|
Avrupa Birliği müzakere sürecinde büyük önem taşıyan Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesiyle ilgili değişiklik teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'nda 12.5 saat süren tartışmalar sonunda kabul edildi. AKP'li milletvekillerinin verdikleri önergelerle, soruşturma izin yetkisi Cumhurbaşkanı'ndan alınarak Adalet Bakanı'na verildi.
Avrupa Birliği müzakere sürecinde büyük önem taşıyan Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesiyle ilgili değişiklik teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'nda 12.5 saat süren tartışmalar sonunda kabul edildi.
AK Partili milletvekillerinin verdikleri önergelerle, soruşturma izin yetkisi Cumhurbaşkanı'ndan alınarak Adalet Bakanı'na verildi, metindeki "kovuşturma" ifadesi de "soruşturma" biçiminde değiştirildi. Teklifle, 301'inci maddede yer alan "Türklüğü" ifadesi "Türk Milleti", "Cumhuriyet" ifadesi de "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak değiştirildi. Teklifle maddede yer alan 3 yıllık ceza üst sınırı da 2 yıla indirildi. Ayrıca, 301'inci maddede yer alan, "Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede, bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza 3'te 1 oranında artırılır" hükmü çıkarıldı. Maddenin yeni hali: Teklife göre, 301'inci maddenin başlığı, "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama" olarak değişiyor. Önerge ile değiştirilerek kabul edilen teklifte yer alan 301'inci madde şöyle: (1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini veya Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, 1'inci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. (4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması Adalet Bakanı'nın iznine bağlıdır. Maddenin mevcut hali: (1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede, bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. (4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Görüşmeler... Görüşmeler sırasında MHP milletvekillerinin verdiği önergeler kabul edilmezken, "saygınlığını sarsar biçimde" ifadesinin önergeye kim tarafından yazıldığı tartışması yaşandı. Tartışmalar devam ederken Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi ve Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi Turgut Kazan'ın bu yönde bir önerileri olduğunu ifade ederek, "Arkadaşlar, o öneriyi eklemişler ancak ben doğru bulmuyorum" dedi. Teklifin görüşmesi 12.5 saat sürerken, 1.5 saat saat öğle yemeği için 1 saat de akşam yemeği için ara verildi. Komisyonda milletvekillerine bademli keşkül ikram edildi. MHP'li Vural'dan "hodri meydan" MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, suçu işleyenlere verilecek cezanın 2 yıla indirilmesiyle, cezanın tecil ettirilebileceğini ve paraya çevrilebileceğini belirterek, makul cezaya dönüştürülmek istendiğini ifade etti. Vural, "Hodri meydan, Türklük ibaresi kalsın diğer maddelerde ne yapıyorsanız yapın" dedi. MHP Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ise "Bu teklifle Türkiye'yi Hıristiyan Haçlı zihniyetine meze yapıyorsunuz" diyerek eleştirdi. Eleştirilere Bakan Şahin'den cevap Eleştirilere cevap vermek için söz alan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, özellikle MHP'li milletvekillerinin 'Türklük' kelimesinin çıkartılarak yerine 'Türk Milleti"nin konmasına itiraz ettiklerini, niçin Türklük kelimesinden rahatsız duyulduğunu söylediklerini belirterek, "Ben de size sorarım siz niçin Türk Milleti ibaresinden rahatsız oluyorsunuz?" diye sordu. Şahin, yargı kararlarında Türklük ifadesinin Türk Milleti anlamına geldiği yönünde içtihat oluştuğunu belirterek, "Türklük kelimesi yerine Türk Milleti kelimesinin konması, bizim değerlerimizi korumasız bırakmaz. Türklüğü, korunması gereken değerlerimizi koruyan tek bir madde TCK'nın 301'inci maddesi midir Allah aşkına? Buradaki Türklüğü çıkarınca, değerlerimiz korumasız mı kalıyor. Bizim değerlerimizi, devletimizi, milletimizi, milletimize has özellikleri koruyan üstün hukuk normu Anayasadır. Anayasada bu kavramlar var, bunları kimse değiştirmiyor, değiştiremez" dedi. "Biz sizden Türküz" Adalet Bakanı Şahin, kendisinin Oğuzlar'ın Kayı boyundan geldiğini belirterek, "Ben Türküm arkadaşlar. Benim Türklüğüme kimse hakaret edemez. Ettiği halde bunun cezası var, cezasız kalamaz. Benim soyum itibariyle, Türk soyundan gelmem itibariyle bana biri hakaret ettiğinde bunun cezası başka maddelerde var. Türklük soyut bir kavramdır, Türk Milleti ise somut bir kavramdır. Sadece teknik bir düzenleme yapılıyor. Yoksa bizim değerlerimizi ortadan kaldıran bir düzenleme yok" dedi. Şahin şöyle konuştu: "Hrant Dink, Türkiye'nin Ermeni iddialarıyla ilgili karşı aksi bir görüşü ifade etti. Bu sözleri nedeniyle yargılandı. Bir genç tarafından vuruldu. Hrant Dink'in Türk tezine karşı yazdığı bu yazı mı Türklüğe ve Türk Milletine daha fazla zarar vermiştir yoksa onun öldürülmesi mi? Malatya'da misyoner faaliyetleri yaptığı iddia edilen 3 tane insan öldürüldü. Acaba Müslümanlığa o misyonerlik faaliyetleri mi zarar verdi öldürülmeleri mi? Biz Türklüğü ortadan kaldırmıyoruz. Biz sizden de Türküz. Siz bizi ihanetle suçlayacaksınız. Hıristiyan Haçlı zihniyetine meze yapmakla suçlayacaksınız, biz kuzu kuzu dinleyeceğiz öyle mi... Sanki Türklüğü, Türk Milletini, Türk değerlerini koruyan sadece MHP'dir, ben en az onlar kadar Türk Milletini, Türklüğü seviyorum, Türk milletinin değerlerini korumak konusunda en az onlar kadar hassasım. Burada yapılan teknik bir düzenlemedir. Değerlendirmelerin hiçbirine katılmıyorum." Görüşmeler gergin geçti AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya başkanlığında toplanan görüşme, tartışmalı geçti. Görüşmeler görsel basının dışarı çıkarılmak istenmesi üzerine büyük bir tartışmayla açıldı. Bunu MHP-DTP atışması izledi. MHP'li Vural, "Türk milleti bir bütündür, mozaik de değildir" deyince, DTP'li Kaplan, "Kürt olmaktan gurur duyuyorum. Bana 'Kürt değilsin' diyemezsiniz" dedi. Komisyon Başkanı İyimaya, gazetecilerin görüntü almasından sonra kameramanları dışarı davet etti. CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe buna karşı çıkarak, bu uygulamanın anti demokratik olduğunu, basının görüşmeleri sonuna kadar izleme hakkı bulunduğunu söyledi. MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da "Neden çekiniyorsunuz? Bütün Türk milletinin burada Türklüğe ve Cumhuriyet'e hakaretin nasıl serbest bırakıldığını öğrenme hakkı var" dedi. Polis, tartaklanarak dışarı çıkarıldı Bu sırada, gazetecilere müdahale ederek dışarı çıkarmak isteyen bir polis memuru, muhalefet milletvekilleri tarafından tartaklanarak dışarı çıkarıldı. Bunun üzerine Komisyon Başkanı İyimaya, güvenlik görevlilerini dışarı davet ederken, Komisyon'da geleneğin görüntü alınmasından sonra kameraların dışarı çıkması olduğunu söyledi. MHP'li milletvekilleri ise "Ne geleneği? Bütün Türk geleneğini yıktınız. Bundan mı utanıyorsunuz?" diye bağırdı. Foto muhabirleri ve kameramanlar görüntü almaya devam ederken, muhalefet milletvekilleri kameramanların dışarı çıkarılıp çıkarılmayacağının tartışmaya açılmasını istedi. Kameraman ve foto muhabirlerinin dışarıya çıkarılmasının ardından, teklifin görüşmelerine başlandı. Komisyon, teklif üzerindeki usul tartışmalarını tamamlayarak, görüşmeleri 3 kameraman ve 1 foto muhabirin izlemesine izin verdi. AK Parti Kastamonu Milletvekili Musa Sıvacıoğlu, komisyon toplantılarının başında kameraman ve foto muhabirlerinin görüntü aldıktan çıkarılmalarının bir gelenek olduğunu ifade ederek, "Toplantıların bütün aşamasını zaten muhabirler izliyor" dedi. CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, "(Biz özgürlüklerin önünü açacak demokratikleşme paketini getiriyoruz ama CHP karşı çıkıyor) diye ekranlarda endam ediyorsunuz ama demokratikleşme olduğunu iddia ettiğiniz bir kanun görüşülürken, görsel medyayı dışarı çıkarıyorsunuz" diye konuştu. CHP'li Ünlütepe: "Şahin'in koruması vekilleri tartakladı" CHP'li Ünlütepe, gazetecileri dışarı çıkaran polisin kim olduğunun açıklanmasını isteyerek, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in korumasının milletvekillerini tartakladığını iddia etti. Bakan Şahin, CHP'li Ünlütepe'nin iddiaları üzerine iki koruması bulunduğunu belirterek, bugün kendisini koruma görevi yapan Murat Tıknazoğlu adlı polis memurunu Komisyon'a çağırdı. Koruma görevlisi polisin içeri girmesi üzerine CHP ve MHP milletvekilleri, "Hayır, bu polis değildi, bir yanlışlık oldu" dediler. Bunun üzerine polis memuru Tıknazoğlu komisyondan ayrıldı. Bakan Şahin, şimdiye kadar komisyonlarda kameramanların görüntü aldıktan sonra çıktıklarını hatırlatarak, "Bugün neden kalmaları isteniyor anlamadım" dedi. Daha sonra AK Parti milletvekilleri, kameraman ve foto muhabirlerinin komisyondan çıkarılmasına ilişkin bir önerge verdi. Önergeye CHP ve MHP milletvekilleri itiraz ederken, yeniden usul tartışması yaşandı. MHP ve CHP milletvekillerinin AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'a "Kaş, göz hareketleriyle komisyonu yönetiyor" diye laf atmaları üzerine Bozdağ, söz istedi. İçtüzük ve Anayasa hükümlerini hatırlatan Bozdağ, muhabirlerin toplantıları izlemelerinde hiçbir sınırlama olmadığını söyledi. Tartışmalardan sonra Komisyon Başkanı İyimaya, üç kameraman ve bir foto muhabirinin komisyon çalışmalarını izlemesine izin verdiğini açıkladı. Gazetecilerin kendi aralarında anlaşması üzerine Komisyona TRT, AA ve Meclis TV kameramanı ile AA foto muhabiri girdi. AKP-DTP teklifleri birleştirildi TCK'nın 301'inci maddesine ilişkin AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak'ın teklifi ile DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın teklifi birleştirildi. AK Parti'li Kaynak, bu maddenin değiştirilmesine ilişkin kanun teklifi hazırladığını söyledi. DTP'li Kaplan da maddenin yürürlükten kaldırılması doğrultusunda kanun teklifi verdiğini belirtti. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, söz konusu tekliflerin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek, Komisyon tarafından kabul edilmemesi ve gündeme alınmaması gerektiğini söyledi. Vural'ın, "Böyle bir husus yoktur. Türk Milleti bir bütündür, mozaik de değildir" sözleri üzerine Komisyon Başkanı İyimaya, "Türk Milleti, hepimizin ortak değeridir ortak şemsiyemizdir" karşılığını verdi. DTP'li Kaplan: "Bana 'Kürt değilsiniz' diyemezsiniz" DTP'li Kaplan ise "Kürt olmaktan gurur duyuyorum. Bana 'Kürt değilsiniz' diyemezsiniz. Aslımı inkar edemezsiniz" dedi. AKP'li Kaynak: "Kaçıncı kez bana ahlaksız deniliyor"
Tartışmalar sırasında söz alan MHP'li Bal, "AKP bir milletvekilini kurban seçmiştir. Bu sorumluluğu bir milletvekilinin omuzlarına yüklemiştir... Bu Meclis gazi Meclistir. Türklük ve Cumhuriyet üzerine kurulmuştur. Dolayısıyla 301'inci maddenin değiştirilmesini talep etmek ahlaki değildir" dedi. Başta Ermeni diasporasının bu değişikliği desteklediğini belirten Bal,"(1915'te Ermenilere soykırım uygulandı. Kıbrıs'taki Türk askeri işgalcidir, Türkler barbardır...) gibi söylemlerin hukuki zemini oluşturulmaya çalışılıyor" diye konuştu.
Bal'ın konuşmasına AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Feysi Kaynak, "Kaçıncı kez bana ahlaksız deniliyor" diye tepki gösterirken, DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Biz de ahlaki cevap vereceğiz" dedi. Bunun üzerine MHP'li Bal, "Sen sus... Türklüğü etnisite olarak görme hezeyanına cevap vermedim" diye konuştu. Şahin: "Değişiklik ihtiyacı iç dinamiklerden doğdu" Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, TCK'nın 301'inci maddesinin değiştirilmesine ilişkin kanun teklifinin hazırlanmasına Adalet Bakanlığı'nın da katkı verdiğini bildirerek, "Basın örgütlerinin bu madde hakkındaki açıklamaları bizim için yol gösterici olmuştur. 301'inci maddenin değişiklik ihtiyacı, iç dinamiklerden doğmuştur. AB yönü de var tabii ki..." dedi. Basın örgütlerinin açıklamalarının kendileri için yol gösterici olduğunu ifade eden Bakan Şahin'e, MHP milletvekilleri "Gazeteciler Sosyal Güvenlik için de açıklama ve eylem yaptılar..." diye laf attı. Bunun üzerine Şahin, "Halkın seçtiği 550 milletvekili arasına girmek şereftir. Bu şeref büyük sorumluluk gerektirir. Başka birisi konuşurken, araya girmek, sözünü kesmek, Başkan'dan izin almadan konuşmak... Bunlar yakışıksız. Ben kahveye gidiyorum vatandaşla sohbet ediyorum. Başka partiden olan vatandaşlar beni sabırla dinliyor, sözüm bitince eleştirisini yapıyor. Lütfen halkımız kadar basiretli olalım. Hepimiz kardeşiz" dedi. Bakan Şahin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Hrant Dink hakkında 301'inci maddeden açılan dava hakkında verdiği kararın gerekçesini de okudu. Bu gerekçeye katıldığını ifade eden Şahin, 301'inci maddenin tamamen kaldırılmasını istemediklerini bildirdi. CNN Türk
Haber Yorumları (1 adet)
|
kizilbas
|
|
bu ne çelişki
|
| sözde düşünceye özgürlük getirecekler. sizler önce meclis çatısı altında düşünceye saygı gösterin. düşüncesinden dolayı milletvekilini linç edeceksiniz, sonra düşünce özgürlüğünü savunacksınız. bu ne çelişki? |
| 19.04.2008 12:03:31 |
|