| Uykusuz Dergisi'nden Ersin Karabulut ile Röportaj |
|
| |
Henüz Lise zamanlarında Pişmiş Kelle'ye çizmeye başlayarak bu dünyanın içine adım attı. Sonra onu Lombak ve Penguen dergilerinde görmeye başladık. Yaptığı işlerle, öyküleri ile dikkatleri üstüne topladı kısa sürede.
"Sandık içi" isimli köşesinde anlattıkları sanki bizim hayatımızdan bir parçaydı. Çok samimi ve sıcaktı. Keza "Yeraltı öyküleri" de hafızamıza yer eden bir diğer eseri.
Şimdi 6 arkadaşıyla çıktığı şövalyelik macerasının henüz başlarında. Uykusuz diye bir dergi çıkarmaya başladılar uykularını sabahlara ısmarlayarak. Çok sevdik onu. Bizden biri, içimizden bir çocuk dedik hep. Biz sorduk, o yanıtladı. Çok uykusuzdu, gözlerinden damlıyordu uyku?
Ve şimdi söz uykusuz Ersin Karabulut' da?
Ali Ersin Kelleci
Ersin Karabulut- Ersin, bize Ersin Karabulut'u anlatsana. Kimdir, nedir ?
- 1981 yılında İstanbul'da doğdum. İki öğretmenin ikinci çocuğuyum. Sinema severim, çizgi roman severim. Geceleri otururum, bişeyler karalarım, yazarım, çizerim filan işte...
- Tam olarak çizmeye ne zaman başladın ? Yani, eline kalem ve kağıdı alıp ciddi ciddi çizmeye başladığın zamanı hatırlıyor musun ?
- Çizmeye başladığım zamanı hatırlamıyorum. Benim babam da resim yapardı. O yüzden "çizmek", yazı yazmak ya da konuşmak gibi bir şey olarak yerleşmiş benim hayatıma küçükken. Yani özel bir şey diye hissetmemiştim hiç. Hala da çok özel bir beceri gibi gelmiyo. Beceriyse de eğer, yegane becerim belki.
- Baban da aynı zamanda resim çizerek geçimini sağlamış. Sendeki yeteneğin babadan kaynaklı olduğunu söylemek mümkün mü ? :) Hiç onu bu alanda geçtiğini düşündün mü ?
- Babam emekli bir ilkokul öğretmeni. Bunun dışında yıllardan beri çok ürün vermiştir. Ama tabii o alaylı. Doğrudan bir eğitim almamış. Ben, güzel sanatlar okudum, gerçi hala da okuyorum bitecek gibi görünmüyo. Yeteneği babamdan aldığım çok aşikar. Ama mesela yağlı boya tecrübem pek yok benim. O alanda babam bana 10 basar. Ama kara kalemde tutamaz beni, iyi kapışırız :)
- Kendini mizah dünyasında hangi türün içinde konumlandırıyorsun ? Tek karelik karikatür denemeyi hiç düşünmedin mi ?
- Ben de tek karelik karikatürlerle başladım dergilerde çizmeye. İlk başta hangi türe daha fazla meyilli olduğunuzu anlayamıyosunuz. Zaman içinde çıkıyo ortaya. Pişmiş Kelle'de 97-99 yılları arasında düzenli olmasa da birçok karikatür köşesi çizdim. Sonra baktım ki hiçbir özelliği olmuyo, komik de değil, ben de şu an yaptığım türden çizgi öykülere yöneldim.
- Lise yıllarında Pişmiş Kelle'de çizdin. Daha sonra da, Penguen ve Lombak'ta gördük seni. "Sandık içi" bir fenomen oldu gibi. Bunun sırrı nedir ?
- Fenomen çok iddialıymış yaa, kaldıramayacağım ben bu tür bir övgüyü? Ama okurlar sağ olsunlar beğendiler, sevdiler ve sahiplendiler o köşeyi. Bir matematik formülü yok Sandık içi'nin. "Şöyle yapayım, anılarıma gireyim, oradan biraz duygulandırayım, sonra hoop neşelendireyim" diye düşünerek yapılırsa olmuyo. Tabii ki insanların anlayabileceği ve ortaklık kurabilecekleri bir dille yazıp çizmeye çalışıyorum ama bunun da bir şablonu yok. Yukarıdan bakmadan, yanımdaki arkadaşımla nasıl konuşuyorsam o türden bir muhabbet ediyorum kağıtta da işte. Bülent Üstün bana bir keresinde köşemle ilgili bişey söylemişti sanırım o çok hoşuma gitti, söylemeye bayılıyorum: "İnsanlar 5 sene içinde arkadaş ediniyolar, onları seviyolar, sonra bi şekilde soğuyolar, kavga ediyolar ve ayrılabiliyolar. Ama sen hep oradasın. Dergiyi açtıklarında seni orada bulabileceklerini biliyolar." Herhalde böyle bişey?
Ersin Karabulut Uykusuz- Bu işe başlamadan önce hayal ettiğin bir şey var mıydı ? Yaptığın işle sisteme meydan okumak, senin gibi olanlarla omuz omuza olup kendi tabirinle 'sistemi bombalamak' gibi ? Bunu yapabildiğini ve daha sonra da yapabileceğini düşünüyor musun ?
- Ergenlikle birlikte ortaya çıkan bir sinir oluyo ya. O zamanlar bu tür şeyler vardı, "sistemi bombalamak" filan. Yalan tabi bunlar. Sistem dediğimiz senden benden çok uzakta, çok dışarıda bişey değil çünkü. Fakat bu, eleştirellikten yoksun olmak anlamına gelmiyo. Benim sosyal hayatta bir iktidar sorunum oldu hep. Ve bu yüzden çizdiklerimde de sosyal hayattaki iktidar sahiplerine laf sokup durmuşum.
- Penguen'den ayrıldınız ve "Uykusuz"u çıkarmaya başladınız. Çok yorucu oluyor mu, "Uykusuz" sizi epey uykusuz bırakıyor mu ? Okurların şu ana kadar ki tepkileri nasıl ?
- Uykusuz, hayatımda şu ana kadar giriştiğim en yorucu işlerden birisi. Ama belki de en önemlisi. 6 kişi birlikte yola çıkıp oluşturduk ve akla gelebilecek her sorunun üstesinden kendi başımıza gelmeye çalışıyoruz. Ve evet tabii ki çok yorucu ama neticeye bakınca insan mutlu mutlu sırıtıyo. İnsanlar da şu ana kadar gördüğümüz kadarıyla sevdiler dergiyi. Tabii bu işler pek belli olmaz. İyi dergi yaparsak okurlar, vasat seyredersek arkalarını döner giderler. Elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz, bakacağız artık.
Ersin Karabulut Karikatürü- Bu aşamadan sonraki projelerin nelerdir ? Daha başka, farklı ya da aynı alanda yeni projeler de görebilecek miyiz seni ?
- Şu an bütün enerjimi Uykusuz' a harcıyorum. Köşe dışındaki sorumluluklar da çok zaman aldığı için ekstradan bir iş yapabilecek gücüm maalesef yok. Bir yandan da bitmeyen okuluma gidip bitirmeye çalışıyorum. Ara sıra dışarıya storyboard ya da illüstrasyon işleri yapardım, dergi çıkartınca onlara da ara vermek zorunda kaldım. Kendime zaman yaratır yaratmaz uzun zamandır çok istediğim "Yeraltı Öyküleri" kitabımı, ardından da Penguen'de çizdiğim köşelerden oluşan ikinci "Sandık İçi" albümünü çıkartmak istiyorum. Ama renklenmesi gereken bazı öyküler var. Düzeltmelerin yapılması lazım. Kapak ve ekstra sayfaların hazırlanması lazım. Çok işi var yani? Araya dergi girince kaldı hep onlar. Biraz rahatlasak hepsini yapacağım.
-Ve son olarak, Ersin Karabulut gece başını yastığa koyarken iyi bir iş yapıyor olduğunun huzuruyla mı uyur ?
- Ben çok endişe dolu bir insanım. Hayatım da çok düzensiz. Bu gece huzur dolu uyurum, yarın "lan napicaz hayat akıp gidiyo" diye karanlıkta tırsa tırsa sabahı ederim. Ama toplama baktığımızda huzurlu ve mutlu muyum? Evet be mutluyum, oh!
- Renk Haber ailesi adına teşekkür ederim Ersin bu röportaj için. Sana ve tüm Uykusuz ekibine başarılar.
- Ben teşekkür ederim.
Ali Ersin Kelleci/Renk Haber
http://www.renkhaber.com/index.php?option=com_content&task=view&id=3459&Itemid=42
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
|
|
Haberi Değerlendirin
Bu haber için oy kullanan 20 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,50
|
| |
| MSN kullananlar dikkat! |
Rus kaynaklı olduğu tahmin edilen yeni bir internet vurgunu başlatıldı. Türkiye Bilişim Güvenliği Derneği Genel Başkan Faruk Kekevli internet kullanıcılarını uyardı. Rus kaynaklı olduğu tahmin edilen yeni bir internet vurgunu başlatıldı....
|
|
|
|
|
|
|
|
|