Bizim Gazete
Şubat 2006'dan bu yana haberde kalite  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Grup Yorum'dan Yeni Albüm: Başeğmeden
Devamını Oku Ardahan'da DTP-MHP Gerginliği
Devamını Oku Doğum Sırasında Bebeğin Kafası Koptu
Devamını Oku "Bu İşyerinde Alevileri Çalıştırmayız"
Devamını Oku Doğan'dan Yine Çok Tartışılacak Sözler

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku İyi ki doğdun Kazım!
Devamını Oku Müjde Engin Nurşani Hayata Döndü
Devamını Oku Grup Yorum'dan Yeni Albüm: Başeğmeden
Devamını Oku Kayseri'de Skandal Olay
Devamını Oku Alevileri Yakmak ve Madımak Sendromu

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Rss/XML
RSS




Alevi Siteleri Listesi

   
 
3. Dünya'dan Merkeze...

Ceyhun Günal

"Tayyip Çamuroğlu'nu da al git" dedik, "Durmak yok: Ampül patlatmaya devam" diye sürdürdük. Bunlar kaza ihtimallerine karşı bir önlem, şova katılmaya niyetlenenlere karşı net mesajlar oldu. Etkili olduklarından da emin olabilirsiniz.

Mevzu fiyasko ile sonuçlanınca, bazı köşe yazarı abilerimiz, ablalarımız hafif kırgın veya sinirli çıkışlar göstermişler. Ahmet Hakan, Mehmet Ali Birand gibi birçok isim sayılabilir. Nazlı Ilıcak gibi isimlerin öfkesi anlaşılabilir mevzu da; ilk saydıklarımın çıkışları gayet anlamsız durmakta.

Eleştiriler şu noktada yoğunlaşıyor: "Aleviler uzatılan eli neden sıkmadı?" Öncelikle şunu anlatmak gerekiyor köşe yazarlarımıza. Sayın Birand, Sayın Hakan ve diğer arkadaşlar. "Uzatılan el" diye bir hadise söz konusu değil. AKP'nin kendisi Bilkent Oteli'ndeki şova "iftar" ismini veriyor. Oysa Alevi geleneğinde "iftar" diye birşey yok. Kendi anane ve anlayışını; başkasına "dayatarak" el uzatılmaz. Bilkent Otel'de düzenlenen şov, Alevilerin Muharrem geleneğine uygun değil, hatta terstir. Bunu anlamak neden bu kadar zor olabiliyor? Günlerdir söylüyoruz bunları. Aklı başında, okumuş, yazmış insanlar olarak; bunu nasıl "uzatılan el" olarak değerlendiriyorsunuz. Ki AKP'nin samimiyetsiz olduğunu zaten biliyoruz, buna rağmen ilk adımı bile ofsayt. Bu durumda nasıl "uzatılan el" kadar trajikleşebiliyor olay?

Gene de bilmemenin ayıp olmadığını düşünüyoruz tabi ki. Saygıdeğer köşe yazarlarımız. Ortada "uzatılan bir el" yok. Tam aksine bir tür "tahrik" bile var. Bilkent Otel'de düzenlenen şov, Alevi geleneğine tamamen ters bir durum olduğu için, bu "olumlu" bir adım falan sayılmaz.

Bunu geçtik. Daha önemli mevzular da var. Bu ülkenin "demokrat" olduğunu iddia eden köşe yazarları, nasıl oluyor da demokrasinin basit şartlarını "uzatılan el" düzleminde irdeleyebiliyor. Hak ve hukukun pazarlık konusu yapılmamasını istemek "3. Dünya demokratlığı" mı oluyor?

Aslında bu konuda Radikal'de Nuray Mert cevabı vermiş. "Demokratik hakkınızı istiyorsanız, biraz kıvırtacaksınız." Kıvırtmayanları 3. Dünya demokratı olarak nitelemekte de sorun görmüyor. Bir de dini bayramların, resmi tatil olmasından örnek vermiş.

Yani ben bir Aleviyim. Ben istiyorum ki;

Çocuğuma okulda zorla başka bir inanç öğretilmesin, zorunlu din dersi kaldırılsın. Yanlış mı? Başkasının özgürlüğüne müdahale mi var? Bundan öte başkasını ilgilendiren birşey mi var?

Benim ibadethanem cemevi. Ben kendi yaşadığım mahallelere, köylere özgürce cemevi yapabilmek istiyorum. Diğer ibadethanelere tanınan imtiyazların bunlara da tanınmasını istiyorum? Bunda başkasını ilgilendiren, rahatsız eden ne var? Ne olabilir? Nasıl "mâzur" görülebilir?

Benim ödediğim vergilerin Diyanet İşleri Başkanlığı isimli, başka insanların dini ihtiyaçlarını karşılayan kuruluşa gitmesini istemiyorum. Bunda başkalarını rahatsız eden ne olabilir?

Evet Sayın Mert. Bunların neresi 3. Dünya demokratlığı? 1. Dünya ülkelerinde bunlar gerçekleşmiyor mu? Aleviler bu hakların hemen hepsine Avrupa ülkelerinde sahipler. Avrupa ülkelerinde tartışma dahi yapılmayan haklar, Türkiye'de de istenince bunun neresi abzürdlük oluyor? 1. Dünya'da normal olan şeyi, normal kabul eden mi 3. Dünyacı oluyor; yoksa kıvırtan mı? Anlatın 1. Dünya'da nasıl yürüyor bu işler, onu bilelim.

Sayın Mert, bir tatil mevzusundan bahsediyor. Resmi tatiller, bütün toplumu ilgilendiren bir meseledir Sayın Mert. Her ülkede, belirli günler resmi tatil kabul edilir. Bunlar insani bir ihtiyaçtır. Ve elbette ki bugünler belirlenirken, nüfusun büyük çoğunluğunun dini inançları da gözönünde bulundurulur. Şimdi kalkıp "E bu ülkede resmi tatil belirlenirken din gözönüne alınıyor, o zaman Alevilere haklarını verirken de laiklik gözetmenin bir manası yok." demenin kendisi biraz "3. Dünya kıvırmacılığı" olmuyor mu?

Sayın Nuray Mert, kusura bakmasın ama ya iki farklı konuyu ayıramıyor; ya da AKP savunusu hakikaten zor bir iş haline gelmiş, kendisini zor durumda bırakıyor. Alevilerin yukarıda saydığım hakları, geçiniz laikliği, en temel bir insan hakkı. Onyıllar önce kapatılmış İnsan Hakları Beyannamesi'ne bakarsanız bunların "tartışma" konusu olmadığını göreceksiniz.

Özetle köşe yazarları aslında "kıvırmamızı" salık veriyorlar. "Tamam hakkınızı versin ama siz de biraz AKP'ye yanaşın." Hayır! Bu ahlaki değil. İnsani değil. Adil de değil. Bunlar Alevi toplumunun en temel haklarıdır. İstiyoruz. Alırız, alamayız o ayrı mevzu. Ama "bunları alabilmek için" AKP'ye yanaşmak, tarihimize, toplumumuza yapılmış büyük bir ayıptır. "Yanaşmalık" yapılarak alınacak bir hak, istemiyoruz. En temel ve kimseyi sıkıntıya sokmayacak haklarımızı almak için bunu da yapamayız. Gerekirse, kalsın o haklar.

Şunu iyice idrak etmekte yarar var sayın "köşeci" abilerim, ablalarım. Şu Çamuroğlu'nun çıkıp "AKP'ye karşı çıkmak için karşı çıkıyorlar" dediği kişilerdenim. AKP isterse bütün kabinesini Alevilerden oluştursun, ülkenin her yanına cemevi açsın. Gene de AKP'ye bakışım değişmeyecek. Orası ayrı mevzu. Bunu hiç kıvırmadan söylüyorum zaten. Ama tartışmamız zaten o değil. Yukarıda saydığım talepler en temel insan haklarıdır. Önce çıkıp AKP bu hakları teslim etsin; sonra kendisine "yanaşacak" Alevi arasın. Benim gibi "müzmin" AKP karşıtlarına da diyecek söz kalmasın. AKP bunları yapsa bile, ben AKP'ye karşı çıkacağım evet. Bizim kültürümüzde takiyye yok. Baştan söyledim zaten AKP karşıtlığımı. Ama zaten bunları yapmıyor ki açılımcı AKP... AKP diyor ki; "Siz gelin bana biraz yanaşın. Bana biraz meşruiyet kazandırın. Ondan sonra sizin haklarınızı düşünürüz." Onun için daha laiklik, demokrasi, AKP'nin kimliği gibi konulara girmeye bile gerek yok. Onlar zaten ayrı mevzu.

Ortada bir açılım yok. Olsaydı, ona da karşı çıkacaktık AKP'nin kimliğinden dolayı. Ama ortada olmayan açılımı, açılımmış gibi göstermek; bu ülkenin yazarlarına, aydınlarına yakışmıyor. Toplumu yanılttığınızın farkına varmanızı umuyorum. Ben Alevi toplumunun "AKP'nin elini" hiçbir koşulda sıkacağına inanmıyorum, bunu da istemiyorum. Ama halen ortada uzatılan bir el yok. AKP önce Alevilerin en temel insan haklarını teslim etsin. Sonra çıkıp ortaya "Siz bana güvenmiyorsunuz ama ben size haklarınızı teslim ettim" deyip bizim gibi müzmin AKP karşıtlarını köşeye sıkıştırsın. İşte hendek, işte deve. Ama biz "Şunların bir nabzını yoklayayım. Eğer buradan bana ekmek çıkacağını hissedersem, birşeyler koklatırım." zihniyetiyle pazarlık yapmıyoruz. Gayet normaldir. Olması gerekendir. Nitekim olmuştur.

Şimdi bu ülkenin köşe yazarlarına düşen görev de; doğruyu teslim etmek, gerçeği ters yüz etmemektir. Bu nedenle "Uzatılan eli sıkmadınız." diyerek sizler gerçeği bırakın ters yüz etmeyi, saçından tutup yerlerde sürüklüyorsunuz. Alevi geleneğinde yeri olmayan, hatta Alevi geleneğine rağmen yapılan bir şov yemeğine katılmamayı kabalık, olmayan bir açılıma destek vermemeyi uyumsuzluk olarak servis ediyorsunuz. Ve bu tür tavırlar her zaman aydınıyla toplumunun arasını açmış, aradaki uçurumu arttırmıştır. Önce hakkında yazılar yazdığımız toplumu anlar, geleneklerini bilir, hassasiyetlerini gözönünde bulundurursak; devamında "aydın olma" gereklerini daha rahat yerine getirebiliriz.

Ceyhun Günal / Alevionline


16.01.2008 11:19:50
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ceyhun Günal Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 13.11.2008 01:23:30 - Ey Bu Ülkenin Demokrat İnsanları
Devamını Oku 16.10.2008 13:00:49 - Madımak'ın Müze Olmasını İsteyen Marjinaller - 2
Devamını Oku 08.10.2008 03:30:56 - AKP'nin Hücumları ve Alevilerin Barikatı
Devamını Oku 15.09.2008 04:16:14 - Bizim Çocuklar
Devamını Oku 30.08.2008 17:16:47 - Bugün Neyin Yıldönümü?
Devamını Oku 11.08.2008 16:07:03 - Neden Tarihi Bir Buluşma?
Devamını Oku 26.07.2008 15:03:12 - Alevionline'ın Cenazesi
Devamını Oku 18.06.2008 15:30:12 - Nazım Hikmet ve Fethullah Gülen
Devamını Oku 12.06.2008 10:27:42 - Mustafa Karabudak'a Nacizane Yanıt
Devamını Oku 08.06.2008 04:05:51 - 2 Temmuz'u Nasıl Analım?
Devamını Oku 01.05.2008 17:40:21 - Kara Perşembe - 1 Mayıs 2008
Devamını Oku 16.04.2008 09:09:37 - Madımak'ın Müze Olmasını İsteyen Marjinaller
Devamını Oku 08.04.2008 18:33:20 - Bir Tık İçin, Bin Takla
Devamını Oku 24.03.2008 08:36:33 - PSAKD Genel Kurulu
Devamını Oku 22.03.2008 04:02:33 - Aymazlıkta Sınır Tanımayanlar
Devamını Oku 16.03.2008 17:15:49 - AKP'ye Hayat Öpücüğü
Devamını Oku 13.02.2008 13:05:36 - Bu Ne Biçim Özgürlük?
Devamını Oku 23.01.2008 03:33:09 - Baykal'ın Güvendiği Dağlara Kar mı Yağdı?
Devamını Oku 16.01.2008 11:19:50 - 3. Dünya'dan Merkeze...
Devamını Oku 07.01.2008 07:59:37 - Alevilik Tanımlamak Alevilerin Tekelinde Değildir!
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 37 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,59
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




Ateşe Semah Durmak
 
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, 'Bu, Türkiye'nin şöhretini etkileyen bir uygulama. Bakan Şahin de bu görüşte olduğunu söyledi' dedi...
3G’yi 3 operatör paylaştı !
Tarihin en büyük virüs saldırısı geliyor
0,58 saniyede derlendi.
Faceturkey
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat