önemlisi "birliğe" ihtiyacı bulunmakta.



Ülkenin yeni şekillenişi nerede planlanmaktadır peki? Bu sorunun cevabı çok zor değil. Dünyanın son 100 yılının ve önümüzdeki birkaç yüzyılının planlandığı merkezde. Ve bu merkez, şu sıralar kendisini Ortadoğu haritasını değiştirmeye adamış. Bu planın uğruna "çokca" kan dökmekten de çekinmeyeceğini, geçmiş tecrübelerden bilmek gerekiyor.

ÜLKENİN MEVCUT DURUMU
Türkiye içindeki siyasal yapı, yaklaşık bir 10 yıldır aynı temelden şekillendiriliyor. Üç siyasal anlayış çimlerin üzerinde sürekli birbirleri ile tepişmekte. 12 Eylül'den beri güçlenen siyasal islam, kuşkusuz bu aktörlerden birisi. Bunun dışında yıllardır yine elini güçlendiren milliyeçi/sağ anlayış da aktörlerden bir tanesi. Geriye kalan, diğerlerine göre daha küçük aktör ise yine 12 Eylül sonrası elini hızla güçlendirmiş olan Kürt milliyetçisi anlayış. Peki üç aktör birden nasıl güçlenebiliyor? Yoktan varolamayacak bu güç; 12 Eylül'den beri sahneden çekilen soldan geliyor. İlginçtir üç aktör de gücünü soldan alıyor diyebiliriz. Sol, sahneden çekildikçe diğer aktörler ellerindeki kartları arttırıp birbirlerine yükleniyorlar.

"Kuzey Irak" diye isimlendirilen savaş tamtamları çalmakta. "Büyük birader" Ortadoğu'nun yeni haritasını Irak'ta şekillendiriyor. Ve muhtemelen Türkiye için de Irak'ta planları var. ABD'nin Türkiye'nin yeni durumu ve Ortadoğu'nun yeni haritası için neler düşündüğünü tam olarak bilmek mümkün değil. Türkiye'de bu planın 3 aktörüne sormak gerekiyor. Kendilerine neler önerilmiş? Kürt milliyetçilerine "Kürt devleti", siyasal İslamcılara "ılımlı İslam" mı öneriliyor? Kuzey Irak için savaş tamtamlarını en çok dövüştüren Türk milliyetçilerine de birşeyler önerilmiş olabilir muhakkak. Veya onlardan birşeyler alınmak istendiği için bu kadar öfkeli de olabilirler. Bunların ayrıntısını bilmiyoruz.

ALEVİLERİN DURUMU
Alevilerin ülkedeki durumunu irdelerken, doğal olarak solun durumunu irdelemek gerekiyor. Solun varolup varolmaması Aleviler için belki direkt olarak "varlık sorunu" değil ama, siyasal "birlik" sorunu. Aleviler siyasal olarak kendi içlerinde ortak hareket etmiyorsa; ülkede Alevilerin bir rolünden sözetmek de mümkün değil malesef. Aleviler olarak 80 öncesi siyasal birliğimizi sol hareketlerin içerisinde oluşturmuştuk. Sol ortadan kalkınca; Alevilerin siyasal iradesi de ortadan kalkmış oldu. Kimi Aleviler, kimi eski solcuların yaptığı gibi "ulusalcı" adı altında Türk milliyetçilerinin ardına eklemlendi. Kimileri ise Kürt milliyetçilerinin arkasında buldu kendini. Siyasal İslam'ın bile ardına takılan Aleviler olduğunu biliyoruz.

Alevi kuruluşları bu açıdan önemlidir. Aleviler, varlıklarını ülkedeki solun kaderine bağlayamazlar. Sol siyasetçilerin beceriksizliklerin faturasını artık Aleviler daha fazla ödeyemezler. Alevilerin birliği ve bir "güç" olarak varlığını devam ettirebilmesinin tek yolu Alevilerin kendi kimlikleriyle biraraya gelmesidir. Alevilerin kendi isimleriyle; derneklerde, vakıflarda, internet sitelerinde, yayın organlarında ortak hareket etmesi gerekiyor.

Coğrafyamızda filler tepişmekte. Ezilen çimenler olmayalım. Bunun için bizim önümüzdeki günlerde en büyük sorunumuz "Alevilerin birliği" olmalı. Ufak ve tali sorunlara takılmış durumda ilerliyoruz. "Alevilik İslam içi/dışı" gibi tartışmalara hep eleştirel yaklaştık. Bunları tali sorunlar olarak görüyoruz. Yeni Ortadoğu'da ve Türkiye'nin değişen koşullarında "varlık" mücadelesi verdiğimizi bilmemiz gerekiyor artık. Bu birlik de kolay olmayacak. Herkesin kendi savunularından, kendi değerlerinden biraz fedakarlık yapması ve Alevilerin ortak hareket edebilmesi için merkezi bir noktada buluşması gerekiyor.

Öncelikle yukarıdaki üç aktör; sürekli olarak Aleviler üzerine salvolar yapıyorlar. Paramparça olan Alevilerin üzerine akbaba gibi üşüşenler; "ne koparsak kardır" anlayışıyla "yeni bir Alevi politikası" oluşturmaktalar sürekli. Siyasal İslamcısından, Kürt milliyetçisine, Türk milliyetçisine varana dek hepsinin bir Alevi politikası var. Bu üç aktörün arasında paylaşılmak Aleviler için fiili bir "son" anlamına gelir. Buna karşı, ortak değerlerde, "Alevilerin birliği" biran önce oluşturulmalı.

Yine bu birliğin oluşturulabilmesi için sağlıklı bir "ortak duruş" geliştirilmek zorunda. Alevileri kendi siyasi amaçları uğruna kullanmaya çalışanlar ayrıştırılmalı. Sosyalistinden, Kemalistine, Türk'ünden, Kürt'üne Aleviler aynı değerler etrafında buluşabilmeli. Aleviler tali sorunları tartışmak yerine kendi aralarında Atatürkçülük, solculuk, laiklik, demokrasiye bakış, şeriata bakış, etnik sorunlara bakış gibi konularda uzun ve yorucu tartışmalara girmeliler. Ve herkesin üzerinde asgari de olsa mutabakat yapabilecekleri ortak bir dilde buluşmalılar.

Önümüzdeki dönem Aleviler için bir "varlık" sınavıdır. Siyasal duruşlar, memleket meseleleri bunun ardından gelir. Aleviler kendi varlıklarını garantiye almak için kendi aralarındaki sorunları biran önce çözmelidirler. Mümkün olan ortak noktada buluşulmalı, bu noktanın dışında kalanlar kendilerini "yalnız" hissetmelidir.

Bunun dışında Alevi federasyonları güçlendirilmeli elbette. Hepimiz Alevi kuruluşlarına elden geldiğince katkıda bulunmalıyız. Kuruluşlarımız da kendi aralarındaki sorunları çözmeliler. Ayrıca kuruluşların gelişmesi için "eleştirilmesi" olmazsa olmaz bir koşul. Malesef kuruluşlarımızdaki "tutuculuk" eleştirinin önündeki en büyük engel. Şimdiye kadar her eleştiriye "sanal kahraman" retoriği üzerinden yanıt veren arkadaşlarımızın tercihlerine saygı duymakla birlikte, bunun "yararlı" bir tutum olmadığını da hatırlatmak gerekiyor. Eleştiri, geliştirir. Eleştiride seçicilik, kendiliğinden yıkıcı ve yapıcı eleştiriyi su yüzüne çıkartacaktır.

Ülkenin hızla ne olduğu belirsiz bir noktaya sürüklendiği, sokaklarında linç manzaralarının sıradanlaştığı bir yerde; Aleviler olarak kendi tarihimize bakmalıyız. Bu gibi dönemlerde birlikteliğe ve beraberliğe daha çok ihtiyacımız var. Aksi durumlarda olanları, geçmişinize bakın, orada bulacaksınız. O yüzden biran önce herkes kendi siyasal amaçları için Alevi politikası oluşturmayı bırakıp, Aleviler için bir Alevi politikası oluşturmak zorunda.


25.10.2007 19:26:56
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Başyazı Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 11.07.2008 10:27:56 - Durmadan İleriye...
Devamını Oku 05.07.2008 14:26:45 - Okuyucularımızın Eleştirileri Hakkında...
Devamını Oku 02.07.2008 09:08:25 - 1 Ayda 20 Bin İmza - Madımak Müze Olacak
Devamını Oku 13.06.2008 08:57:28 - On Günde 8500 İmza - Müze Olacak!
Devamını Oku 07.06.2008 14:54:25 - Bu da İnanç Özgürlüğü - AKP Uyuma
Devamını Oku 19.04.2008 09:30:00 - Linç Etme Özgürlüğü
Devamını Oku 28.03.2008 15:43:20 - Medyamız ve Bağımsız Kimliği ile Alevionline
Devamını Oku 22.03.2008 10:47:11 - Alevionline'ın Doğumgünü
Devamını Oku 17.03.2008 05:45:09 - Yeni Alevionline'la Merhaba
Devamını Oku 06.03.2008 18:57:47 - Dosta ve Düşmana: Haberimizin Arkasındayız
Devamını Oku 30.01.2008 07:03:26 - 3 Şubat'ta Kadıköy'de Buluşuyoruz
Devamını Oku 31.12.2007 07:37:03 - Başyazı: Yolumuz Pirsultanlar'ın Yoludur
Devamını Oku 27.12.2007 06:25:46 - Başyazı: Hızır Paşa'nın Sofrasında Nasiplenenler
Devamını Oku 26.11.2007 16:23:18 - Başyazı: AKP'nin Alevi Federasyonu
Devamını Oku 17.11.2007 05:49:39 - Başyazı: 29. Yılında Maraş ve Öğret(e)medikleri
Devamını Oku 25.10.2007 19:26:56 - Başyazı: Tepişen Filler ve Çimenler
Devamını Oku 18.10.2007 09:24:50 - BAŞYAZI: Din Dersi Boykotu
Devamını Oku 29.08.2007 14:15:13 - Başyazı: Alevi Örgütleri Nerede?
Devamını Oku 04.08.2007 06:13:09 - Alevionline'ın Geleceği
Devamını Oku 14.06.2007 14:33:36 - + Oyumuzu Kime Verelim
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 13 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,85
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku

Ateşe Semah Durmak
 
MSN kullananlar dikkat!
MSN kullananlar dikkat! Rus kaynaklı olduğu tahmin edilen yeni bir internet vurgunu başlatıldı. Türkiye Bilişim Güvenliği Derneği Genel Başkan Faruk Kekevli internet kullanıcılarını uyardı. Rus kaynaklı olduğu tahmin edilen yeni bir internet vurgunu başlatıldı....
Alevionline'da Kısa Bir Süre Tatildeyiz
Nacizane Sözlük Engellendi!
0,50 saniyede derlendi.
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat