Bizim Gazete
Şubat 2006'dan bu yana haberde kalite  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Grup Yorum'dan Yeni Albüm: Başeğmeden
Devamını Oku İşte Arif Sağ'ın istifa dilekçesi
Devamını Oku Kanal D Sitesinde "Açılım" Anketi
Devamını Oku Ardahan'da DTP-MHP Gerginliği
Devamını Oku Arif Sağ'dan çarşafa destek

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku 12 Eylül öncesi TSK raporunda Aleviler
Devamını Oku Serhan Şeşen'in Beyin Ölümü Gerçekleşti
Devamını Oku "Bu İşyerinde Alevileri Çalıştırmayız"
Devamını Oku Pes dedirten savunma!
Devamını Oku Belediye Bursları İptal Ediliyor

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Rss/XML
RSS




Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Türkiye> Taksim'de 80 Yıldır Komünizm Propogandası!
 Taksim'de 80 Yıldır Komünizm Propogandası!

Taksim'de 80 Yıldır Komünizm Propogandası!
Kırgızistan'ın başkenti Bişkek... Moskova Kızıl Meydanı'ndaki Lenin Mozolesi'nin hemen arkasındaki bir mezar... Ve İstanbul'daki Taksim Anıtı… Bu üçünün birbiriyle nasıl bir ilişkisi vardı? Soner Yalçın'ın kaleminden Taksim Meydanı'ndaki büyük sırrı aktarıyoruz:




Kırgızistan'ın başkenti Bişkek… Moskova Kızıl Meydanı'ndaki Lenin Mozolesi'nin hemen arkasındaki bir mezar… Ve İstanbul'daki Taksim Anıtı… Bu üçünün birbiriyle nasıl bir ilişkisi vardı?

Taksim Anıtı'nda bulunan bir sırrı tarih dergileri yıllarca neden yazmadı; yazamadı? Bu sırrın doğmasına neden olan kişi Atatürk müydü? İşte Türkiye'nin yakın siyasal tarihinin trajikomik bir hikayesi…


Kızılcıklar oldu mu/Selelere doldu mu
Gönderdiğim çoraplar/ Ayağına oldu mu
Mendili geline/Mendil verdim eline
Kara kına yollamış/Yar benim ellerime…


Edirne-Keşan yöresinin bu türküsü TRT'de yasaklanmıştı.

Sebep "kızılcıklar oldu mu" denmesiydi. "Kızılcık" ne demekti, "kızıl" demekti.

Peki, "kızıl" ne demekti; "komünist!"

Yani türküyle komünizm propagandası yapılıyordu!

Gülmeyin. Daha neler var:

Rahmetli Uğur Mumcu bir makalesinde Kars yöresinin pek bilinen türküsünü yazdı:

Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa

Askerin milletin bayrağınla çok yaşa

Sağdan sola soldan sağa

Salla bayrağı düşman üstüne…


Ve rahmetli yazmasıyla birlikte soluğu hakim karşısında aldı.

Hadi bayrağın sağdan sola sallanması anlaşılabilirdi; ama ne demekti "düşmanın üzerine sallanan bir bayrağın soldan sağa sallandırılması?"

Eee açıkça komünizm propagandasıydı! 12 Mart 1971 askeri darbesi Uğur Mumcu'yu 7 yıllık ceza istemiyle yargıladı!

Daha Türkiye İşçi Partisi genel başkanı olmadan önce Behice Boran Dil Tarih Fakültesi'ndeki öğretim üyesiydi. "Sınav kağıtlarını kırmızı kalemle değerlendirip not veriyor" diye üniversiteden uzaklaştırıldı! Haklılardı; kırmızı ne demekti?

Yani, hiç gözlerinden kaçmıyordu bunlar! Sigara paketleri üzerinde orak-çekiç arayan bir zihniyeti bu. Neyse…

Tüm bunları niye yazdım ona gelelim…


Sansürün böylesi


Tarih 9 Ağustos 1928

Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı açıldı.

Yani bugün bildiğimiz adıyla "Taksim Anıtı" seksen yaşında.

Bu anıtın bir de sırrı vardır bilir misiniz?

Artık bazılarınız biliyordur.

"Artık" diyorum çünkü düne kadar pek kimse bilmiyordu.

Nereden bilsinler?

Ben bile emin olamadım, araştırma yaptım. Arşivimdeki tarih dergilerinin Taksim Anıtı'yla ilgili haberlerine, makalelerini okudum.

Bakalım bu sırrı yazmışlar mıydılar?


—Şevket Rado'nun sahibi olduğu "Tarih ve Edebiyat Mecmuası" Ağustos 1979 tarihli sayısında, "Taksim Cumhuriyet Abidesi" başlıklı yazısında bu sırra hiç değinmemişti. (Sayı 8, Sayfa 19)


—Başında Midhat Sertoğlu'nun bulunduğu "Yıllar Boyu Tarih" dergisi Ağustos 1980 tarihli sayısının kapağını Taksim Anıtı'na ayırmıştı. Başlığı ilginçti: "Yeterince tanımadığımız şaheser: Gelin, Taksim Anıtıyla Tanışalım."

Erdal Türkay'ın kaleme aldığı yazıda da ne yazık ki bu sır yoktu! (Yıl 3, sayı 8, sayfa 44)


—Yayın danışmanlığını Eroğul İskit'in yaptığı "Yıllar Boyu Yakın Tarih Dergisi" Temmuz 1978 tarihli sayısının "Taksim'de 50 yıl" başlıklı yazısını; İstanbul'a yaptığı başarılı çalışmalarıyla birçok tarihi eseri kazandıran Çelik Gülersoy kaleme almıştı. Beş sayfa ayrılan bu yazıda da Taksim Anıtı'nın sırrı yoktu!

(Yıl 1 sayı 4 sayfa 45)


—Başında Prof. Mete Tuncay'ın bulunduğu "Tarih ve Toplum" dergisi Ocak 1988 tarihli sayısında "Taksim Anıtı ile İlgili Mektuplar" başlıklı Turgut Kut imzalı bir yazıya yer verilmişti. Anıtın İtalyan heykeltraşı Pietro Canonica'nın mektuplarına yer verilen yazıda da anıttaki sırra ait bilgi yoktu. Haksızlık yapmayalım; konu belki de Taksim Anıtı olmadığı için bu sır yazılmamış olabilir. (Sayı 49, Sayfa 21)


Uzatmayayım:

Ne "Yakın Tarihimiz" ciltlerinde ne de "Belgelerle Türk Tarih Dergisi" sayılarında Taksim Anıtı'nın sırrıyla ilgili bir yazı bulabildim.

Sekiz ciltlik İstanbul Ansiklopedisi'nde bile yoktu.

Anıtın, yapılış hikayesi yazılıyor; mimarı bilgileri, özellikleri veriliyor; mali ve sanatsal yönüne değiniliyor; Cumhuriyeti sembolize eden figürler anlatılıyor; Atatürk, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak'tan bahsediliyor. Ama bir sırrın üstü örtülüyordu!


Nedir Bu Sır


Düşünebiliyor musunuz; İstanbul'un orta yerinde 80 yıldır bir anıt var ve çoğu kimse bu anıtı yakından tanımıyor.

Çünkü bir gerçek hep atlanıyor,

Kuşkusuz Taksim Anıtı'ndaki sır sonra ortaya çıktı.

Peki, ne zaman ortaya çıktı biliyor musunuz?

Soğuk savaş dönemi bitince…

"Popüler Tarih Dergisi" Ağustos 2002 sayısında, yıllardır saklanan bu gerçeği/sırrı yazdı: Taksim Anıtı'nda, Atatürk'ün arkasında iki Sovyet generali duruyor: General Mihail Vasilyeviç Frunze ve Mareşal Kliment Yefremoviç Voroşilov…


Evet; sır buydu.

Soğuk savaş döneminde kızılcık şerbetinde bile komünizm propagandası arayanlar, topluma öyle bir korku salmışlardı ki, anıttaki Sovyet generallerini kimse yazmamıştı.

Belki de bazıları bilerek yazmadı. Öyle ya ne demekti; Atatürk, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak'ın yanında komünist generallerin bulunması?

Bizim tarihçiliğimiz böyledir işte.


Kimdi bu Komünist Generaller

General Mihail Vasilyeviç Frunze Sovyetler Birliği tarihi içinde önemli bir yere sahipti. Bir çiftçi çocuğu olarak 1885 yılında Bişkek'te dünyaya geldi; 19 yaşında Bolşevik Parti'ye katıldı. Siyasi faaliyetlerinden dolayı yüksek öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.

1906 yılında Lenin ile tanıştı. Tutuklanarak kürek cezasına çarptırıldı. 1916'da firar etti. 1917 Devrimi'nde Minsk ve Batı Cephesi ordularına komutanlık etti; Devrimi'nin zaferle sonuçlanmasında büyük rol oynadı.

Devrimin ardından başlayan iç savaşta da çok kritik roller oynadı. Kızıl Ordu Başkumandanı Troçki tarafından Doğu Cephesi'nin komutanlığına getirildi. 1920 yılında Güney Cephesi'nin başına geçti.
1921'de Merkez Komite üyesi, 1925'de ise, Sovyet Devrimci Askeri Konsey Başkanlığı yaptı. 31 Ekim 1924'de ülser rahatsızlığı nedeniyle yattığı ameliyat masasından bir daha kalkamadı. 40 yaşındaydı.

Frunze'nin mezarı, Kızıl Meydan'da, Lenin Mozolesi'nin arkasındaki Kremlin duvarındadır.

Ölümünün ardından doğduğu şehir Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'in adı Frunze olarak değiştirildi. Ne var ki Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra, şehre tekrar Bişkek adı verildi.


General Frunze'nin bizim tarihimiz açısında da önemli bir yere sahipti.

Lenin'in özel talimatıyla, olağanüstü elçi sıfatıyla 13 Aralık 1921'de Ankara'ya geldi. Onuruna düzenlenen mitingde yaptığı konuşma büyük etki yarattı. Millet Meclisi'nde konuşma yaptı. Frunze Mustafa Kemal'le yakın ilişki kurdu. Sakarya cephesini gezdi. 5 Ocak 1922 günü arkasında iyi duygular bırakarak ülkesine döndü.


Peki diğer Sovyet generali kimdi?

Mareşal Kliment Yefremoviç Voroşilov 1881 Vernhiy/Ukrayna'da yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Maden işçiliği yaptığı sırada eğitimine zorlukla devam etti. 1903'te Rus Sosyal Demokrat Partisi'ne girdi; 1906'da Bolşevik delegesi olarak Stockholm kongresine katıldı. Birkaç defa tutuklandı ve sürgüne gönderildi. 1917 Devrimi'nden sonra Petrograd Savunma Komitesi Başkanı oldu. 1918'de Ukrayna 5. Kızıl Ordusu'nu kurdu. 1925-1940 arasında Halk Savunma Komiserliği yaptı. II. Dünya Savaşı'nda Leningrad savunmasını yaparak Hitler'in kenti ele geçirmesini önledi. Savaş sonunda mareşalliğe yükseltildi ve 1947'de Politbüro üyesi oldu. 1953-1960 arasında Yüksek Sovyet Prezidyumu Başkanlığı (cumhurbaşkanlığı) yaptı. 1969'ta öldü.


Mareşal Kliment Yefremoviç Voroşilov'un bizim için önemi ise şuydu:

Ulusal kurtuluş savaşının sürdüğü yıllarda askeri bilgisiyle savaşın taktik ve stratejisine katkıda bulunması amacıyla Ankara'ya gönderildi.
Uzatmayayım; Sovyetlerin o günlerde yaptığı yardımları unutmayan Atatürk, bir jest olarak bu iki generalin heykelinin de anıtta yer almasını istedi.


Şimdi de; Türkiye'de Sol'un olmadığını, söylüyorlar. Bir heykelden bile korkanların, Sol'a neler yaptığını varın siz düşünün.


11.08.2008 15:08:09
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Türkiye Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 02.12.2008 02:57:01 - İstanbul AKP İl Başkanlığı'nda Patlama
Devamını Oku 02.12.2008 02:53:45 - Genelkurmay: Kuzey Irak Bombalandı
Devamını Oku 02.12.2008 00:04:08 - Pes dedirten savunma!
Devamını Oku 01.12.2008 23:57:24 - Tuncay Güney'în MİT'le ne ilişkisi var?
Devamını Oku 30.11.2008 12:39:32 - "Başımı Örtüp TMSF'den Para Alacağım"
Devamını Oku 30.11.2008 12:38:47 - Diyanet'ten Kürtçe Kuran
Devamını Oku 29.11.2008 13:08:05 - Gülen Sorularında Terledi
Devamını Oku 28.11.2008 20:24:14 - Toptan ile ABF Bir Araya Geldiler
Devamını Oku 28.11.2008 18:00:01 - Özgür Yaşam Derneği'ne Polis Baskını
Devamını Oku 27.11.2008 21:26:16 - Polis: Öldürme yetkimi kullandım
Devamını Oku 25.11.2008 17:00:26 - Islatılıp sopayla dövüldü!
Devamını Oku 25.11.2008 16:57:29 - Arif Sağ CHP'de
Devamını Oku 25.11.2008 16:51:23 - Gürsel Tekin CNN Türk'te
Devamını Oku 25.11.2008 13:56:12 - Öğretmene Nazım Vetosu
Devamını Oku 25.11.2008 13:54:47 - Öğretmen: Padişahlık Gerçek Cumhuriyettir
Devamını Oku 25.11.2008 13:52:31 - Engin Çeber İddianamesi Kabul Edildi
Devamını Oku 25.11.2008 08:22:36 - Padişahlığı öven öğretmene soruşturma
Devamını Oku 24.11.2008 12:46:22 - Liseliler: "Gelecek Bizsek, Onlar Gidecek"
Devamını Oku 24.11.2008 12:35:53 - Albay Özden Cinayeti de Ergenekon Dosyasında
Devamını Oku 23.11.2008 02:24:37 - Sisi'nin silahçısından cephane çıktı
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 16 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,75
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




Ateşe Semah Durmak
 
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, 'Bu, Türkiye'nin şöhretini etkileyen bir uygulama. Bakan Şahin de bu görüşte olduğunu söyledi' dedi...
3G’yi 3 operatör paylaştı !
Tarihin en büyük virüs saldırısı geliyor
0,50 saniyede derlendi.
Faceturkey
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat