Alevilerin İlk ve Tek Günlük Gazetesi  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Grup Munzur'dan Yeni Kaset - Kızıl Anka
Devamını Oku Kanaltürk TV Kime Satıldı?
Devamını Oku İşte Kare Kare Tarikat Linci
Devamını Oku Akkiraz ve Özarslan Babylon'da
Devamını Oku Tayyipullah ile MSN Konuşması

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku "Maraş Katliamdır, Aç Sözlüğe Bak"
Devamını Oku Korumalar Çuval Geçirip Dövdü
Devamını Oku Tayyipullah ile MSN Konuşması
Devamını Oku Renkhaber Oldukça İddialı
Devamını Oku Aysun Kayacı 301 İfadesi Verecek

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.




RSS / XML
RSS 0.91

Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Hasan Harmancı> Nefes Tazelemek
 Nefes Tazelemek
Hasan Harmancı İnanç ve felsefe bir araya geldiğinde yaşamımızı beraber sürdürdüğümüz, biz dahil her şeyin nasıl yaratıldığı ve ya doğuşunun nasıl olduğu üzerine alevlenir tartışmalar. Bunun önemli gerekçesi, her inanç ve felsefe nereye yakın olduğunu veya tarihini, mitolojisini, inancını nelere göre kurduğunu baştan ortaya koyar. İşte Aleviliğin felsefesinin temeline koyduğu bu yöndeki sorunun yanıtları nasıl aranmalı ve Aleviliğin içinde nasıl boyutlandığının bulanıklaştığı bir süreçteyiz. Bu bir başlangıç sadece.




Haşim Kutlu, Kızılbaş Alevilikte Yol-Erkân-Meydan. Yurt Yayınları, 2007.



İnanç ve felsefe bir araya geldiğinde yaşamımızı beraber sürdürdüğümüz, biz dahil her şeyin nasıl yaratıldığı ve ya doğuşunun nasıl olduğu üzerine alevlenir tartışmalar. Bunun önemli gerekçesi, her inanç ve felsefe nereye yakın olduğunu veya tarihini, mitolojisini, inancını nelere göre kurduğunu baştan ortaya koyar. İşte Aleviliğin felsefesinin temeline koyduğu bu yöndeki sorunun yanıtları nasıl aranmalı ve Aleviliğin içinde nasıl boyutlandığının bulanıklaştığı bir süreçteyiz. Bu bir başlangıç sadece.

Bu inancın felsefi olarak kurumsallaşıp kurumsallaşmadığını da gösterir bize. İşte son dönemlerde Aleviliğin sırrını arayanlar ve ona vakıf olanlar bu kapıları aralıyorlar yolu. Binlerce yılın birikimi felsefe ve inanç örgüsünü bir kalemde çözmek öyle kolay olmasa gerek. Artık kolaylıklar üzerine değil de birbirimizin birikimi üzerine yola çıkıyoruz. Bazen de sözün bir sınırı oluyor. Yani her söz her mecliste dillendirilmez. İşte bu haliyle üç yüz yıllık süreç içinde kurumsallaşması sindirilmeye çalışılan Alevilik kendini yeniden yaratırken, dağılmış olan belleğini, sırlarını, kitabe ve sözlü gelenekten süzüle süzüle meydanda güçlenen hikmet ve şiir geleneğiyle bu yaratıcılığını konuşturuyor. Sır kitapları Alevilik açısından korku ve kutsallığın eli yakması değildir. Ona korku ve kaygı ile yaklaşılmaz. Bilim, bilgi ve aşk açlığı ile yaklaşılır.

Alevilik şöyle çıkıyor yola; "Varlık kendini yoktan var edemez, yokluk hiçlik demektir." İşte bu cümle bir yaratıcıcılara ve ona bağlı kurgulara karşı her ne demek istiyorsa, Haşim Kutlu'nun son çalışması olan "Kızılbaş Alevilikte Yol- Erkân-Meydan"da onu diyor. Bu kitap tartışmaları politik arenadan felsefe alanına çeken nadir çalışmalardan biridir. Daha önceki çalışmaların içinde politik yanıtlamalardan kaynaklanan bir çıkış ve kurgu içerirken, bu çalışmada buna gerek kalmadan belli bir birikim ve felsefi alan dikkate alınarak ve hiç karşılaştırmaya gerek bırakmadan doğrudan Aleviliğin felsefi kollarının üretiminin yansımalarını paylaşıyor bizimle.

İnsanlığın başlangıcına ait ve felsefenin de temel sorularını oluşturan noktalardan yola çıkılarak, Alevilik felsefi kurgusunu bilimle ve genel felsefe ile nasıl atbaşı sürdüğünü ve anlaşılır bir temele, dayanağa sahip olunduğunu gözler önüne seriliyor bu çalışma. Kendini Nokta-i Vahit (nur) ile başlatan bir inancın nasıl bir yol izleyeceği tartışma konusu ve bunun kitaplı dinlere bulaşılmadan verilebilmesi bu bilgi kirliliği içinde ne yazık ki en zor şey. İşte bu kitap bunlara bulaşmadan -yanlış kanı ve felsefi kurguları tartışmak hariç doğal olarak- bu felsefe ve inançları örneklemeye gerek duymadan bir felsefenin kendisini anlatıyor.

Haşim Kutlu'yu birçoğunuz gibi yıllardır okuyan, izleyen biri olarak, onun Hacı Bektaşi Veli Dergahı'nda çocukluğunu ve gençliğini babası Kurban Baba ile hizmetli olarak geçirmiş olduğunu öğrenmek ise apayrı bir sürpriz oldu. Benim için sır ancak burada saklı olabilir. Bilgeliğin içinde yaşananı özümsemiş olmaktır bu da. İşte bu felsefenin el değmemiş veya bozulmasına imkan olmayan yanıdır. Biz, yıllardır bu kapıları aramıyor muyuz. Bu birikimi dinlemek ve öğrenmek için köy köy dolaşmıyor muyuz. Bu birikimi ne kadarını paylaşıldığının bu kitapta tüm detaylarıyla görmek mümkün mü bilmiyorum, ancak dergahta edinilenin ne kadar yaratıcı ve Aleviliği güçlendirici, umutlandırıcı olduğunu görmek mümkün.

Aleviliğin en çok ihtiyaç duyduğu durumlardan biri de felsefesini kendi dili ve kavramları ile açıklamasıdır. Bu Aleviliğin kaybedilmeye, yozlaştırılmaya çalışılan yanı üstelik. Kutlu'nun ilk verimi burada faş ediyor. O kendi felsefesinin dilini ve kavramlarını hem iyi kullanıyor, hem de gerek duyduğunda çözümlüyor. Bir çalışmanın özgünlüğünü ve gücünü en çok buradan alabiliriz. Kendi dilini kullanan Alevilik ne küçümsenebilir, ne de köleleştirilebilir. Bu özgünlük halinde Aleviliğin dalları, ana damarla kendine dışarıdan şırıngalanmaya çalışılanı kolayca reddeder.

Zoru Aşan Konular
Bu kitapla sadece genel okuma amaçlı yola çıkılmadığı, aynı zamanda Pirlere, Dedelere, Babalara yönelik olduğunu söylemek gerek. Kutlu'nun bu noktadaki iddiası ve anlatımları ile kurguları uyuşmaktadır. Kitabın heyecanlandıran önemli yanlarından biri de bu özelliğidir. Yani bu çalışmayı okumak amaçlı değil öğrenmek ve uygulamak amaçlı ele almak gerek. Toplumumuzun kirlenmiş olar birçok soru/yanıtını burada görmek, üzerimizdeki Alevilik gömleğinin teorik kalmasını engelliyor.

Kutlu, "Alevilikte hukuk ve ahlak konusu hep birbirlerine karıştırılmakta, aynı şeymiş gibi ele alınırken, anlayışın tamamı da sadece bir 'dar erkânı'na indirgenmektedir. Otantik yapılanma çözüldüğü ve dağıldığı için dar erkânının teorik arka planı bilinmemektedir. Sorulmamaktadır da. Pirlik makamı için hazırladığım bu çalışmada, en köklü soruyu, Alevi hukukunun ne olduğu noktasında sordum. Bu alanda çalışma yapan akademisyenlerin, yol-erkân sürdüren pirlerin herkesten önce sormaları gerekiyordu bu soruyu ama sormadılar, ben sordum. Kuşkusuz kendi soruma verdiğim bir yanıtta oldu. Bu başlık altında okuyacaklarınız benim verdiğim yanıtı oluşturmaktadır. Benim yanıtıma katılmayabilinir, hatta doğru da bulunmayabilinir. Ama açıktır ki, bu soru Alevilerin ve Aleviliğin sorulması gereken temel bir sorusudur ve bu soruya her Alevinin olduğu kadar, her pirin de bir yanıtı olmak zorundadır. İşte 'dar erkânımız var' demek hiçbir şekilde yanıt olmadığı gibi, ne de güzel 'halk mahkemesi' övgüleri dizmek de, yanıt olmaya yetmez. Yahudilik, Hıristiyanlık ya da İslamiyet gibi egemen dinlerin hukuku örneğin kıyas/kısas hukuku olarak adlandırılmaktadır. Modern toplum olarak kabul edilen kapitalizmin hukuku literatürde pozitif hukuk olarak adlandırılmaktadır. Peki, Kızılbaş Aleviliğin dayandığı hukuk sistemini nereye koymak durumundayız?" sorusu ile bir anlamda bugün gerçekleştirilen cemlerin sosyal niteliğini tartışmaya açıyor. Ancak bu sorunun Alevilik açısından önemini de ortaya koyuyor ve; "Oysa Kızılbaş Aleviliğin 'hak ve adalet' anlayışı, konunun özü bakımından bırakınız güncellik açısından yanıt olup olmamayı, gerçekte, gelecek açısından bile literatüre geçecek niteliktedir. Ne ki, Kızılbaş Aleviliğin muhtevasına giren birçok konu gibi bu konu da öz yapılanması itibariyle tahrip edilmiş, uygulama alanından alıkonulmuştur." biçiminde sistemleşme sorununun neye mal olacağına öngörüyle dikkat çekiyor.

Kitap, Aleviliği bilmek için öncelikle dört kapı kırk makamı felsefi olarak değerlendiren, bu kavramları Aleviliğin varlığa geliş felsefesi ile yoğuran ve boyutlarının nasıl oluştuğu üzerinde tartışan bir içeriğe sahip. Fırka-i Naciye evlatlarının felsefi kurgularının ne olduğunu ve bu anlamda Başköylü Hasan Efendi (Pir Hasan)'nin nasıl anlaşılması gerektiğini, Hak- Muhammed- Ali üçlemesinin Aleviliği kullanmaya kalkanlar tarafından nasıl çarpıtıldığını ayrıntılı olarak dile getiriyor.

Her okuyanın kolayca anlayabileceği bir dilin varlığına karşın, yoğun bir felsefi düzlemden bakan Kutlu, Alevilik açısından ölümün ne anlama geldiği, ne olarak anlaşıldığı, yeniden doğuşun nasıl kurgulandığı, bunun diğer felsefeler ile ilişkisinin ne olduğu, Alevi şiir geleneğinden nasıl beslenildiğine dair açıklamalı örnekler veriyor. Musahip kardeşliği için ikrarın nasıl alındığı, bu ikrarın nasıl korunduğu ve bir Alevilik kimliğinin bu kural üzerinden nasıl işlediğini, felsefi ve pratik düsturları ile anlaşılabilmesini nasıl sağlayabileceğimizi nesnelleştiriyor. Musahiplikte kadının rolü ile önemi ve kadın kimliğinin genel olarak Alevilikte neden öne çıktığını ikrar töreninin ilksel özelliklerine atıflarıyla biçimlendiriyor.

On iki hizmet ve on iki erkânın gülbengler, uygulanış ve yaşanış sırasıyla dile getirilmesi ve bu cem unsurlarının Alevilikteki toplumsal karşılığının ne olduğu, Alevi felsefesinde kullanılan ancak kirlenme ile karşı karşıya kalan bazı hizmetlerin yeniden yapılandırılmasının zorunluluğu, Alevilikte suç ve ceza ilişkisinin ne üzerine kurulduğunu tartışmak açısından çözümlemeler sunmaktadır Kutlu. Aşure'nin Aleviliğe nasıl girdiği ve değerinin ne olduğu, Nuh Tufan'ının Alevilikteki anlamının ne olduğunun görülmesi ve Hakk'a yürüyen can için yol-erkânın nasıl gerçekleştirileceğini pratik bir diyaloğ biçiminde tartışmaktadır. İşte bu nedenle bu çalışma taliplerin kendini bilmesi kadar, pirlik makamının da yozlaşmış felsefi kurgulardan kendini soyutlamasına bir uyarıcıdır.

Kirli Suyu Durdurmak
Alevi dedelerinin, babalarının gittikçe besinsiz ve 'el'siz kaldığı bu süreçte düştükleri yanlışları nasıl yeniden ele alabilecekleri ve bunun için felsefeyi nasıl okumaları gerektiğine yönelik açık tartışmadır bu çalışma. Kutlu bu cesareti göstermektedir.

Son yıllarda Aleviliğin kimlik ve 'öz'lük sorunları yaşamasının getirdiği sorunlara yanıtı felsefe ile vermek ve bu tartışmaların düzeyini belirlemek ne yazık ki hep ayakları basmayan bir formasyon ile gerçekleşti. Alevi kimdir ve nasıl düşünür, ne ile düşünür, ruh tasarımı nasıldır soruları sürekli olarak ilahi bir deformasyonla tek tipleştirilmeye ve gittikçe yok sayılmaya itilmeye çalışılmıştır. Bu nedenle İslami kurum ve kuruluşların müdahale ve zorlamaları ile karşılaşılmaya kapı aralanmıştır. Cem unsurlarının kitabi olarak kuranileştirilmesi ve asli unsur olarak manifestosunun peygamber kişiliği ile Muhammed'e yüklenilmesinin neleri aksattığını bu çalışmanın felsefi gücüyle görmek mümkün. Aleviliğin yaralanmış yüzünün yanında özellikle yol dilini kaybeden veya sindirememiş dedeler ve gençler tarafından nasıl da karmaşaya ve önlenemez asimilasyona çığır açtığını bu çalışmayı okuyunca anlamak daha bir kolaylaşıyor.

Bu çalışma bu nedenle toplumsallaşmanın dil ve felsefe ile yaratılabileceğini bize göstermektedir. Aleviliğin içinde yaşayan olmanın getirdiği pratik gücü ise Kutlu'nun meydanı boş bulanlara tokat gibi yanıtları öne çıkıyor. Bu çalışma delil yaratmıyor, Aleviliğin 'delil'ini yeniden uyarıyor ve yolu açanlara hikmeti bir güç katıyor. Okudukça heyecanınızı saklayamayacağınız birçok bilgi ve belge ile karşılaşacaksınız. Bazı anlatımlarında Kurban Baba'nın öngörü ve öğretisinin talip üzerindeki etkisini, bazı yerlerde Pir Hasan'ın öğretisinin şiirsel dilini soluyacaksınız. Hele hele Pir Kurban Baba'nın kendi darını kendisinin görmesini, Aleviliğin nasıl bir ruhsal sezgi ve idealize içinde olduğunu anlamak açısından çok yaratıcı.

Felsefe okullarında okunmayı hak eden Alevilik, yol eksikliklerini kapatmaya başladıkça toplumsal düzenlenime giden yolunu çağdaş dünya ile daha bir kuracak ve ayakları üzerinde söyleyecek sözü çoğalacaktır. Kutlu, yaşamını adadığı Alevilik felsefesinin yol eri olarak bir bellek tazeleme özeleştirisi ile bize sunduğu çalışması Alevi yoluna, terminolojisine, hukukuna bir dil sunmaktadır, binlerce yılın nefesiyle hem de. İşte şimdi bir söz daha da değerleniyor; "aşk ile erenler" diyenlerin dillerine nasıl ve ne ile sahip olmaları gerektiği.

Hasan Harmancı

Nefes Tazelemek





Hasan Harmancı

05.05.2008 11:40:58
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Hasan Harmancı Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 16.05.2008 13:11:28 - Çocuklara Tanrı Anlayışı
Devamını Oku 05.05.2008 11:40:58 - Nefes Tazelemek
Devamını Oku 23.04.2008 11:02:12 - Eklektikten Kurtuluş
Devamını Oku 10.04.2008 12:27:49 - Boşlukta Köprü: Nereye Gideceğiz
Devamını Oku 31.03.2008 16:06:23 - Hakk Olan Delil İster
Devamını Oku 20.03.2008 07:06:54 - Nereye Ey Güzel İnsanlar
Devamını Oku 10.03.2008 17:27:34 - Susma Barışı
Devamını Oku 27.02.2008 14:18:54 - Karanfillerin Semahı
Devamını Oku 14.02.2008 12:22:22 - Sol Havaleler
Devamını Oku 30.01.2008 12:41:40 - Ölümsüzlüğe Umut
Devamını Oku 12.01.2008 02:23:42 - Kerbela'nın Acı Suyu
Devamını Oku 07.01.2008 10:59:38 - Bir Alevi Köyüne Daha Cami Projesi
Devamını Oku 25.12.2007 21:59:51 - Korkularımı Yenemiyorum
Devamını Oku 28.11.2007 18:05:32 - Sistem Sayıklamaları ve Aleviler
Devamını Oku 24.10.2007 10:14:00 - Bir Can Daha Eksildik
Devamını Oku 03.10.2007 11:39:11 - Güvercin Kardeşliği
Devamını Oku 27.09.2007 08:39:22 - Hacıbektaş Yenilgisi
Devamını Oku 11.09.2007 21:08:36 - Fişsel Değeriniz
Devamını Oku 29.08.2007 23:38:05 - Alevilik'in Tutunduğu Siyasal Çark
Devamını Oku 07.08.2007 22:39:22 - Dilimiz Solmasın - 2
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 2 ziyaretçimizin puan ortalaması: 4,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku


 
Renkhaber Oldukça İddialı
Renkhaber Oldukça İddialı Alevionline'ın da yayın yönetmeni olan Ceyhun Günal'la, Ali Ersin Kelleci arkadaşımız samimi ve faydalı bir sohbet gerçekleştirdi. Günal'ın yayın yönetmenliğini yürüttüğü Renkhaber üzerine olan söyleşide Alevionline'la ilgili planlar, yaşanan sıkıntılar ve internetteki faaliyetler konuşuldu. Röportajı aktarıyoruz:...
Youtube, Şimdilik, Yeniden Özgür
Ekşi Sözlük'ün Davası Reddedildi
1,02 saniyede derlendi.
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat