Yeni Kitap: Ateşte Semaha Durmak Gazeteler
                                   Alevilerin İlk ve Tek Günlük Gazetesi  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Madımak Anması Sivas'dan Canlı
Devamını Oku 2 Temmuz'da Alanlardayız
Devamını Oku Sivas CHP Bu Fotoğrafın Neresinde?
Devamını Oku Sivas Anmasına Polis Müdahalesi
Devamını Oku Sivas CHP Bu Kez de AKP İle Aynı Safta

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku Yeni Kitap: Ateşte Semaha Durmak
Devamını Oku Aysun Kayacı ve Demokrasi
Devamını Oku İşte İran'ın First Lady'si
Devamını Oku Doğan'ın Fethullah Gülen Hayranlığı
Devamını Oku Birbirlerine Sarılarak Öldüler

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.




RSS / XML
RSS 0.91

Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Hasan Harmancı> Karanfillerin Semahı
 Karanfillerin Semahı
Hasan Harmancı Bazı ritüellerin yaşanması doğal haliyle sürerken, onların bir damla kanla kirlenmesi insanda değişiklikler oluşturur. Sivas Katliamı'nın üzerinden onca yıl geçmesine karşın aklımıza imgelenen en önemli nokta oraya gidenler arasında gençlik yıllarını semahla örenlerin varlığıdır. Onca yazarın, sanatçının, ozanın, aydının, örgüt yöneticisinin gidip de kaldığı Madımak Oteli'nde semah dönenlerin, yakıldıkları ateşte karanfiller gibi kızıllaşarak açmalarıdır aklımızda bize simge kalan.



Sivas'ta 93'te yapılan etkinliklerin ilk günü tüm katılanların sevinç ve coşkuları arasında sürer. Herkes o günün nasıl da güzel başladığını anlatır. Ya ikinci gün. O 2 Temmuz gününü nasıl anlatıyorlar. Birden bire öğlen saatlerini yüzümüze vura vura hatırlatan güneşin yükselmesi ve öte yanda camilerin etrafında biriken kalabalıkların haykırışları. Bu haykırışların çoğaldıkça şiddete dönen yüzü, gün soluncaya kadar direniyor. Bu gerçek bir direnmedir. Ölümü çoğaltma direnişidir. Bir toplu kıyıma giden direniş. İnsana olan umudun gittikçe tükendiği bir direniş. Kurban ve ateşin birleşmeye, çoğalmaya, öç almaya nefes alıp verdiği bir direniş.
Sivas'ta törenler ilk gün Atatürk Anıtı'na çelenk koymayla başlıyor. Ne kadar protokol değil mi. Tam bir devlet geleneği uygulaması. Sonrası uygulamalar da böyle devam ediyor zaten. Bunda kanıksanmayacak bir şey yok. Devlet bir yerde bir etkinlik yapacağı zaman böyle başlar. Bu etkinliklere çoğunlukla polis telsizleri eşlik eder. Tıpkı Sivas'ta olduğu gibi.
Bir tiyatro oyunu olarak izlerseniz bunu, karaografide tüm bir Sivas'ı görmek mümkün olmaz elbette. İşte bu nedenle başvurulacak şey belleklerimizden çıkmayan görüntülerdir. Bu görüntüler ne yazık ki katliamın tanığı olmaktan öte bellektir bize, insanlığa. O bellekler de kendimizi unuttuğumuz an, hatırlatmak içindir. Sadece sahne olarak bakarsanız 3 kadın 4 erkek görürsünüz tiyatro sahnesinde. Bu sahneyi bozan şey, birden kimsenin reddedemeyeceği görüntüleri bize sunan sinema kareleri oluverir birden.

Sivas; gazete arşivlerinde birikmiş bildiriler ve yazılar, 93 Temmuz'unun ilk günlerine sığan sinema kareleri;
Ankara; ve asla taraflılığından vazgeçemeyeceğimiz kişilerin açıklamaları. Yani Demirel, Çiller Yılmaz, İnönü vs.ler. Sivas kareleri arasında onların adlarının ne işi var demeyin. Onlar sadece o günün değil, tüm katliam yargılaması boyunca karşımızda olanlardır. Mahkemelerin soğuk duvarlarına güç verenlerdir. Bu insanlık ayıbının karartılmasında öncelikli olarak başka kimin emeği olabilir ki o kadar.

Sivas; Saat 14: 00, cami yollarından yürüyerek birikenler; "Şeriat gelecek, zulüm bitecek."
Sivas; Saat 14: 00, Kültür Merkezinden çıkanlar; "Türkiye Laiktir, Laik kalacak."

İşte o ismi geçenlerin bize adım adım sundukları Türkiye.
Saatler ilerliyor. Kurtuluş umudu arayan telefon trafiği, belgelerle karelerde; Sivas-Ankara; Ankara-Sivas…. Konuşmalar ise oyuncuların ağzında; "gerekli önlemler alındı!" Asker geliyor. Polisler yeterli… Sürüyor umutlar.
Polis telsizleri; "kalabalık birikti." Karamollaoğlu konuşuyor; "gazanız mübarek olsun. Şunların ruhuna bir Fatiha okuyalım önce…"

Saat: 15/16, Madımak Oteli'nin içinde tüm adı geçenler. İçerde korku yok. Bekleyiş var. Gençler türkü söylüyor. Şairler ozanlar konuşuyor; "aramızdan biri ölse ne olacak. Yanıtlıyor biri; "Geri kalanlar ölene şiir yazacak…" Kendilerini bekliyorlar anlaşılan, anlı şanlı. Yok yok Godot'u bekliyorlar. Birgün gelecek…
Dışarısı daha hareketli, kameralar orada. Pir Sultan Abdal'ın heykeli otelin önünde. Müthiş bir heyecan. Kin, nefret, vecd hali; heykeli tekmeleyenler, sövenler, kafa vuranlar, ısıranlar, üzerinde tepinenler… ve gaz dökülüp yakılmaya başlanan saatler… Heykeli yakıyorlar önce; Pir Sultan Abdal'ın dilinde; "bu kaçıncı ölmem hain…"
Saat 19: 20, Polis telsizinden; 3832: "Topluluk (güruh oluşturan beyefendiler) iyice/ne kontrolden çıktı…" Sivas'ta Müslümanlar yargılama ve cezalandırma hakkını kullanıyor.
Saat: 19: 55, cehennem ateşi.
Kitabın dediği oluyor…
Z. Taşpınar: "Yakıyorlar bizi…"
Saat 20: 00, Kim boğuldu, kim yandı, kim tükendi.
Polis anonsları yoruldu; kin kusuldu. Sustu son cümleyle; 3830: "Madımakta yanıt yok."
Olay tamam. El Fatiha.
Ortadoğudaki tüm katliamlara ortak bir bahane: Müslümanlar göreve!

Sessiz belgeler çığlık atıyor, ses oyunculara kaldı. Dostlar Tiyatrosu'na.
Toplu bir katliam gösterisi bitti.
Sivas sokaklarına ve katledenlere her bir katlettiklerinin yüzü asılı kaldı.
Dava ne zaman bitti görünüyor; 2002'de. Yer: Ankara. Adalet mülkün temelidir; önemli sanıklardan bazıları hala yakalanamadı. Bazıları milletvekili oldu. Kimisi ödüllendirildi hakkıyla.
Devlet orayı katliam müzesi yapmaya korkuyor, ya da polis anonsları susmadı.
Susmayan başka bir şey de tragedya ve trajediyi anlatan bitmeyen oyunlar. Belgesel tiyatro oyunu; "Sivas 93". Biz hala oradayız, ya siz…

Hasan Harmancı
hasan.harmanci@hotmail.com


27.02.2008 14:18:54
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Hasan Harmancı Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 03.07.2008 14:04:15 - Alevi Köye Alevi İmam
Devamını Oku 24.06.2008 14:07:47 - Gerçeklerde Yalan Olmaz
Devamını Oku 12.06.2008 13:20:52 - Aleviliğin Sessiz Gücü
Devamını Oku 27.05.2008 07:47:03 - Kırılamayan Gençlik
Devamını Oku 16.05.2008 13:11:28 - Çocuklara Tanrı Anlayışı
Devamını Oku 05.05.2008 11:40:58 - Nefes Tazelemek
Devamını Oku 23.04.2008 11:02:12 - Eklektikten Kurtuluş
Devamını Oku 10.04.2008 12:27:49 - Boşlukta Köprü: Nereye Gideceğiz
Devamını Oku 31.03.2008 16:06:23 - Hakk Olan Delil İster
Devamını Oku 20.03.2008 07:06:54 - Nereye Ey Güzel İnsanlar
Devamını Oku 10.03.2008 17:27:34 - Susma Barışı
Devamını Oku 27.02.2008 14:18:54 - Karanfillerin Semahı
Devamını Oku 14.02.2008 12:22:22 - Sol Havaleler
Devamını Oku 30.01.2008 12:41:40 - Ölümsüzlüğe Umut
Devamını Oku 12.01.2008 02:23:42 - Kerbela'nın Acı Suyu
Devamını Oku 07.01.2008 10:59:38 - Bir Alevi Köyüne Daha Cami Projesi
Devamını Oku 25.12.2007 21:59:51 - Korkularımı Yenemiyorum
Devamını Oku 28.11.2007 18:05:32 - Sistem Sayıklamaları ve Aleviler
Devamını Oku 24.10.2007 10:14:00 - Bir Can Daha Eksildik
Devamını Oku 03.10.2007 11:39:11 - Güvercin Kardeşliği
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 10 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,40
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku

Ateşe Semah Durmak
 
2 Temmuz'da Alevionline'a 7.500 Okuyucu
2 Temmuz-da Alevionline-a 7.500 Okuyucu 2 Temmuz günü Alevionline tarihinin en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştı. 1 ve 2 Temmuz tarihlerinde yoğun okucu akınına uğrayan Alevionline'ı 1 Temmuz'da 5 bin, 2 Temmuz'da 7.500 kişi ziyaret etti. 2 Temmuz'daki ziyaretçi sayısı Alevionline'ın bugüne kadar aldığı en yüksek ziyaretçi sayısı oldu....
Madımak İmza Kampanyası STGM Sitesinde
Canlı Yayın Teşekkürü
0,36 saniyede derlendi.
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat