|
Biliyorsunuz, bizler buraya “Alevilik” için toplandık. Bizim gibi “Alevilik” adına bir araya toplanıp internet sitesi açan birçok ağabeymiz ve birçok kardeşimiz de bulunuyor. Herhangi bir grup düşünün. Bir inanç, bir emel, bir amaç için bir araya toplanmış. Uğruna toplandıkları şeyin adına “Alevilik” desinler, solculuk desinler, komünizm desinler, faşizm desinler. Şimdi onların “Biz Aleviyiz” demesi ne anlama gelir? Alevilik’in ilke ve şartlarını kabul etme anlamına. Peki bir inanç veya bir dava için bir araya gelen insanlar, peşin olarak “insan” sıfatını kabul etmiş sayılmazlar mı? Hatta ki “insan” dediğimiz yalın kavramdan daha fazlası oldukları için bir araya gelmişlerdir anlamını taşımaz mı onların bu yan yana dizilişleri? Yani insan olmaktan öte; Alevilik’i yalın bir insanlıktan öte gördüğümüz için “Alevilik” amacınız arkasında birleşmiş değil miyiz? Veya liberal bir parti; liberal olmayı diğer insan topluluklarından onları daha ileride saydıkları için bir araya gelip; liberalizm için mücadele etmezler mi? Peki öyleyse insani olan bütün değerleri kabul etmişiz sayılırız; bir davaya gönül verip bir yola başkoyarken. İnsani değerler. Hani bilirsiniz. Söyleyince herkesin anladığı ama anlatması istenince çoğu insanın anlatamadığı bazı kavramlar vardır. “İnsanlık” desem mesela… Biyolojik tanımını isteseydim belki çok basit olacaktı. Ama günlük yaşamamızda biz insanlığı başka anlamlarda da kullanırız. Ve çoğu zaman çoğumuz ne demek istediğimizi anlarız birbirimizin. Nedir insanlık? İlkeli olmak, dürüst olmak, haklı olmak gibi birçok tanımı zor alt kümeyi içine alır. Ama hepimiz biliriz aslında bunları. Bir gazete düşünün. Internet gazetesi olması, insani değerler konusunda sağlam durması adına bir fark sağlar mı gazetelere? Sanmıyorum. Düşünün. Birkaç gün sonra, bir mahalleye cemevi yapılacak. Türlü gerekçelerle cemevi yapılmasına izin verilmiyor. Bir dernek de çıkıyor “Yapacağız arkadaş biz cemevimizi” diyor ve herkese çağrı yapıp temel atma töreni için şenlik organize ediyor. O “insani” değerleri çok gözeten gazetemiz bu “vahim” gelişmeyi hemen analiz ediyor ve Alevi toplumunu uyarmaya koyuluyor: 9 Nisan günü oraya yığılacak kitlenin arasına katılabilecek bir kaç tahrikçinin neden olacağı olaylarda polis ve halk karşı karşıya gelebilir, Allah korusun 2. bir Gazi vakası yaşanabilir. Fakat, Gazi Olayları'nda haklı konumda olan Alevi kitlesi burada haksız olacaktır. Dün, ilçe kaymakamı Terörle Mücadele Şube Ekipleri ile birlikte PSAKD'ne bir yazı göndererek, yapılanın yasal olmadığını, Sultanbeyli genelinde imarın durduğunu belirterek, "Yapmaya çalıştığınız olayların neticesinde halkı devletle karşı karşıya getirmeyin" demiştir. Sultanbeyli Alevi kamuoyu son 10 gündür diken üstünde oturuyor. Herkes de gergin bir bekleyiş var. İnsanlar o gün halkın arasına karışacak provakatörlerin ortamı germesinden çekiniyorlar. Herkesin bu anlamda çok ciddi korkuları var. Alevi aydınları ve kamuoyu bu konuya duyarlı olmalıdır. İnatlaşma ile hele hele haksız bir inatlaşma ile çok vahim gelişmeler yaşanabilir. Tabi Alevi toplumunun burnunun kanamasını bile düşünecek kadar “duyarlı” olan gazetemiz bunu o “insani” kaygılarından dolayı yapıyor. Ortada bir “saldırı” durumu söz konusu değil. Yasağı koyanlar bile “temeli atmayın, saldırırız” diyemiyor apaçık. Ama “duyarlı” gazetemiz o kadar geleceği ustaca görüyor ki saldırıyı fark ediyor. “Ortamı germek” veya “durumdan vazife çıkarmak” olarak algılamayın bu davranışı. Tamamiyle iyi niyetli (???) olduğuna şüphe yok. İşgüzarlık gibi gözükebilir ilk bakışta veya yapılan işi baltalamaya çalışmak ya da şaibe yaratıp ortalığı germe çabası olarak gözükebilir size. Ama ne münasebet! Haşa huzurdan. “Tamamen duygusal” bir yaklaşım bu. Ne olur ne olmaz diye uyaralım diyorlar. Neyse. Alevi toplumu cemevine sahip çıkıyor. Diğer Alevi örgütleri, PSAKD’nin diğer şubeleri vs Sultanbeyli Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne büyük bir destek veriyor. Temel atma töreninin olduğu gün de İstanbul’un dört bir yanından binlerce Alevi cemevine sahip çıkmak için Sultanbeyli’ye akın ediyor. Tören coşkulu bir şekilde yapılıyor. Sanatçılar çıkıyor, konserler veriyor. Semahlar dönülüyor. Yani, Alevi toplumu adına bir kazanım daha elde ediliyor. Ama velakin! Duyarlı dostlarımız bunu Alevi toplumunun değil de PSAKD’nin bir kazanımı olarak görüyorlar sanırım. Birincisi bir önceki gün yazılan ve Alevileri şenlik konusunda uyaran, temeli atılacak cemevini “kaçak” ilan eden; şenliğin ikinci bir Gazi’ye dönüşebileceği gibi komik ama “duyarlı” iddialar savuran yazı bir anda kaldırılıyor bu internet sitesinden. E yazı durursa, duyarlılığı anlamayan bazı kendini bilmezler gelip “Hani olay çıkacaktı?”, “Hani bu temel atma töreni ortamı geriyordu?”, “Hani ikinci bir Gazi olacaktı?” diyebilirler. Anlamazlar ki duyarlılık nedir? Hatta bazıları gelip “siyasi çıkar hesapları”, “hizipçilik” ve hatta “Alevi toplumunu içten baltalamaya çalışmak” olarak bile niteleyebilirler. Ne yapması lazım o zaman bu “duyarlı” arkadaşların? Hemen, alelacele bu yazıyı kaldırması lazım değil mi? Yanlış anlamayın. Tezgahlanan oyun tutmadı gibi düşünmeyin. Arkadaşlar duyarlı bir çağrı yapmışlardı. Ama bazı duyarsızların gelip bunu hatırlatarak prim yapmaya çalışmasını engellemek için yaptılar bu kaldırma olayını. Yazı kaldırma olayı da bir “ilkesizlik” değil, yazıyı yazma olayında olduğu gibi “tamamen duygusal” bir adımdır. Ha “Aynı başlıkla, aynı kişiden farklı bir yazının siteye alelacele koyulması için ne diyorsun?” diye soracak olursanız, o da rastlantıdır heralde. Ohooo. İneğin altında buzağı aramayalım canım. E yazıyı biz uyarımızı yaptık. Sonra uyardığımız şeylerin hiçbiri gerçekleşmedi. Tam aksine PSAKD öncülüğünde, coşkulu bir tören yapıldı. Şimdi ne yapmak lazım? PSAKD’yi tebrik etmek ve Alevi halkına kazandırdığı cemevi için onları kutlamak mı lazım. Hani uyarılan olumsuzluklar da olmadı. Herhangi bir yaramaz durum da yok. Ne yapmak lazım biliyor musunuz? Üç maymunu bilir misiniz dostlar? “Duyarlı” insanlar aynı zaman da hayvanseverdir de. En sevdikleri hayvan da üç maymundur. Tek maymunla pek ilgilenmezler. Ama üç maymuna taparlar. Lazım olan birgün önce yazdığın yazıyı, işaret ettiğin tehlikleri, gösterdiğin duyarlılığı falan unutmaktır. Hele ki bu “duyarlı” dostlarımız muhasebe, özeleştiri, dayanışma gibi duyarsız icadı şeyleri hiç sevmezler. “Dün dündür, bugün bugün” lafı da atasözü gibidir onlar için. Unutursun bir önceki günkü yazdıklarını, konuyu değiştiriverirsin. Hem de ne değiştirme! “PSAKD Türkiyeli dedi. Güm güm güm. PSAKD Tayyip’le aynı kelimeyi telafuz etti. Güm güm güm.”, “Aha PSAKD’nin internet sitesinin 63. sayfasının alt köşesinde GERİLLA lafı geçiyor. Güm güm güm.” Hemen ertesi gün PSAKD hakkında hızla 2 tane eleştiri (bu biraz masum kaçtı ama olsun) yazısı gönderiliyor. Üstelik site tarihi boyunca PSAKD hakkında toplam 2 tane yazı yoktur belki de. Şimdi bu internet sitesi Aleviyol isimli bir site. Kuruluş günlerimizde sevdiğimiz, saydığımız ağabeylerimiz bu siteden yararlanmamızı ve o siteyi takip etmemizi istemiş, bu siteyi önermişlerdi bize. Ama yukarıda da görüldüğü gibi bu sitenin ciddiye alınacak, okunup da bir şeyler öğrenilecek hiçbir tarafı yok. Bir önemi de yok zaten bu kadar “ilkesizleşen” ve “küçülebilen” sitelerin gözümüzde. Burada anlatmak istediğimiz son yıllarda artan tartışmalar ile birlikte Alevi hareketinde ortaya çıkan kirlenme ve de çürümedir. Bu yukarıda örneğini verdiğimiz tavırlar size Uzan-Doğan çekişmesinde bu iki grubun gazetelerini hatırlatmadı mı sizlere? Yazı yaz, çaktırmadan sil, istediğin olmayınca farklı yönlerden saldırmaya başla vs. Bir dernek bir mücadele veriyor. Ne için? Alevilik için, cemevi için. Çeşitli bedeller ödenme pahasına, sıkıntılarla boğuşma pahasına. Önce bu işi baltalamaya çalışıyorsun, gücün yettiğince. Provoke edici hatta abartıp “2. Gazi” gibi saçma ifadelerle ortamı germeye, yapılan işe leke sürmeye ve şaibe yaratmaya çalışıyorsun. Kimse seni umursamıyor. Alevi toplumu cemevine sahip çıkıyor. Çeşitli görüşlerden, birçok Alevi derneği ve kuruluşundan ve hatta medyadan bile destek görüyor bu faaliyet. Ve başarıyla sonuçlanıyor tören. Sonra yazılarını siliyor, yerlerine aynı yazardan, aynı başlıkla farklı yazılar koyuyorsun. Hatta pişkinliğin dozunu arttırıp bu güzel olayı organize edenlere olanca gücünle saldırmaya çalışıyorsun. Bu ismi geçen gazetenin sorunu değildir. Bu tür yayınların falan ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Holding gazeteleri bile rakip holdinge saldırırken böyle yazıları değiştirecek, birgün önceki yazdıklarını inkar edecek kadar falan komikleşip rezil olamaz. Bu Alevilik adına bir sorundur. Biz Aleviler ki diğer topluluklara göre artılarımız olduğunu iddia ediyor ve bunun için bir araya geliyoruz. Ama bu kadar çirkinleşmenin, bu kadar düşkünleşmenin Alevi toplumunda yeri olamaz. Siyasi çıkarlar, site çıkarları veya tarafsız kalma adına gözümüzün önünde cereyan eden bu ufalışlara daha fazla seyirci kalamadık. Yazı yazıldı, bize maille gönderildi. Okuduk. Kızdık vs. Cemevi töreni yapıldıktan sonra siteye girdik o yazı yoktu. Aynı başlıkla aynı yazar tarafından tamamiyle alakasız bir yazı vardı. Neredeyse “rüya gördüğümüz” düşüncesine kapılmıştık. O kadar tereddütte kaldık ki, böylesine bir şeyi bırakın bir Alevi sitesinde, herhangi bir kıytırık sitede bile görmeyi o kadar beklemiyorduk ki; rüya görmediğimizi teyid etmek için bize gönderdikleri maili bulup ilgili linke tıkladık. “Siz bu yazıyı göremezsiniz” yazıyordu artık açılan sayfada. Artık insan bu kadar küçülmeyi seyredemiyor. “Bu kadar da tarafsızlık olmaz artık” deyip bir şeyler karalayası geliyor insanın. Alevilik adına hareket ettiğimizi söyleyip de, Alevilik adına hareket edildiği iddia edilerek bu kadar komikleşmeye, bu kadar zavallılaşmaya karşı artık insan susamıyor. Susmak da bize yakışmaz zaten. Biz Alevilikten tarafız. Ve Alevilik adının bu kadar çirkin biçimde, pervasızca lekelenmesine karşı da sesimizi kısamıyoruz. “Sabah ola hayralo” derler büyüklerimiz. Umut verici bu sözü mü kullanalım Alevilik adına; daha karamsarlaşıp “Allah sonumuzu hayreyleye” mi diyelim? Ama kesin olan bir şey var ki Alevilik isminin arkasında bu kadar zavallılaşan için sadece üzülmek yetmiyor. Çünkü onlarla birlikte kullandıkları “Alevi” ismi de birşekilde zavallılaşıyor. Zaten şuan o sitenin başlığına bakıyorum. Alevi ismi, yola yaslanmış ve boynunu bükmüş gibi bakıyor sanki. “Kurtar beni” der gibi bir hali var. “Bu kadar zavallılaştırılmama karşı daha ne kadar susacaksın” der gibi de sitem uzatıyor sanki bilgisayarın monitöründen gözlerime. Kim kurtaracak Alevi’yi bu küçülmenin kıskacından?
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|