|
BirGün'ün Telekom'un her ay abonelerinden aldığı sabit ücrete karşı açılan davada İstanbul Beykoz Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin "haksız kazanç ve geri ödeme" kararı verdiğini duyurmasının ardından binlerce abonenin dava açması Telekom'u harekete geçirdi.
Telekom yönetimi, "aracılar" vasıtasıyla abonelere 'boş yere mahkemelere gitmeyin, alacağınız para masraflarınızı bile karşılamaz' şeklinde mesajlar göndererek, haksız kazancının üzerine gidilmesini engellemeye çalışıyor. Uzmanlar, Telekom'un bu davranışı altında bütün abonelerin mahkemeye gitmesi durumunda her ay yaklaşık 19 milyon aboneden KDV ve Özel İletişim Vergisi de ilave edildiğinde ortalama 15 YTL'yi bulan, bir ayda 285 milyon YTL, bir yılda ise 3.420 milyon YTL'lik haksız kazancı kaybetme korkusunun yattığını vurguladı.
TÜKETİCİ Mİ, TELEKOM DERNEĞİ BAŞKANI MI? Tüketici Eğitimi ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Zerçin Ergün Duruk, Beykoz Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin, Telekom tarafından alınan sabit ücreti "haksız bulan ve bu paraların abonelere iade edilmesini" öngören kararına karşılık, Yargıtay'ın "benzer bir davada" 2006'da Telekom'un sabit ücret uygulamasını uygun bulduğunu iddia etti. "Yargıtay'ın bu kararı göz önüne alındığında", mahkemelere başvuran tüketicilerin; 2 yıl geriye dönük olarak isteyecekleri yaklaşık 250 YTL'yi bulan sabit ücretleri geri "alamayabileceklerini" savunan Durak, daha sonra da bu parayı alsalar bile tüketicilerin dava işlemi için yapacakları masrafların alacakları paradan daha fazla olacağını ileri sürerek, abonelerin dava açmalarının önüne geçmeye çalıştı. Oysa işçi emeklisi Salim Yılmaz'ın Telekom'a açtığı dava sonucunda Telekom şirketi, faiz ve masraflarla birlikte Yılmaz'a ödeme yapmaya mahkum edilmişti.
'AMACIMIZ İPTAL KARARI ÇIKARMAK' Beykoz Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Başkanı Mimar Aysel Canekşi de, sabit ücret ile ilgili Ulaştırma Bakanlığı ve Telekomünikasyon Kuru-mu'na şu ana kadar 250 bin civarında Telekom abonesinin hakkını aramak için ihtarname çektiğini bildirdi. "Bize çok sayıda başvuru gelmeye devam ediyor ama biz bunları şimdilik icraya yönlendirmiyoruz" diyen Canekşi, Türk Telekom'un Salim Yılmaz ile ilgili karar hakkında üst mahkemeye müracat yaptığını ve 19 Şubat'ta davanın görüleceğini belirtti. Bu davadan çıkacak sonucun sadece Salim Yılmaz'ı bağlayacağını, kendilerinin ise insanları haksızca kendilerinden alınan bir paraya karşı harekete geçirerek, sabit ücrete tek tek başvurularda mahkeme kararlarının değil Ulaştırma Bakanlığı ve Telekomünikasyon Kurumu'nun "iptal" kararı vermesi için kamuoyu baskısı yaratmaya çalıştıklarını söyledi. Canekşi, aboneler nasıl tek tek mahkemelere gidiyorlarsa Telekom'un da bu kararları tek tek üst mahkemeye taşımak zorunda kaldığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
YARIN HERKES BU ADLA PARA İSTERSE? "Bu, Telekom ve halk arasında bir mücadele. Burada dengeler de çatışacak, yani mahkemeler arasında şirket tarafı mı halk tarafı mı diye de tartışmalar çıkacak, ki biz bunu hedefliyoruz zaten. Bu, sabit ücretin tartışılmasını ve ortaya çıkan kamuoyu baskısıyla, bu ad altında hiçbir hizmetin karşılığı olmadan keyfi olarak benim şöyle harcamalarım var denilerek konuşma ücreti dışında alınan paranın haksız olduğunun yetkililerce tanınmasını ve iptal edilmesini istiyoruz. Yoksa, bu tür uygulamalar yarın diğer hizmetlerde de sabit ücret adı altında hepimizden keyfi olarak para alınmasına yol açacak ve biz bununla mücadele etmeye çağırıyoruz insanları. Ualtıma Bakanlı-ğı'na ya da Telekomünikasyon Kurumu'na internet sitemizde de örneği yer alan bir ihtarname çekmeleri yeterli. Bunun 6 YTL gibi bir posta masrafı dışında bir masrafı yok. Böylece 1 milyon ihtarnameye ulaşmayı istiyoruz. Yetkililer bunu görmezden gelemezler. O zaman Bakanlık ve Telekomünikasyon Kurumu sabit ücreti iptal etmek zorunda kalacak."
Canekşi, Durak'ın hatırlattığı, 2006'da Yargıtay'ın verdiği kararla ilgili olarak da, o kararın şu an bir bağlayıcılığı olmadığını söyledi. 1 Mart 2007'ye kadar Telekom'un abonenin konuşmasına karşılık belli saatlerde ücretsiz kontür verdiğini ve bunun da aslında sabit ücret karşılığında bir geri ödeme uygulaması olduğunu vurgulayan Canekşi, "Sonradan kontür uygulaması kaldırılınca sabit ücretin bir karşılığı olmamaya başladı. Dolayısıyla Yargıtay'ın 2006'da verdiği karar, bu kontür uygulaması dönemini bağlar ama şimdiki durumu bağlamaz" dedi. Birgün Ekonomi
* * * Yılmaz: Halkı aptal yerine koyuyorlar BİR tüketici derneğinin başkanı olan Zerçin Ergün Duruk, tüketicilere 'geri alacağınız paraya değmez' mesajı vermeye ve tüketicileri Telekom'a dava açmaktan vazgeçirmeye çalışırken, tüketicilerin neden haklarını savunması gerektiğini, bunun basit bir dava olmadığını kendi başına dava açan ve kazanan işçi emeklisi Salim Yılmaz anlattı. Telekom'un haksız yere insanlardan para aldığını ifade eden Yımaz, şöyle konuştu: "Halk bu haksızlıklarla kendisi mücadele etmeli. 600-700 YTL arası emekli maaşı alıyorum. Maaşımız zaten elektrik, su telefon faturalarına gidiyor. Onların ise umrunda değil. Benim tek isteğim halk kendi kendine sahip çıksın, haklarını arasın. Yetkililer duyarsız. Halkı sömürmekten başka düşünceleri yok. Doğalgaza, suya, elektriğe yaptıkları zammın yüzde kaçını emekliye, işçiye, kamu çalışanına ödüyorlar. Halk aptal yerine konuyor."
BİRGÜN
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|