|
Sayın Karabudak yazısına "Madımak otelinin müze olması için başlatılmış bir imza kampanyası var. Madımak otelinin müze olması için çalışmalara katılır imzamızı koyarız." diye başlamış. Burada bir fikir ayrılığımız yok. Ama Sayın Karabudak "fakat" diyerek devam etmiş: "Fakat... Ne niyetledir bilinmez ama her nedense 2 Temmuz öncesi barış ve kardeşlik formatlı çalışmalar hep yapılır. Öncelikle barış ve kardeşlik ne anlama gelir onun doğru tanımını yapıp altınıda doldurmak gerekir, kim kimle barışıp kardeş olacaktır, barışın ve kardeşliğin kol gezdiği yerde insanlar neden katledilir."
Açıkca belli olduğu üzere söz konusu edilen kampanya Aleviweb ve Alevileriz'in başlattığı ve Alevionline'da devam eden kampanya. Söylediğim gibi; Sayın Karabudak bizim büyüğümüzdür. Eleştirebilir, kızabilir, doğru bulmayabilir. İtirazımız olmaz. Ancak bir yanıt vermeyince de "muhatap almama" gibi bir görüntü ortaya çıkabilir. Bu kampanyaya emek verenlerden ve çağrıcı sitelerden birinin yetkilisi olarak; sanırım kampanyaya imza atan 8 bin kişi, destek veren yüzlerce internet sitesi adına kendisinin sorularını yanıtlayabiliriz.
Ama önce Sayın Karabudak'ın sözlerinin tamamını dinleyelim: "Yıllarca Mamak'ta 1Temmuz da yerelde yaptığımız "2 Temmuz'a çağrı etkinliğinde". "YAKANDA YAKTIRANDA DEVLETTİR". Şiarıyla çalışma yürüttük. Ve hatırlanacağı gibi 2007 yılında Mamak şube, Ankara şube ve Şehit Aile'leri olarak. Katliam sanığını belediyede çalıştırdığı için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın istifası için yaptığımız imza kampanyasında "MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLACAKTIR". diye tüm açıklamalarımızda bunu vurguladık. 1993 de insanlık utancı yaşanmıştır. 33 canımız devlet eliyle katledilmiştir. Dolaysıya Madımak da kütüphane, çiçekçi, barış ve kardeşlik müzesi falan filan değil... Utanç müzesi olmalıdır. Çalışmalar ve kampanyalarda o amaçla yapılmalıdır."
Sayın Karabudak'ın giriş cümlesindeki "Ne niyetledir bilinmez ama her nedense 2 Temmuz öncesi barış ve kardeşlik formatlı çalışmalar hep yapılır." bölümüne yanıt vermem çok doğru olmaz. Hiç istemediğimiz ve bizlere hiç bir faydası olmayacak bir polemik başlayabilir ki; buna hiç girmemek küçükler olarak bize düşer. Lakin "gizli niyetlerimiz" olmadığını söylemenin gereği olmadığını düşünüyorum.
Sayın Karabudak'ın "Dolaysıya Madımak da kütüphane, çiçekçi, barış ve kardeşlik müzesi falan filan değil..." cümlesi de takılabileceğim cümlelerden bir tanesi. Öyle gözüküyor ki Sayın Karabudak, "Kardeşlik Müzesi" kavramını kütüphaneyle, çiçekçiyle, böcekçiyle eş değer tutuyor. Bunu da anlamam mümkün olmasa da yine polemik oluşmaması adına itiraz etmemek daha doğru olacaktır.
Sayın Karabudak'ın şu sorusu önemli: "Barışın ve kardeşliğin kol gezdiği yerde insanlar neden katledilir."
Sanıyorum kendisi kampanyamızı yanlış anlamış. Bizler "Ülkemizde barış ve kardeşlik kol geziyor." demek istemedik ki kampanyanın metninde veya herhangi bir yerinde. "Barış ve kardeşlik kol gezsin." dedik. Sayın Karabudak bu sonucu hangi açıklamamızdan veya kampanyada kullanılan hangi ayrıntıdan çıkardı bilmiyoruz ama yanlış bir sonuç. Bizim "Ülkede barış ve kardeşlik kol geziyor." gibi bir iddiamız olmadı. Kendisi yanlış anlamış sanıyorum.
Geçelim "Utanç Müzesi" olayına. Utanması gerekenler Madımak'ı "Utanç Müzesi" yapmayacaklarına göre; utanması gerekenlerden yapılan bir talep değil anladığım kadarıyla. Utanması gerekmeyenler, yani bizler burayı müze yapacaksak neden "Utanç Müzesi" olmasını isteyelim. Bizim bir utancımız yok ki. Biz elbette buranın "Kardeşlik Müzesi" olmasını isteyeceğiz; çünkü bu ülkede barışın ve kardeşliğin karşı tarafı utandırarak değil, bilinçlendirerek kurulacağını düşünüyoruz.
Empati bir hayat tarzıdır. Madımak'ın Barış ve Kardeşlik Müzesi olması, utanması gerekenleri utandıracak, bilinçlenmesi gerekenleri ise uyaracaktır. "Utanç Müzesi" ismine çok takılmak istemiyorum ama o otelin müze haline getirilmesi; zaten utanması gerekenleri yeterince utandıracaktır. Buradaki birincil amaç da zaten birilerini utandırmak, bir şeylerin intikamını almak değil; gelecekte böyle olayların yaşanmaması için orayı, o olayları hatırlatacak bir anıt haline getirmektir/olmalıdır. Amacımız bu ülkenin insanlarının birbirini kırmasını, aydınlarını yakmasını, kendisini kullandırmasını önlemektir. Ülkenin içinde bulunduğu konjektür de buna aslında harfiyen uygun durumda.
Kampanyada yola çıkarken birilerini utandırmak adına değil; hem bu katliamın hatırlanıp bilinçleri uyaracak bir anıta kavuşmak, hem de katliamda hayatını kaybeden insanlarımızın isimlerinin ve hatıralarının yaşatılacağı bir müzeye kavuşmayı planladık. "Utanç Müzesi mi olacak, Kardeşlik Müzesi mi?" sorusuna da çok takılmış durumda değiliz. Şu aşamada müzenin isminin tartışmasını yapmanın bizi de pek ilerleteceğini düşünmüyorum.
Ortak talep aynıdır: "Madımak Müze Olacak!" Müze olayını çözdükten sonra sanıyorum isim konusunu tekrar oturup tartışabiliriz. Ortada müze önerisini kesin bir dille reddeden bir iktidar varken; bizlerin kampanyalarımızdaki çeşitli ayrıntıları tartışmamızın çok "verimli" ve "sonuç verici" olduğunu sanmıyorum.
Yine de Sayın Karabudak'a tartışmaya kattığı yeni fikirler için de teşekkür ediyoruz tabi ki. Eleştiri iyidir, zararı olmaz.
Ceyhun Günal
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|