|
"Siyasete müdahale" süreci 1 yılı aşkın süre önce AABK Başkanı Turgut Öker ve çevresi tarafından gündeme taşınmıştı. İlk gündeme taşındığından beri tartışılmaya devam ediliyor. Önce Kasım ayındaki ABF Genel Kurulu'nda fiili bir bölünmeye yol açan süreç, ABF'ye üye bazı derneklerin ABF'den uzaklaşmasıyla sonuçlanmıştı. Böylece yıllar süren çabalar sonucu biraraya getirilebilen Hacı Bektaş ve Pir Sultan Abdal dernekleri tekrar ayrı yollar çizmeye başlamıştı. Daha sonra "CHP'den adaylık" açıklamaları yapıldıktan sonra ABF içinde tekrar huzursuzluk oluştuğu ve bazı isimlerin CHP'den adaylıklara karşı çıktığı iddia edildi. Son olarak CHP adaylıkları reddedince "siyasete müdahale" süreci sonuçlanmış oldu. Müdahalenin bilançosu ise özellikle Türkiye'de paramparça olmuş Alevi kuruluşları oldu. Deyim yerindeyse "Siyaset Alevilere müdahale etti". Türkiye'deki Alevi örgütleri birbirleriyle iletişimi koparmak üzereyken Avrupa'daki örgütlülüğün "sakin" olduğu gözleniyor. Aslında "siyasete müdahale" sürecinin Avrupa'da "huzursuzluk" yarattığı bilinmekle beraber, ciddi sorunlara yol açması beklenmiyor şimdilik. Fakat Türkiye'deki Alevi örgütlerinin ilişkilerinde yıllar süren bir "tamirat" gerektiğini söylemek karamsarlık olmaz. "Siyasete müdahale" süreci sona ermekle beraber, artçı dalgalar devam ediyor. Özellikle CHP'nin Alevi örgütlülüğüne sırt çevirip "Biz Alevi partisi değil, Türkiye partisiyiz" mesajı vermesinin ardından Alevi örgütlülüğünün "lokal" olarak "siyasete müdahale" faaliyetleri devam ediyor. AABK ve internet sitesi "Baykal'ın yanıtının" şaşkınlığını yaşıyor şu sıralar. AABK suskun. Ne internet sitesinde, ne de kuruluş yöneticileri tarafından bize ulaşan bir açıklama yok. Alevi Bektaşi Federasyonu içerisinde bazı isimler görüşlerini kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyorlar fakat kurumsal olarak herhangi bir açıklama yapılmış değil. Buna karşın Türkiye Alevi örgütlülüğüne yakın bazı isimlerin Ufuk Uras ve Baskın Oran'ın desteklenmesi gerektiği yönünde açıklamaları var. Alevi kuruluşlarına yakın olduğu bilinen Alevihaber gibi internet sitelerinde bu yönde açıklamalar yeralıyor. Buna karşın İstanbul'dan bağımsız adaylığını açıklayan ABF eski GYK üyesi Muhterem Aktaş ve Ankara'dan adaylığını açıklayan PSAKD eski başkanı Necati Yılmaz'ın Alevi örgütlülüğünden destek alma ihtimali de yüksek gibi duruyor. Öte yandan Hasan Kılavuz, Ünsal Öztürk, Hüseyin Demirtaş gibi isimlerin bulunduğu bazı aydınlar açıklama yaparak "CHP'ye oy vermeme" çağrısı yaptı. Seçimlerde bağımsız adayların desteklenmesi, desteklenmiyorsa da CHP'ye oy verilmemesi istendi. Sonuç olarak 1 yıl önce birlikte hareket eden birçok Alevi örgütü seçim gündemi nedeniyle paramparça olmuş durumda. CHP'nin mi destekleneceği, bağımsız adayların mı destekleneceği konusunda yoğun bir kafa karışıklığı söz konusu. Öte yandan Alevi toplumunun büyük kesiminin her 5 yılda bir yeniden yaratılan "Laiklik elden gidiyor" havasıyla CHP'ye oy vermesi bekleniyor. Nedense laiklik hep seçim zamanı elden gidiyor. 5 yıl boyunca paşa paşa yerinde duran laiklik, seçimler yaklaştıkça gitmeye hazırlanıyor sürekli. AKP'nin 5 yıl boyunca izlediği ekonomi politikası, sattığı kamu kuruluşları, ABD, IMF ve AB aşkıyla işsiz bıraktığı insanlar hiç gündeme gelmiyor. "Ekonomi iyileşti" söylemlerinin doğruluğu tartışılmıyor. Her 5 yılda bir kurumlarıyla, partileriyle, medyasıyla koskaca bir ülke "laiklik kahramanı" kesiliyor ama her 5 yılda bir "laikliği elden götürecek olanlar" daha yüksek oyla iktidara geliyorlar. Seçimlere yaklaşınca sesi yükseltilen "Laiklik elden gidiyor" sloganlarının arasında medya kuruluşları "Alevilerin oyları sağ partilere kayıyor" iddialarında bulunuyorlar. Birkaç gündür AKP ve MHP'den aday olan Aleviler gündeme gelmekte. Bu medya kuruluşlarının iddiasına göre bu partiler de Alevilerden oy alabilecek. Eğer medya kuruluşlarının iddiası doğruysa; bu seçimde Alevi oyları CHP, diğer sol partiler, bağımsız adaylar ve sağ partiler arasında güzelce bölüşülecek demektir. Ne diyelim. Kavga etmeden; kardeş kardeş paylaşsınlar artık.
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|