1999 yılında
Sedat Kapanoğlu, nam-ı diğr SSG tarafından kurulan ve kısa sürede büyük bir üne
sahip olan Ekşi Sözlük'ün moderatörlerinden
Guru ile sözlüğü, Facebook'u ve daha pek çok şeyi uzun soluklu
hamlelerle konuştuk. Özellikle dünyada sayılı internet mecraları arasına girmeyi
başaran, birçok celebrity yaratan Ekşi Sözlük ile ilgili merak edilen epey şeyi
masaya yatırmaya çalıştık.
Kısa bir süre
önce yazar Nihat Genç'le yaşadıkları polemiğe de girdik. İzleyin göreceksiniz.
Sözü fazla uzatmadan, buyrunuz…
Ali Ersin
Kelleci
Sözlüğün kurucusu
SSG'nin
sözlük kuruluş tarihinden bu yana yakın arkadaşı mıydın?
Evet. Sedat ile yanılmıyorsam 95/96'dan beri tanışıyoruz. Kendisi
Eskişehir'de yaşarken, ben de Eskişehir'de üniversite okuyordum. Ortak
arkadaşlarımız vardı bilgisayar camiasından. Bir şekilde
tanışıyorsunuz tabii. Lakin samimi olmamız daha çok 97/98 yıllarında
bir gün beraber mantı yememizden sonradır. (:
Ne
zaman Ekşi sözlük bugünkü popülerliğine ulaşmayı başardı?
Kırılma noktası neresiydi?
Sedat bunu daha önceleri, "Guru arkadaşlarını sözlüğe getirdiğinde"
şeklinde belirtmişti. Lakin bu konseptin popüler olmaması mümkün
değildi zaten o koşullarda.
Sözlüğe dönük bu yoğun ilginin nedenini nasıl açıklıyorsunuz?
Fikir belirtme gereksinimini karşılayan, olası mükemmele en yakın araç
olması şeklinde.
Fikri tartışmaların da yoğun yaşandığı bir mekan değil mi?
Haliyle.
Politik bir etiketiniz söz konusu mu?
Sorunuzun asıl cevabi, "biz diye bir şey yok" olmalı. Olmayan bir
"biz"'in politik bir etiketi veya herhangi başka bir sıfatı olması da
mümkün değil doğal olarak. Her fikirden, her camiadan, her sosyal
gruptan ve bir çok farklı altyapıdan gelen insanların hep beraber
konuştuğu ortamda tabii ki bir çok politik yaklaşım görebilirsiniz.
Peki bu minvalde politik yaftalar yapıştırıldı mı üzerinize?
Şucudurlar, bucudurlar şeklinde.
Maalesef, algı düzeyi düşük insanlar var, oluyor.
'Hastalıklı bir
yaklaşım açısına sahip Nihat Genç'
En son
Nihat Genç'in
böyle bir ifadesi oldu. "DEHAP, ÖDP
ağırlıklı gençlerin olduğu bir site" mealinde şeyler söyledi. Sizin,
Nihat Genç'in bu iddiasına karşı bir açıklamanız oldu mu? Yoksa, neler
demek istersiniz bu röportaj aracılığıyla?
Kendisinin
Ekşi Sözlük'ü, dahası Ekşi Sözlük ile alakalı olsun olmasın
başka bir çok olguyu da doğru algılayabildiğini düşünmüyorum. Bir
takım varsayımlar, önyargılar ve yanlış bilgilendirmeler üzerine
tezler kurup
sonra ondan kestirimler yapmak, sonuçlar çıkarmak ve ona
inanmak bence hastalıklı bir yaklaşım açısı. Herkes görmek istediğini
görüyor. Kendisinin inandığı ve savunduğu bir ideoloji, sosyal grup
var, Ekşi Sözlük'ten de bir takım eleştiriler görmüş, otomatikman
bunları birleştiriyor. Dediğim gibi analitik düşünen birinin yapacağı
iş değil.
Kendisiyle sözlük yazarları arasında bir polemik oldu. O ekran
başından, yazarlar da sözlükten karşılıklı bir atışma içine girmişti.
Neydi o mevzuu?
Elinde çekiç vardı, bize bakınca bizleri çivi olarak gördü sanırım.
Kendisinin her koşulda, her söylediği doğru olduğu konusunda sarsılmaz
bir inancı var. Öyle olmadığını söyleyince sinirlendi haliyle. Bir
insanin fikir tartışmasını sürdürebilmek için elindeki tek malzeme
"bunlar gerçek isimlerini kullanmıyorlar" olmamalı. Kaldı ki o da
temelsiz bir iddia.
Bütün bu "yanlışlar", bu öfke, hırçınlık bence Karadenizlilik ile
açıklanabilecek şeyler de değil. Ben de karadenizliyim.
Siz, bireysel
olarak öfkeli misiniz kendisine?
Kendisinin kusuruna bakmamayı tercih ediyorum.
Bugüne kadar kaç
dava atlattınız?
Birden fazla. Açıkçası, bu konuda ne kadar ne konuşabileceğimden emin
değilim. Dolayısı ile bu cevabın yeterli olmasını umuyorum.
Peki. Açılan
davaların genel olarak nedenleri nelerdi?
Eleştiri ve hakaretin karıştırılması. Bu konuda parmağım suçlu olarak
hem yazarlarımızı hem de dava sahiplerini gösteriyor. Yanlış
anlaşılmasın.

Uğur Yücel ne yaptı?
Anladım.
Kimlerle davalı oldunuz peki?
Açıkçası bizi dava eden, ne bileyim polemiğe giren insanların adını
zikretmektense, tam tersini yapmayı tercih ediyorum. Dava etmek için
gerekçe oluşturacak şekilde yazılmış bir kaç entry'i şikayet dahi
etmeyip, daha sonra biz fark edip sildiğimizde bize, "Benim dilim
varmadı, şikayet edemedim. Lakin siz kendiniz silmişsiniz, çok teşekkür
ederim" şeklinde bir mail atan sayın Uğur Yücel'in adını anmayı
tercih
ederim.
Dünyada ve
Türkiye'de kaçıncı sıradasınız Ekşi Sözlük olarak?
Açıkçası çok ilgilendiğim ve bildiğim bir konu değil. Eminim
istatistikleri tutan sitelerden çok kolay erişilebilecek bilgiler
bunlar.
Sözlüğün reklam
gelirleri
Aldığınız
reklamlardan iyi para kazanıyor musunuz? Kimlere
gidiyor bu gelirler?
Bilemiyorum. Zira Ekşi Sözlük içerisindeki görevim moderatörlük ve bu
görevin Ekşi Sözlük'ün şirket yönünün yönetilmesi ile hiç ilgisi yok.
O işlere patron bakıyor. (bkz: sedat kapanoglu)
Biraz da sözlük
içine gelelim. Yazarlarınızı neye göre çaylak yapıyorsunuz veya uçuruyorsunuz?
Mesela uçurulma ve çaylak olma yolunda en yoğun yapılan hata nedir?
Ekşi Sözlük formatına uygun olmayan veya TCK 'ya muhalefet eden
entryleri siliyoruz malum. Bu konuda ısrarcı olan yazarlara
tarihçesine uygun olarak çaylaklık veya uçurma cezası veriyoruz.
Ünlülerin Ekşi
Sözlük ile ilişkisi
Sözlükte bir
şekilde yazdığını öğrendiğiniz ünlü simalar oldu mu?
Tabii ki.
Sözlüklerle ters düşmek istemeyen yazarlar, televizyoncular
olduğu iddiası hakkında neler söylemek istersiniz?
İlk kez sizden duyuyorum. Vardır, olabilir. Fikir tartışması herkesin
yapabildiği bir iş değil. Yapamayabilir, yapmak istemeyebilir.
Hakkıdır. Ben de kimseyi halı sahaya çağırıp meydan okumuyorum mesela?
Ya da, adından
söz ettirebilmek için, az da olsa ün yapabilmek
için sözlüklere sataşan insanlar var mı?
Eh, Ekşi Sözlük buna imkan veriyor, izlenilirliği açısından. Lakin,
isim verecek değilim.
Guru hangi yazarları
özel olarak takip ediyor?
Senin özel olarak
entrylerini takip ettiğin yazarlar var mı?
En başta immanuel tolstoyevski. Aslında uzunca bir liste var ama
kendisinin adını özellikle zikretmek isterim. Listenin tamamını tabii
ki sayamayacağım ama;
aethewulf, cheja, otisabi, sarapis, magicflute,
ibn i batuta, rhesus
macacus, yanilgi, amethyst, aziz kedi, gerrain,
celephais, jokond,
depeyi, knulp sevdiğim, takip ettiğim yazarlar. SSG'yi pek
sevmiyorum. (:
Ekşi dergi tekrar
çıkacak mı? Veya yayıncılık alanında bu tarz
yeni şeyler olacak mı?
Bilemiyorum. Talep olsa arz da olur herhalde.
Yazarlara, yazar
olmayı bekleyen çaylaklara ve en genel olarak
sözlük takipçilerine son mesajınız nedir?
Hepsi de enfes insanlar.
Facebook'taki birkaç
Türk'ten biri
Biraz sözlüğün
dışına çıkalım istersen. Facebook'ta çalışıyorsun değil mi?
Evet
Görevin nedir? Ne
yapıyorsun?
Site Reliatibily Engineer'ım. Bulunduğum grubun görevi, sitenin 7/24
ayakta ve sağlıklı şekilde çalışıyor olmasını garantilemek. Benim grup
içindeki görevim ise, bu iş için gereken yazılımları geliştirmek.
Sözlükteki
moderatörlüğün de var diğer bir taraftan. Nasıl götürüyorsun bunca işi?
Ekşi Sözlük moderatörlüğü gönüllülük esasına dayalı. Dolayısı ile
belirli bir mesai saati ve ona ilişkin kısıtlamalar olmaksızın yapılan bir iş.
Facebook'un da bu
anlamda çok kısıtlayıcı, zamanın tümünü başka şeylere olanak tanımayacak şekilde
kaplayan bir şirket olmadığını söylemem gerekir. Moderasyon faaliyetlerimin
çoğunu iş yerinden yapıyorum.
Sözlükte Facebook'a yönelik yapılan eleştirilere yaklaşımını 'garip' bulanlar
var mı?
Var demek ki. Bu yönde açılmış başlıklar, yazılmış entry'ler var. Türkiye'de
Facebook algısı olduğundan çok farklı. Dolayısı ile yanlış düşünceler, yanlış
bilgiler var.
İnsanlar yanlışı
düzeltmek için yapılmış açıklamaları, bir şeyi körü körüne savunmakla
karıştırıyorlar. İnsanlar kişisel ve dolayısı ile bilimsel kestirimler
üretebilme
yeteneğinden yoksun düşüncelerle bir takım yargılara
varıyorlar. Örneğin bir kişi çıkıp diyor ki, "Artık Facebook eski popülerliğini
kaybetti. Türkiye'de büyük düşüşte." Bu adam bu yargıya nereden, nasıl
varmış bilemiyorum. Lakin benim önümde site istatistikleri var. Her
ülkeden son bir sene içerisinde kaç kişi, hangi saatlerde ne süre ile
bağlanmış görebiliyorum. Bırakın düşmeyi, artan bir ivme var. Bunu
düzeltmemden ve doğrusunu yazmamdan daha doğal ne olabilir? Ortalıkta
Facebook ile yazılmış bariz yanlış haberler, yanlış bilgilendirmeler
olduğu sürece ben de bunları düzeltmek için doğrusunu
yazacağım. Bunda şaşıracak ve anormal bulacak bir şey olmamalı.
İnsanlar doğruları sadece bir bordroya tabi oldukları için yazmazlar.
Genel olarak ne düşünüyorsun Facebook için? Nasıl bir uygulama sence?
Çok iyi şeyler düşünüyorum (: Öncelikle çalışan sayısı henüz bir kaç
yüz kişi ve ölçeği göreceli olarak çok küçük iken, Google gibi
binlerce çalışanı olan ve dev ölçekte bir şirketi rakip olarak
oldukça rahatsız edebiliyor. Dahası, yanlış hamleler almakla
sonuçlanacak şekilde sinirlendirebiliyorsak, doğru işler yapıyoruz ve
işimizi de iyi yapıyoruz demektir.
Bana göre
Facebook, özellikle de geçtiğimiz sene içerisinde doğru
hamleleri doğru zamanlarda yapmış ve doğru kararlar almış bir şirket.
İnternet'in gelecekte aldığı şekilde Facebook'un ciddi bir payı
olacağını düşünüyorum.