|
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlıdan ayrıksı, yepyeni bir ülke olarak mı, yoksa Osmanlının mirasını taşıyıp, modernleştirilerek bir nevi kabuk değiştirerek mi, yaşam buldu? Türk tarih kurumu başkanı Yusuf Halaçoğlu' nun Aleviler hakkında yaptığı son açıklama, kabuk değiştiren bir ülkenin, özüne sadık kalıp, Osmanlı zihniyeti üzerine Türk milliyetçiliğini entegre ederek, cilalanmış olarak toplumsal düzenine devam ettiği izlenimini verdi.
|
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlıdan ayrıksı, yepyeni bir ülke olarak mı? Yoksa Osmanlının mirasını taşıyıp, modernleştirilerek bir nevi kabuk değiştirerek mi? Yaşam buldu.
Türk tarih kurumu başkanı Yusuf HALACOĞLU' nun Aleviler hakkında yaptığı son açıklama, kabuk değiştiren bir ülkenin, özüne sadık kalıp, Osmanlı zihniyeti üzerine Türk milliyetçiliğini entegre ederek, cilalanmış olarak toplumsal düzenine devam ettiği izlenimini verdi.
Osmanlının devlet adamları olan şeyhülislamlar tarafından; Alevilerin araştırıldıklarını, gözlem altında tutulduklarını, inançlarından dolayı iftiralara uğrayıp hapse atıldıklarını, hatta öldürüldüklerini kanıtlayan belgeler var.
Bugün Alevilerin en büyük sıkıntıları arasında olan Diyanet işleri kurumu da, Osmanlının şeyhülislamlık kurumunun Türk versiyonu değil mi?
3 Mayıs 1920 de icra vekilliği heyetinde 11 vekaletten 1. sırada olan, umumu Şeriye ve Evkaf adı verilen kurum, simdi ki Diyanet isleridir. Meclis başkanlığını Mustafa Kemalin yaptığı hükümet döneminde 1. Sırada yer almasının, yeri geldiğinde başbakan yerine vekil olarak karar vermelerinin anlamı, Osmanlıda ki din hâkimiyetinin görülmez olarak, Türkiye cumhuriyeti içinde geçerli olduğunun kanıtıdır.
Osmanlıda Alevilerin aleni veya gizli olarak irdelenmesi soruşturulması, takip edilmesi ve kayıt edilmesinin nedeni ise, Alevilerin İslam'ın şartlarına uymayan inanç sistemleriydi.
Hulefa-i Raşidin döneminden bu yana İslam'ın kuruluş yapısı, fetvalarla Islama uymayanları tespit etmeyi, cezalandırmayı öngörüyordu. Osmanlı da bu belgelere örnek verecek olursak...
Denizlide ki sari baba dergahında ki ışıklarının hapsedilmesi
Denizlide sari baba zaviyesinde olan biat ve dalalet üzere oldukları, gece gündüz saz ve söz ile fısk u fücur ettikleri bildirildiğinden, zaviyenin gizlice gözetim altına alınıp, ahvallerinin kadı marifetiyle teftiş olunması: eğer bu durum arz olunduğu gibi ise sabit olan suçlarının yazılıp bildirilmesi ve sapık oldukları sabit olanların hapis olunması.
(yev)mü'l-İsteyn, fi 2 rebi'u'l-ahir, sene 975
Taşköprü, Hacıyülük, Karacakaya, Kızılcaviran Kızılbaşlarının soruşturulması
Taşköprü'nün, hacıyülük, Karacakaya, Kızılcaviran köylerinde Kızılbaşlar bulunduğuna dair hamidbükü köylüleri şikayette bulunup sicil sureti ibraz ettiklerinden, bu hususun araştırılması ve neticenin arz edilmesi.
Kayre-i mezbure halkından Hızıra virildi. Fi 8 rebi'u'l abir sene 979 NO: 816 (M.D)
Budaközü, Yüzderepare ve Hüseyinabat kazalarında ki Kızılbaşların soruşturulması
Budakoözü, Yüzderepare ve Hüseyinabat kazalarında haklarında Kızılbaş ve ehli fesat oldukları için yakalanıp teftiş edilmeleri hususunda daha önce Hükmü- i şerif çıkartılan ancak yakalanamadıkları duyulan şahısların yakalanması ve haklarında ki iddiaların doğru olup olmadığının vilayet ayanında da soruşturularak sudde-i bildirilmesi.
Mezburun ademisi Osmana virildi. Fi 27 ra sene 979
Şebinkarahisar da ki Kızılbaşların cezalandırılması
Yazı: 28 ramazan sene 985 padişah 3. Murat donemi
Kimden: Divan-hümayundan
Kime: Kara hisar şarkı beyi ve kadısına hüküm
Konu: Kara hisar şarkı kazalarında Kızılbaş mezhebine bağlı Rafızi ilhad (Hz. Ebubekir , Ömer halifeleri kabul etmeyen, Allah'ın birliğine inanmayan, dinsiz) inancında kişilerin olduğu, bu kişilerin hakkında araştırma soruşturma yapılması gerçekten böyle kişiler varsa yargılanıp cezalarının verilmesi için kara hisar şarkı beyi ve kadısına hüküm.
Böyle sürüp giden 1000 erce fetva gösteriyor ki, inançlarından dolayı, bir halk gözetim altında tutulmakta, sürekli araştırılmaktadır.
Yaptığı gafı 1915- 1930 yılları arasında ki bir irdelemeye dayandırarak, toparlamaya çalışan HALAÇOGLU Osmanlı tarihçisidir. 1989 yılında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı'na tayin edilmiş, 7 Aralık 1990'da da Genel Müdür Yardımcılığına getirilmiştir. Topluma açık belgelerin dışında, saklanan belgelerden de haberdar olduğu aşikârdır.
Dünyada arı ırk bulabilmek için kutuplara gitmek gerekiyor. Türkiye de ki ırklara bakacak olursak, saf Türk ırkından olduğunu iddia edecek babayiğidin çıkabileceğini sanmıyorum. Malum Genom'un araştırmaları Türkiye de Türklerin % 9 olduğunu söylüyor. Etnik olarak Kürt, Ermeni, Rum, Gürcü, Laz, Çerkez vs. vs. vs. hepsi Türkiye yi oluşturuyor.
Osmanlıdan Türkiye cumhuriyetine uzanan miras, Aleviler üzerinden yapılan politikanın özü itibariyle ırksal olmadığını, Türkmen Kızılbaş ta olsa, Kürt Kızılbaş ta olsa, Ermeni Kızılbaş ta olsa, "Kızılbaş" olma statüsünden kaynaklandığını gözler önüne sermektedir. Mesele Alevilerin, seçilen resmi inanca olan uyumsuzluklarıdır.
Bütün Aleviler Türk olsa da, bu tarihi irdeleme bitmez. Binyıllık kin kabuk değiştirse de, özlerinde (genlerinde) devam ettirilecektir. Asıl incelemeleri gereken, nefret duygularıyla donatılan genleridir. Belki kendilerini inceleyerek, tarihe ışık tutarlar ne dersiniz?
Serpil Yıldız
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|