|

Kendilerine internetin engin denizinde rastladığımız Grup Günışığı ile bir röportaj yaptık. Grup üyeleri müziklerini “devrimci” olarak niteliyor, Grup Yorum’u örnek aldıklarını inkar etmiyorlar. Günümüz gençliğinin “kendine yabancılaştığını” düşünen grup üyeleri, röportajın sonunda da F Tipi cezaevlerine dikkat çekiyorlar. Röportajı yayınlıyoruz:
4 Eylül 2006 21:45
Türkülerin Sesi: Bize önce özet olarak Grup Günışığı'ndan sözeder misiniz? Ne amaçla, nasıl, ne şartlarda, nerede, ne zaman ve kimler tarafından kuruldu? Neden böyle bir ihtiyaç duyuldu?
Grup Günışığı: Grup Günışığı İzmir’de 1993 yılında kuruldu. İlk önce Ege Üniversitesi öğrencileri tarafından “ Ege Üniversitesi” müzik grubu olarak kuruldu. Ardından Grup ÖNCÜ adını aldı. Daha sonra ise Ege Kültür ve Sanat Merkezi bünyesinde Grup Günışığı olarak çalışmalarına devam etti. 90’lı yıllar ülkemizde Devrimci mücadelenin geliştiği, atılıma geçtiği yıllardı. Buna bağlı olarak da üniversiteler de gençliğin akademik-demokratik mücadelesin de hız kazanmıştı. Sadece akademik mücadele değil, kültür ve sanat alanında da bir yükselmenin yaşandığı bir dönemdi. 12 Eylül’ün yarattığı korku hala insanların üzerinde etkisi devam etmekteydi. Sokaklarda insanlar katledilmekteydi. Katliamlar yapılmakta, halka karşı terör uygulanmaktaydı. Ülkemizin her yanında bunlara karşı büyük tepkiler ortaya çıkıyordu. Her yerde mücadele yükseliyordu. İşte Grup GÜNIŞIĞI böyle bir süreçte ortaya çıktı. Kültür ve Sanat Cephesinde de bir yükseliş yaşanıyordu. Gerek Grup YORUM’ un yarattığı etki, gerekse ülkemizin dört bir yanında Müzik alanında da bir atılım yaşanıyordu. Ankara’da Grup EKİN, Adana’da Nisan Güneşi, Diyarbakır’da Koma Berfin gibi gruplar doğmuştu bu süreçte. Bir anlamda Günışığı’nın ilk kuruluş amacı Üniversite de yaşanılan sorunları müzik ile dile getirmekti. İlk olarak da “Ege Üniversitesi” Müzik grubu olarak kuruldu. Ancak bir süre sonra artık yapılanlar sadece okul ile sınırlı kalmayıp dışarı taşmıştı. Günışığı sadece üniversite öğrencilerinden oluşan bir müzik grubu da değildi. Dışardan katılan yeni kişilerle ile yoluna devam ediyordu. Yavaş yavaş çalışmalar EKSM ( Ege Kültür ve Sanat Merkezi) bünyesinde devam ediyor o dönem. Artık örgütlü bir biçimde kültür ve sanat cephesinde yer alıyor Günışığı. Artık hedefi netti Halkın ve haklının sanatını, umudun müziğini yapmaktı. Türkülerin Sesi: Gördüğümüz kadarıyla "siyasal" özellikler taşıyan bir topluluksunuz. Ülkemizdeki siyasal müzik sık sık tartışılır. Müzik ile politikanın tarihsel ilişkisi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bu ilişkinin ülkemize yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Grup Günışığı: Toplum ile politikanın ilişkisi olduğuna göre, müzik ile de toplumun ilişkisi olduğu için, doğrudan bir ilişkisi mutlak vardır. Bunlar birbirinden kopmaz gelişmelerdir. Ülkemizde 1950 lilerden sonra özellikle emperyalizm ile birlikte çarpık kapitalizmin oluşturduğu gerçektende tam bir kaos yaşanıyor müzik de.Mesela 70 ler de ülkemizde devrimci mücadelenin geliştiği süreçte, halkın yükselen muhalefeti tüm her yere ulaşıyordu. Tabii burjuvazi bunu engellemek için her türlü baskı aracını devreye sokuyordu. Ancak bu yeterli olmuyor, kültür olarak da halka saldırıyorlardı. Mesela 70’ lerde gelişen Arabesk müziğin gelişmesi tesadüf mü? Kesinlikle değil. Türkülerin Sesi: Gene sitenizdeki resimlere baktığımızda özellikle gençler arasında çalışmalar yürütüyorsunuz. Günümüz itibariyle hem "müzikal" hem de "siyasal" anlamda gençliğin içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz. Grup Günışığı: Her iki nedenle de hem müzikal hem siyasal anlamda bize ait olmayan bir kültürü yaşıyorlar. En basitinden bir türkü duydukları zaman bundan iğreniyorlar. Bir halk türküsü bile onların yaşadıkları topraklardan olan bir halk türküsü bile hiçbir anlam ifade etmiyor onlara. Bunun nedeni de aslında ülkemize kapitalizmin gelişi bununla beraber emperyalistlerin kültürümüzü de yok ettiği gerçeğini seriyor önümüze. Şu anda ki gençlik kendine ait olmayan bir müziği sahipleniyorlar. Kendi şarkıları gibi. Bunu sadece şöyle masum bir şekilde “insanlar istediklerini dinleyebilirler” diye açıklayamayız. Emperyalistler ülkemize girerken sadece ekonomik,siyasi girmiyorlar. Kendi kültürümüze yabancılaştırıyorlar. Kendi kültürümüz başka geliyor bize. Şu an da ki gençliğin durumunu böyle değerlendire biliriz. Ancak şöyle bir gerçek var. Bizim bununla mücadele etmemiz gerekiyor. Kendi kültürümüzü halkın kültürünü yaşatmak için her şeyi yapmamız gerekiyor. Türkülerin Sesi: Ülkemizde "politik" müzik dendiğinde akla ilk olarak hep Ahmet Kaya ve Grup Yorum gelir. Özellikle 80 ve 90'lı yıllarda politik müzik alanında bu isimler sık sık duyulmuştur. Sanıyoruz Grup Yorum'la sıcak ilişkileriniz de var (yanılıyorsak düzeltiniz). Bu iki isme bakış açınız nedir? Bu isimleri kendinize bir örnek olarak mı alıyorsunuz? Tarz olarak, iki ayrı tarzın temsilcisi olan bu iki müzik ismine benzerliğiniz veya bu isimlerden sizi ayıran unsur nedir? Grup Günışığı: 12 Eylül cuntası sonrası ülkemizde çeşitli müzik grupları ve müzisyenler ortaya çıkmıştır. Ahmet Kaya ve Grup Yorum’da dediğiniz gibi isimleri sık sık duyulan isimler.Ancak diğer isimleri de yok saymamak gerekir. Politik ve protest müzik ayrı ayrı ele alınmalıdır. Ahmet Kaya’nın yaptığı müziğe verdiği isim Protest müziktir. Ahmet Kaya’yı değerlendirirken olumsuz gördüğümüz yönlerine rağmen bu ülkede düzenin saldırılarına, yalnızlaştırma politikalarına karşı ayakta durmayı başaran biridir. Gerek yaşam biçimi olsun, gerek müziği olsun eleştiririz ancak Ahmet Kaya bizim için bu anlamda bir sanatçıdır. Grup YORUM bizim örnek aldığımız bir müzik grubudur. Müzikal anlamda ve örgütlenme konusunda Bir Kar Makinası görevi görmüştür. Sadece müzik alanında değil, örgütlülük ve kolektiflik olarak da Yorum’u örnek alıyoruz kendimize. Kurulduğumuzdan bu yana Yorum ile bir çok şey paylaştık. Aynı kolektif içinde yer aldık. Hatta gereklilik durumunda Günışığı elemanları, Yorum’a dahil olmuştur. Bir çok şeyi paylaştığımız gibi bu şekilde de bir diyalogumuz olmuştur. Yorumla aynı perspektifiyle hareket ettiğimiz için tabii ki benzerliklerimizin olması çok normal. Ancak sadece Yorum ezgileri olmaz Günışığında. Doğal olarak kendi yaşadığımız topraklardan da etkileniyoruz. Ege bölgesi türkülerinden özellikle. Türkülerin Sesi: Bildiğimiz kadarıyla henüz yayınlanmış bir albümünüz yok. "Albüm" konusundaki düşünceleriniz nedir? "Albüm olmasa da olur, önemli olan insanlara ulaşmaktır, albüm çok da şart değil" diye mi düşünüyorsunuz? Yoksa albüm sizin için vazgeçilmez bir hedef midir? Grup Günışığı: Aslında bir albüm fikri akıllarda hep vardı. Her dönem böyle bir düşünce vardı ancak uygun koşulların oluşmaması engellemiştir hep. Ancak ille de kaset yapacağız diye bir şey söylemiyoruz. İlle de bir albümümüz olsun diye bir şey yok. Ancak buna uygun koşullar gelişirse böyle bir süreç gelişirse neden yapmayalım ki? Elimizde şu anda 3-4 tane albümü doldurabilecek bestede mevcut. Albüm bizim için olmazsa olmaz bir şey değil. Türkülerin Sesi: Yaptığınız müziği "amatör" olarak mı, "profesyonel" olarak mı değerlendiriyorsunuz? Grup üyeleriniz nasıl biraraya geliyor? Ne sıklıkla biraraya geliyor? "Çalışma disiplininiz"den biraz bahseder misiniz? Kendi aralarında müzik grupları olan amatör arkadaşlara tecrübeleriniz ışığında tavsiyeleriniz ne olur? Grup Günışığı: Günışığı bahsettiğimiz gibi belli bir geçmişe sahip bir müzik grubu. Ancak belirli dönemlerde kesintiye uğradığı için tam bir profesyonellikten bahsedemeyiz şu an için. Ancak belli deneyimlerimiz ile geçmişte ki tarihimiz ile daha bir ilerleme dönemine girdik diyebiliriz. Şu anda tiyatro ile müziği birleştirip bir konser düzenlemek gibi bir projemiz var. Çalışmalarımızı Haftada 3-4 gün şeklinde çalışıyoruz. Grup üyelerimizin bir kısmı çalışıyor bir kısmı öğrenci. Ortak saatler belirleyip çalışmalarımızı düzenli bir şekilde yapıyoruz. Çalışmalarımızı da İzmir Gençlik Derneği’nde yürütüyoruz. Disiplin her müzik grubunda olması gerektiği gibi Günışığı’nda da var olmaktadır. Sonuçta şöyle bir söylememiz var Biz Devrimci Bir müzik grubuyuz diyoruz kendimize. Marksizm’e- Leninizm’e inanıyoruz. Sosyalizm için mücadele ediyoruz. Normal bir piyasa grubu gibi bakmıyoruz müziğe en doğalında. Devrimci bir bakış açısı bir disiplin ile bakıyoruz. Disiplinsiz çalışmaların normal sıradan bir müzik grubu için de pek verimli sonuçlar doğuracağına inanmıyoruz. Türkülerin Sesi: Biz Alevi toplumuna yönelik yayın yapan bir siteyiz. Alevi toplumu, kültürü, müziği hakkında bilgileriniz var mı? Alevi müziğine bakışınız nedir? Alevi toplumunun müzik kültürü konusundaki düşüncelerinizi alabilir miyiz? Grup Günışığı: Her dinsel toplumun kendine has bir müziği vardır. Alevilerinde kendilerine özgü bir müzikleri var. Ancak Alevi müziği kendine kapanık bir şekilde gelişmiş bir müzik değil. Sadece Cem törenlerinde dinlenilen bir müzik değil, ve sadece Alevilerin dinlediği bir müzik değil. Çünkü toplumun günlük hayatta yaşadığı sorunları baskıları ezilmişlikleri dile getirdiği için herkesi kapsayan bir müzik türüdür. Alevilerin bin yıldır yaşadığı asimilasyonu yaşadıkları baskıları yok sayılmalarını en iyi şekilde kendi deyişlerinde dile getirmesi bu müziğin ilerici ve halktan yana olan yanını açığa çıkartır. Bu da bizim için müzikte belirleyicidir. Türkülerin Sesi: Son olarak sitemiz ziyaretçilerine ulaştırmak istediğiniz bir mesajınız var mı? Grup Günışığı: Son 6 yıldır bu ülkenin hapishanelerinde şu ana kadar 122 insan Tecrit zulmüne karşı yaşamını yitirmiştir. Şu anda İstanbul Şişli’de Avukat Behiç Aşçı, Adana Şakirpaşa’da 2 Çocuk annesi Gülcan Görüroğlu ve Uşak Hapishanesinde bulunan Sevgi Saymaz bu insanlık dışı tecrit vahşetinin durması için Ölüm Orucundalar. Artık bir anlamda Devlet Ölüm Orucuna girmiştir diyebiliriz. Artık tutsaklar her şeyi yaptılar. Net bir şekilde de söylediler. Ancak İktidar sessiz kalmaya devam etti. Ölümleri istediğini gösterdi. Artık bu insanların ölmesini engellememiz gerekiyor. Bu bizim ellerimiz de olan bir şey. F Tipi hapishanelerde kalmanızda gerekmiyor bu vahşete hayır demek için. Vicdanı olanın buna bir dur demesi gerekiyor bir anlamda. Bunun için herkesi F Tipi hapishaneler için mücadele etmeye çağırıyoruz ve bu sorunun çözülmesini istiyoruz. Başka insanlar ölmesin artık diyoruz.
Grup Günışığı: AYŞE YETİK VOKAL ERKAN KURUN VURMALI ÇALGILAR-VOKAL AYDIN İŞBİLİR BAĞLAMA HAKAN MEŞE DAVUL BURAK ERGÜN FLÜT, KAVAL- VOKAL
Grubun internet sitesi: http://izmirgenclikdernegi.com/gunisigi.htm
(BG Editör: admin)
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|