|

Bir süredir gündemde olan Deniz Feneri Derneği Davası'nı ibretle izliyoruz. Din ve inanç sömürücülerinin ilk işi olmayan bu filmi jetpa, yimpaş, saadet zincirleri ve birçok farklı sahnede izlemiştik.
Dün akşam saatlerinde Bursa Yıldırım İlçesi Ortabağlar Mahallesi'nde Deniz Feneri Derneği üyeleri tarafından küçük çocuklara para verilerek derneğin propagandasını yapan broşürler dağıtılmaya çalışıldı.
Deniz Feneri Derneği'nin bildirilerini dağıtan grup, ilk girdikleri sokaklardan birinde Halkevcilere rastlayınca bildiri dağıtmaya son vermek zorunda kaldılar. Bugün ise Yıldırım Halkevi'nde konuya ilişkin bir basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada daha önceden yaşanan Yimpaş ve Jetpa yolsuzluklarına vurgu yapılarak AKP'nin Deniz Feneri rezilliğinin üstünü örtmeye çalıştığı hatta ülkedeki saldırgan tutumunu Alman yargısına bile uygulamaya yeltendiği belirtildi. Ayrıca Deniz Feneri Derneği'ne vergi kousunda 2004 yılında tanınan ayrıcalıklara değinlirken, bu derneğin yönetimindeki AKP'li Zahit Akman'ın RTÜK başkanlığına getirildiği aktarıldı. AKP tarafından kamuoyuna bu dernekle bir ilgimiz yoktur dense de gerici dolandırıcı ittifakının geçmişe dayandığı açıklandı. Sanıklardan Mehmet Taşkan'ın ifadesindeki "yardım yapılıyor sanıyordum" ifadesie vurgu yaparak, Taşkan'ın yalan konusunda AKP Hükümeti ile aralarındaki benzerliğe dikkat çekildi. Son olarak mahallede faaliyet gösteren derneğin yoksulları dilenci yerine koydukları ve gericiliği mahallede yaydıkları belirtilerek, mahalleye gericilerin ve sahtekarların girişinin engeleneceği ve bu zihniyetin "aklanmayıp haklanacağı" duyuruldu.
Basın açıklamasının tam metni
Sahtekarları ve gericileri mahallemizde istemiyoruz
Bir süredir gündemde olan Deniz Feneri Derneği Davası'nı ibretle izliyoruz. Din ve inanç sömürücülerinin ilk işi olmayan bu filmi jetpa, yimpaş, saadet zincirleri ve birçok farklı sahnede izlemiştik.
Avrupalı Türklerin yardım amacıyla bağışladığı 41 milyon euro'yu "Deniz Feneri Derneği kampanyası ile toplayan ve bu paranın 18 milyonunu amaç dışı kullanmaktan yargılanan 3 sanık Frankfurt Bölge Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında suçlarını kabul etti.
Deniz Feneri e.V. derneği, Euro 7, Atlas Pazarlama ve diğer şirketlerin bütün paralarının yasadışı ve usulüz biçimde tek bir kasaya aktığını ifade eden Ermiş, "Asıl gelir kaynağı Deniz Feneri idi. Bu paralar daha sonra Mehmet Gürhan'ın talimatları doğrultusunda, çeşitli şirketlere ve Türkiye'ye aktarılıyordu. Ancak Gürhan, bütün önemli kararları Türkiye'ye danışarak alıyordu" dedi.
İşin en ilginç ve aslında kamuoyu tarafından açıkça bilinen kısmı ise bu sahtekar yobazlarla AKP gericiliğinin işbirliği:
"02.02.05 tarihli herhangi bir meblağ yazılı olmamasına rağmen Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş'ten parayı, Tayyip Erdoğan Doğu Asya'daki Tsunami'den zarar görmüş, yardıma muhtaçlara dağıtması için, vermek üzere, aldığını tasdik etmiş. Bu konu, sanık Ermiş'in 7. kez ifadesi alınırken sorulmuş ve doğruluğu tasdik edilmiştir.'
AKP atadigi kadolar uzerinde ne kadar sıkı çalıştığını da ispatladı. Birçok tartışmaya göğüs gerip aslanlar gibi dövüşüp Zahid Akman'ı RTÜK ün başına geçirdi. Neden bu kadar çabaladığını biz düşünedururken Deniz feneri davası Zahid Akman'ın ne muhterem bir halk düşmanı RTÜK ün başına yakışacak kadar iyi bir tüccar, din sömürücüsü ve dolandırıcı olduğu çıktı açığa.
Gerici ve halk düşmanı AKP iktidarının bu soyguncularla ortaklığı pek yeni sayılmaz,2005 yılında Meclis Başkanlığı görevini yürüten Bülent Arınç'ın meclisten arakladığı çatal bıçakları dolandırıcı Deniz Fenerı'ne verdiği, çatalla bıçakla doyuramayınca da üstün hizmet madalyası vererek gönüllerini aldığı biliniyor.
Frankfurt merkezli yolsuzluk patlaması sayesinde öğreniyoruz ki, söz konusu derneğin Kamu Yararına Çalışan Dernekler arasına alınması için 2004 yılında Bakanlar Kurulu'na yaptığı başvuru onaylanmış ve böylece Deniz Feneri için toplanan bağışları yapanların verdikleri paraların vergi indirimi olarak kabul edilmesi; derneğin ayrıca KDV ve öteki başka vergi yükümlülükleri dışında bırakılması yoluna gidilmiş… Kamuyu kamu yararına soymanın ve vergi kaçırmanın bu kadar güzel yöntemlerini bulabilen iktidara da bizi yönetenlerin ne kadar zeki olduklarını ispatladıkları için ayrıca teşekkür ederiz.
Duruma uyanıp paçayı kurtarmaya çalışan AKP Türkiye'deki adalete müdahale alışkanlığını Almanlar üzerinde denemiş; ancak anlaşılan evdeki hesap çarşıya uymamış. İddianamenin 42. sayfasında savcı 'soruşturmalara defalarca siyasi etki yapılmaya, bilhassa Türk hükümeti tarafından devam etmekte olan tutukluluğa mani olunmaya çalışılmaktadır" diyor ve AKP lileri bir kez daha utandırıyor; tabi içlerinde utanması olan kimse varsa.
Derneğin başkanı Mehmet Taşkan da, toplanan paralarla gayrimenkul alındığını doğruladı. Ancak, "Bunların yardım amaçlı yapıldığını sanıyordum." dedi. Bu adam ya halki kandirmaya çok fazla alışmış olmalı veya kendi hayal dünyasında yaşıyor olmalı ki bu kadar pişkince yalan söyleyebiliyor. Muhtemelen AKP iktidarı ve Tayip Erdoğan'la en belirgin ortak özelliği de bu olsa gerek.
Bizi yoksul bırakanlarla işbirliği yapıp bir yandan da yoksulluğumuzdan faydalanan, cebimizdeki üç kuruşa, soframızdaki bir lokma ekmeğe göz dikenler, en kutsal inançları bile paraya çevirmeyi becerebilen yetenekli dolandırıcılar, kendileri lüks içinde yaşarken bizim haklarımızın hepsine göz dikenler, ellerimizden bir bir aldıkları haklarımızı bize sanki dilenciymişiz gibi sadaka biçiminde dağıtanlar dün utanmadan mahallemize gelmişler. Yoksulluğumuza bakmış acımışlar, sanki yoksullaştıran kendileri değilmiş gibi, broşürler bırakmışlar, yeni dilenciler aramışlar kendilerine.
Dağıttıkları broşürlerde gıda, giyim, sağlık ve eğitim alanlarında dağıttıkları sadakaları yazmışlar şişine şişine.
Ama bilmedikleri birşey var. İşte onu da biz biliyoruz ve haykırıyoruz. Eğitim haktır.
Sağlık haktır.
Beslenme haktır.
Haklarımızı biliyor, yoksulluğumuzdan utanmıyoruz. Bilsinler ki haklarımıza saldıranları ve bizleri yoksullaştıranları haklayacağız.
Bilsinler ki insanca yaşamak isteyenler halkın hakları mücadelesinden asla vazgeçmeyecekler.
Bilsinler ki bizler dilenerek değil direnerek alacağız haklarımızı. Ve bizi dilencileştirmeye çalışanlar haklayacağız.
Bilsinler ki bu halk gerçek yüzlerini biliyor ve artık maskeleri onları saklayamıyor.
Bilsinler ki bizler onların rant kapısı olarak kullandıkları ve halkı sömürdükleri gericiliği haklayacağız.
Bilsinler ki bir daha mahallemize gelirlerse onları da bütün karanlığını kendilerine AK diyerek aklamaya çalışan suç ortakları AK partiyi de aklamayacağız haklayacağız.
|
08.09.2008 00:00:17
|
Sendika.Org
|
|
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|