|
Ünlü mü ünlü, güzel mi güzel, seksapel manken ve çiçeği burnunda televizyon programcısı Aysun Kayacı geçenlerde NTV'deki 'Haydi gel benimle ol' isimli programında sarf ettiği sözler sebebiyle polemik konusu oldu.
|
Ünlü mü ünlü, güzel mi güzel, seksapel manken ve çiçeği burnunda televizyon programcısı Aysun Kayacı geçenlerde NTV'deki 'Haydi gel benimle ol' isimli programında sarf ettiği sözler sebebiyle polemik konusu oldu.
4 kadının bir masa etrafında yuvalanıp birkaç saat konuştuğu programda, "Vergi vermeyen dağdaki çobanla, benim oyum neden eşit?" diye bir soru soran Kayacı'nın bu sözleri soyadını başarıyla üzerinde taşıdığının teminatı oldu! Halktan sterilize edilmiş, elit bir yağlı tabaka içinde yaşadığı ve ömür boyu da yaşamak istediği her halinden belli olan Aysun Kayacı'nın mevzu bahis kelamları kimi külüstür aydın modellerini de ihya etti. Velhasıl, aynı programda yer alan yazar Pınar Kür de Kayacı'nın sözlerine derecesi oldukça yüksek bir paralelde destek çıktı ve haliyle pişti oldular!
Konu çok tartışıldı efendime söyleyeyim. Sözlüklerden tutun da, forumlarda, bloglarda, gazetelerde ve hatta meclis koridorlarında yankı buldu kendine. Birkaç bakan ve milletvekili de sert tepki gösterdi. Sağ olsun Aysun, benim de o bakan ve milletvekili eşrafı ile aynı karede fotoğraf makinelerine gülümserken yer almamı sağladı…
Hani Cumhuriyet mitingleri yapılmıştı, bayrağını kapan meydanlara akmıştı. Senede bir kez bile alanlara inmekten imtina eden -Spor gereği yapılan o acayip sabah yürüyüşlerinin haricinde- şuh bakışlı, parlak güneş gözlüklü bayanların; ütüsü güzel cafcaflı takım elbiseli, sinek kaydı tıraşlı, omzunda süveteri ile bayrak sallayan erkeklerin ve bu çoğunluğun dışında yoksul mahallelerden oralara gelen daha birçok kişinin yer aldığı mitingler. Hatırlıyoruz dimi? Evet. İşte oraya gidenler hani Türkiye'de bir laiklik olduğunu ve bu nedenle onun korunması gerektiğini söylüyorlardı ya, ha işte bütün bunlar kof bir rüyadan başka bir şey değildi! Türkiye'de gerçek bir laikliğin yaşam şansı bulmadığını bilen ben, statükocu güçlerin iktidar savaşında taraf olmayı da reddeden ben, Aysun Kayacı'nın söz konusu sözlerinin de işte bu yüz binlerin ortak kaygısı ve görüşü olduğunu düşünüyorum bu sefer de.
Neden?
Çünkü ortada bir gerçek var ki, AKP'ye olan hasımlık bunu gerektirmektedir. Cahil bırakılmış, bir torba kömüre, pirince oyunu satmış yoksulların, çobanların AKP'yi iktidara getirdiğini adları gibi bilmektedirler. Fakat bu koşulları hazırlayan siyasi ve sosyal meselelere eğilmek yerine, ucube açıklamalarla akıl sınırlarını zorlamak abesle iştigal olsa gerek.
Yahu, AKP'yi demokrat, özgürlükçü, mazlum sanan körlerle; diğerlerini laik, bağımsızlıkçı sanan halüsinasyoncuların birbirlerinden 'yarı biçim' dışında ne farkları var?! Birisi Amerika'dan ithal İslamo faşizm ile hayat bulurken, diğeri daha 'modern' görünümlü bir faşist duruşla zuhur ediyor.
Bırakın şu halkı yapay iktidar savaşlarınızda, çadır sirkinizde taraf yapmayı, geçin soluklanın biraz. Bir rahat nefes verin, gidin gidin gidin!..
Yallah cinler yallah, kış kış cinler kış kış…
Tele Kumandan
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|