|
Darbe yapacak olanların da, bağımsız hareket edemediği, ABD Generalleri ("bizim çocuklar, işi bitirdi" diyebilecek kadar, aralarında ki münasebet nettir.) vardır. Onların onayları alınır, ardından ülke içinde karışıklık yaratılarak, halk arasında kin, öfke, intikam duyguları körüklenerek, iki kutup yaratılır. Burada devreye ajanlar girer ve çatışmalarla kaos başlar. Hedef alınan kitle için, katliamlar kaçınılmaz olur.
|
Türkiye de 80 öncesi dönemde çatışmaların artması, provokasyonlar ve katliamların yoğunlaşarak vahşet boyutuna gelmesinin arkasında ki karanlık güçlerin, NATO merkezli kontrgerilla ve ona göbekten bağlı MHP nin, olduğunu bilmeyen kalmamıştır. Amaçları, Darbeye ortam hazırlamaktır.
Darbe yapacak olanların da, bağımsız hareket edemediği, ABD Generalleri ("bizim çocuklar, işi bitirdi" diyebilecek kadar, aralarında ki münasebet nettir.) vardır. Onların onayları alınır, ardından ülke içinde karışıklık yaratılarak, halk arasında kin, öfke, intikam duyguları körüklenerek, iki kutup yaratılır. Burada devreye ajanlar girer ve çatışmalarla kaos başlar. Hedef alınan kitle için, katliamlar kaçınılmaz olur.
Seçilen kurbanlar, her zamanki gibi Sol ve Alevilerdir. Tarih yine Alevilere, pişkin yüzünü gösterir. Hassas dengelerin en hassas terazisinde, Aleviler ağır gelir ve kefeden çıkartmak için harekete geçerler.
İlk provokasyon şöyle gerçekleşir;
4 eylül 1978 de Ali baba mahallesinde MHP liler tarafından yaşlı bir adamla çocuk dövülür, olaya müdahale etmek isteyen yakınlarıyla MHP liler arasında kavga çıkar. Alevilerin camiye bomba koyduğu söylentisiyle, olay alevlendirilir. Bu olaylarda 5 kişi öldürülür 100 kişi yaralanır.
3 ay sonra tarihe kara bir leke olarak kazınacak olan, Maraş katliamının ön hazırlığı yapılır. 21 aralık ta TÖB-DER li iki öğretmen MHP liler tarafından katledilir. 22 aralıkta cenaze töreni yapmak isteyen kitleye, MHP liler engel olmaya çalışınca, çatışma çıkar. Bu çatışmada 3 kişi ölür, 39 kişi yaralanır.
Henüz taze kana doymamış güruhlar, nasıl daha fazla can alırım? derdine düşmüş, faşistlerin rağbet gösterdiği sinemaya, bomba konulduğu söylentisini yayarlar. Hatta bu da yetmez, daha fazla kan akıtabilmek için, camilerden, belediyelerden destek gelir, hoparlörlerle halkı iyice kışkırtırlar. Bu ortam birilerinin istediği boyuta ulaşınca, sokağa çıkma yasağı ilan edilir. Kolay öldürülmeleri için evlerine tıkılmaları gerekmektedir. Başına ne facia geleceğini bilmeyen masum Alevi halkı, güvenliğin sağlandığını düşünerek, evlerine gider. Av tuzağa düşmüştür.
Sıra sokağa çıkma yasağı olmayan, MHP lilerin satırlarla, baltalarla Amerikan yapımı silahlarla, sokağa dökülmesine gelir. Evlerinde kıstırılmış insanlara, akla gelmeyecek insanlık dışı işkenceler yapıp, katlederler. Evler yakılıp yıkılır, Hamile kadınlar şişlenir, bebeler bacaklarından ikiye ayrılarak katledilir. Resmi verilere göre 105 kişi ölmüş, 176 kişi de yaralanmıştır. Resmi olmayan rakamlar 500 e yakın can kaybettiğimiz ve 1000 e yakın yaralı olduğudur.
Günlerce gözü dönmüş cani güruhlarla, can pazarına düşen Alevilerin güvenliklerini sağlayacak, faşistlere karşı onları koruyacak ne bir polis, ne de Asker vardır. MHP lideri Türkeş "Ülkücüler güvenlik güçlerinin yardımcısıdır" diyerek; Devlet için hangi konumda olduklarını, beyan etmiştir.
Zaten Sıkı yönetim olmasına karşın, ellerini kollarını sallayarak katliamlar gerçekleştirmelerinin, başka bir açıklaması da bulunmamaktadır. Güvenlik güçlerinin yardımcılarına, Aleviler güvenle teslim edilmiş, Güvenlik yardımcıları katlederken zevk almış, tepedekiler ve güvenlik zevkle izlemiştir.
Bu zevk-i Sefaların biteceği anlar gelecektir elbet!
Katledenler, lanet üstünüzde olsun.
Ve katliamı zevkle seyredenler, size de lanet olsun.
Serpil Yıldız
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|