|
| |
9 Nisan 2007 18:25
Müslümanların kurduğu ilk müessese, İslam Halifeliğidir. Hilafet müessesesi temeli din olan dünyevi bir başkanlıktır. Amaç, Kur’an ve Hz. Muhammet’ in sünnetlerine uymak suretiyle insanları, İslam kurallarına göre yönetmektir. Halife; Kur’an naslarına ve İslam şeriatına ters düşmediği sürece bütün buyruklarında kendisine itaat etmenin vacip olduğu kimdedir. Hz. Muhammet Allah’ın elçisidir. Hz. Muhammet’e; Allah’ın emir ve buyruklarını insanlara yaymak ve uygulatmak görevi verilmiştir. Allah’a itaat edenler, onun peygamberine itaat etmek zorundadır fakat her canlı gibi Hz. Muhammet’te ölümlüdür. Son din olan İslam’ın insanlara öğretilmesi gerektiğinden, ondan sonra İslam dinini öğretecek ve Allah’ın emir ve buyruklarını insanlara uygulatacak olanlara da, itaat edilmesi konusunda Allah’ın hükmü vardır.(1)
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resûl'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir. (Diyanet meali: Nisa, suresi, 59) Hz. Muhammet 8 Haziran 632 tarihinde vefât etti. Müslümanlar ilk anda ne yapmaları gerektiğine karar veremediler. Hz. Ömer, onun Hz. Musa gibi Rabbi ile buluşmaya gittiğini, O'nun için "öldü" diyen olursa ellerini keseceğini söylüyordu. Hz.Ebû Bekir, peygamberin iyi olduğu bir sırada ondan izin alarak kızının yanına gitmişti. Vefât haberini duyar duymaz hemen geldi, peygamberi alnından öptü ve "Babam ve anam sana fedâ olsun ya Rasûlullah. Ölümünde de yaşamındaki kadar güzelsin. Senin ölümünle peygamberlik son bulmuştur. Şânın ve şerefin o kadar büyük ki, üzerinde ağlamaktan münezzehsin. Yâ Muhammed, Rabbinin katında bizi unutma; hatırında olalım ..." dedi. Sonra dışarı çıkıp Ömer'i susturdu ve; "Ey insanlar, Allah birdir, O'ndan başka ilâh yoktur, Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah apaçık hakikattir. Muhammed'e kulluk eden varsa, bilsin ki o ölmüştür. Allah'a kulluk edenlere gelince, şüphesiz Allah diri, bâkî ve ebedîdir. Size Allah'ın şu buyruğunu hatırlatırım: "Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Simdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geriye dönerse Allah'a hiçbir ziyan veremez. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır" (Âl-u İmrân, 3/144). Allah'ın kitabı ve Rasûlullah'ın sünnetine sarılan doğruyu bulur, o ikisinin arasını ayıran sapıtır. Şeytan, peygamberimizin ölümü ile sizi aldatmasın, dininizden saptırmasın. Şeytanın size ulaşmasına fırsat vermeyiniz" (2) Hz. Muhammet’in ölümü ile birlikte, Hilafet hakkında müzakereler olmuş, Hz. Ömer’in, Hz. Ebu bekir e biat ettiğini söylemesiyle, Hz. Ebu bekir, müslümanların ilk halifesi seçilmiştir. Böylece Hulefa-i raşidin dönemi denilen, dört halife dönemi başlamıştır.
Hz. Ebû Bekir "Hz. Muhammet’in Halifesi" seçildikten sonra Mescid'de yaptığı konuşmada, "Sizin en hayırlınız değilim, ama başınıza geçtim; görevimi hakkıyla yaparsam bana yardım ediniz, yanılırsam doğru yolu gösteriniz; ben Allah ve Rasûlü'ne itaat ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz, ben isyan edersem itaatiniz gerekmez..." demiştir (3) Ebû Bekir'e hilâfetinde; Mâlî işlerini Ebû Ubeyde, kadılık ve kazâ işlerini Hz. Ömer, kâtipliğini Zeyd b. Sâbit ve Hz. Ali, başkumandanlığını Üsâme ve Halid b. Velid yapmıştır. Hz. Ebû Bekir halife olduktan sonra, Arabistan'da Mekke ve Medine dışındaki bölgelerde görülen dinden dönme hareketlerine, yalancı peygamberlere, "namaz kılarız, ama zekât vermeyiz" diyenlere karşı savaş açtı. Esvedu'l-Ansı, Müseylemetü'l-Kezzâb, Secah, Tuleyha gibi yalancı peygamberlerle yapılan savaşlarla bu zararlı unsurlar yok etti ve isyanları bastırıldı.
Hz. Muhammet zamanında inen vahiy, kâtiplerce ceylan derilerine, hurma dallarına yazılıyordu. Ancak, yazılı olan âyetler dağınıktı. Hz. Ömer’in isteği üzerine kur’an ın toplatılması için Hz. Ebû Bekir; Zeyd b. Sâbit'in başkanlığında bir heyet teşkil ederek, herkesin elindeki âyetleri getirmesini emretti. Ayetler toplandı ve "Mushaf" meydana getirildi. Hilâfeti iki sene üç ay sürdü. Hz. Ebû Bekir Hicrî 13. yılda Medine'de hastalandı. Yatağa düşünce yerine Ömer'in namaz kıldırmasını istedi. Hz. Ömer'i halifeliğe uygun gördüğünü söyledi. Hz. Ömer'in sert ve kaba oluşu gibi bazı itirazlara cevap verdi ve hilâfet ahitnamesini Hz. Osman'a yazdırdı. Devam Edecek... Serpil YILDIZ. Kaynak 1- Doğuştan günümüze büyük islam tarihi – Hakkı dursun yıldız 2- (İbn Hişâm, es-Sire, IV, 335; Taberî, Târih, III, 197,198) 3- (İbn Hişâm, es-Sire, IV, 340-341; Taberî, Târih, III, 203) 4- Ahmet AĞIRAKÇA, Sait KIZILIRMAK hz. Ebu bekir es sıddık makalesinden alıntı
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
|
|
Haberi Değerlendirin
Bu haber için oy kullanan 41 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,17
|
|