|
Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, üniversitelerde başörtüsü serbestliği getiren Anayasa değişikliğiyle açılan davada, esas hakkındaki raporunu tamamladı. Can, türban serbestisi getiren yasal düzenlemenin Anayasa'ya uygun olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini belirtti.
Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, üniversitelerde başörtüsü serbestliği getiren Anayasa değişikliğiyle açılan davada, esas hakkındaki raporunu tamamladı. Can raporunda üniversitelere türban serbesti getiren yasa düzenlemesinin şekil yönünde Anayasa uygun olduğunu, Anayasa Mahkemesi kanun tasarılarını esastan değil şekil yönünden inceleyebileceğini, türban düzenlemesi de şekil yönünden yasaya uygun olduğu için davanın reddedilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.
Raportör Doç. Dr. Osman Can, türban raporunu Anayasa Mahkemesi'ne teslim etti. Raporda, 'ağır hukuk ihlali' olmadığı öne sürülerek, CHP-DSP'nin iptal davasının reddi ağır bastı.
CHP ve DSP, üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren 5735 sayılı ''Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un birinci ve ikinci maddelerinin iptali veya yok hükmünde olduklarına karar verilmesi ve dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulması'' istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açmıştı.
Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç.Dr.Osman Can'ın, 80 günde hazırlayarak mahkemeye sunduğu türban davası raporunda, CHP-DSP'nin iptal isteminin reddi görüşü ağır bastı. Doç. Dr. Can, raporunu Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a teslim etti. Rapor, dün akşam saatlerinde üyelere de dağıtıldı. Üyeler, 19 Mayıs tatilinden de yararlanarak, 100 sayfayı bulan rapor üzerinde üç gün boyunca çalışabilecekler. AKP davasının da raportörü olan Can, Anayasa Mahkemesi'nin anayasa değişikliklerini sadece şekil yönünden denetim yetkisi bulunduğu ve esasa girilemeyeceğini savundu. Raporda, "148'inci maddede 'Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler' denilmektedir. Bu durumda bu sınırların dışına çıkılamaz" ifadesine yer verildi.
Can, 21 Ekim 2007'deki referandumun "yetkisizlikten" verdiği ret kararına da raporunda yer verdi. Raportör bu kararda, ancak "ağır hukuk ihlali" halinde anayasa değişikliklerinin esastan görüşebileceğinin vurgulandığına dikkat çekti.
CHP ve DSP'nin, türban konusundaki Anayasa değişikliğinin yok sayılması talebini, referandum davasını ret kararına atıfla irdeleyen raportör, "Anayasa'nın değiştirilmesi teklif edilemez (ilk üç madde) maddelerinde bir değişiklik sözkonusu olursa, 'ağır hukuk ihlalinden' bahsedilebilir, türban konusunda Anayasa'nın 10 ve 42'nci maddelerinde yapılan değişiklikte böyle bir durumdan sözedilemez" dedi. Can, türbanla ilgili anayasa değişikliklerinde ağır hukuk ihláli olmadığını savundu.
Can, raporunda seçeneklerle birlikte iptal başvurusundaki tüm itirazları tek tek değerlendirdi. Can, bu bölümde Anayasa Mahkemesi'nin, aralarında 367 iptal kararı, referandum davasını ret kararının da yeraldığı çok sayıda kararıyla, anayasa hukuk profesörlerinin görüşlerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararlarına yer verdi.
BU AY BİTEBİLİR
Davanın bu ay içinde sonuçlanması bekleniyor. Raportör raporunun heyet için bağlayıcılığı bulunmuyor. Birçok davada raportör görüşünün aksi yönde kararlar çıkıyor. Başkan Kılıç, türban davasının raporun tamamlanmasının ardından geciktirilmeden görüşüleceğini ardından da AKP'ye kapatma davasının ele alınacağını açıklamıştı. Mahkeme, Başkan Haşim Kılıç'ın belirleyeceği tarihte toplanarak, CHP ve DSP'nin "iptal" başvurusunu görüşecek.
Haber Yorumları (1 adet)
|
kizilbas
|
|
cumhuriyeti korumak
|
| türkiyedeki tüm kurumların görevi cumhuriyete ve ilkelerine sahip çıkmaktır. anayasa mahkemesi üyelerinin bu doğrultuda karar vereceğine inanıyorum. |
| 17.05.2008 13:53:05 |
|