Bizim Gazete
Şubat 2006'dan bu yana haberde kalite  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Grup Yorum'dan Yeni Albüm: Başeğmeden
Devamını Oku İşte Arif Sağ'ın istifa dilekçesi
Devamını Oku Kanal D Sitesinde "Açılım" Anketi
Devamını Oku Ardahan'da DTP-MHP Gerginliği
Devamını Oku Arif Sağ'dan çarşafa destek

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku 12 Eylül öncesi TSK raporunda Aleviler
Devamını Oku Serhan Şeşen'in Beyin Ölümü Gerçekleşti
Devamını Oku "Bu İşyerinde Alevileri Çalıştırmayız"
Devamını Oku Pes dedirten savunma!
Devamını Oku Belediye Bursları İptal Ediliyor

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Rss/XML
RSS




Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Türkiye> ''Siyasal İslam'ın gizli kasaları''
 ''Siyasal İslam'ın gizli kasaları''

''Siyasal İslam'ın gizli kasaları''
Hürriyet yazarı Soner Yalçın'ın müthiş yazısı




DÜNDEN BUGÜNE: İSİM… İSİM SİYASAL İSLAM'IN GİZLİ KASALARI!

Bugünlerde herkesin dilinde Deniz Feneri, Kanal 7 ya da Zekeriya Karaman, Zahid Akman isimleri var. Biraz geçmişi bilenler Erbakan'ın kayıp trilyonlarını, Süleyman Mercimek'i ya da Yimpaş, Kombassan, İhlas, Jet-Pa, Endüstri Holding'i hatırlar.

Peki siz, Mehmet Satoğlu, Tahsin Armutçuoğlu, Gürgen Mazhar Bayatlı, Beşir Darçın isimlerini duydunuz mu? Bunlar kimdi? Kimlerin gizli kasasıydı? Neden yargılandılar? Sonra nasıl ortadan kayboldular?

Gelin biraz gerilere gidelim…

"Bir lokma bir hırka" ile yetinenler bugüne nasıl geldi?

Tarikat, siyaset, ticaret üçlemesiyle ilk kez Nakşibendi Gümüşhanevi Dergahı karşılaştı. Şeyh Ahmed Ziyaüddin, 1838 Osmanlı-İngiliz Ticaret Anlaşması'yla Anadolu'ya gelen yabancı sermayeye karşı, ulusal pazarı korumak için "yardım sandıkları" kurdu. Toplanan zekatlar yoksullaşan esnaflara aktarılarak milli sermaye korunacaktı.

Şeyh Ahmed Ziyaüddin tüccar bir ailenin çocuğuydu. Bu nedenle bu hareketi kişisel olabilir miydi? Hayır.

Çünkü: Yıllar sonra, 1954'de benzer uygulamayı yine aynı tarikat hayata geçirdi.

Demokrat Parti'nin ülkeyi ithal mallara boğulması üzerine, Nakşibendi Gümüşhanevi Dergahı'nın şeyhi Mehmet Zahit Kotku'nin girişimiyle "Gümüş Motor" kuruldu. Amaç "milli sanayi" yaratmaktı. Üzerinde cami resmi olan hisseler çıkarılıp satıldı. Ancak, bu milli atılım pek uzun ömürlü olamadı Gümüş Motor battı. İş mahkemeye yansıdı. Genel Müdürü Necmettin Erbakan, dönemin parasıyla 69 bin lirayı kardeşi Kemalettin Erbakan'a gönderdiği murakıp raporlarında ortaya çıktı. Yıllık imalatı, Devlet Planlama Teşkilatı'na 10 bin olarak bildirmişlerdi gerçek rakam 70 idi! Vs.vs.

MNP'NİN ŞİRKETLERİ

Nakşibendi Gümüşhanevi Dergahı zamanla ticaretin yanına siyaseti de koydu. Yani artık bireysel girişimcilikle değil, iktidara gelerek milli sanayi hamlesi gerçekleştirilecekti.

26 Ocak 1970'de Milli Nizam Partisi'ni kurdular.

Yargıtay Başsavcılığı partinin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı.

21 Mayıs 1971'de parti kapatıldı. Mal varlığına el koydu.

İşte bugün konuştuğumuz kritik mesele bu son cümlede saklıdır: Bu tarihten sonra milli görüş hareketinin kurduğu tüm şirketler, partiler- dernekler üzerine değil, kişiler üzerine kuruldu.

Örneğin, 18 Haziran 1971'de "İPA AŞ" kuruldu. Kurucularından Tahsin Armutçuoğlu ve Mehmet Satoğlu Milli Nizam Partisi kurucusuydu.

T. Armutçuoğlu ve M. Satoğlu bir başka şirket daha kurdular: "Nidaş"

Bu şirketin ortakları arasında Hasan Aksay, Fehmi Cumalıoğlu gibi yine Milli Nizam Partisi kurucuları vardı.

Aksay ve Cumalıoğlu bu kez Oğuzhan Asiltürk, A. Tevfik Paksu ile "Yeni Neşriyat AŞ" yi kurdular. 17 Ağustos 1972'da faaliyete geçen bu şirket, Milli Gazete'yi çıkardı.

Milli Nizam Partisi "şirketlerine" baktığınızda hemen hepsinde iki isim öne çıkıyor:

Avukat Tahsin Armutçuoğlu ile Harita Mühendisi Mehmet Satoğlu

Mehmet Satoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dayısıdır.

Uzatmayayım, kişiler üzerinde gözüken şirketler aslında partinindi.

MSP'NİN ŞİRKETLERİ

MNP kapatılınca Milli Görüş, 11 Ekim 1972'de Milli Selamet Partisi'ni kurdu.

Bu partinin "şirketlerine" baktığınızda bir isim ön plana çıkıyor:

Gürgen Mazhar Bayatlı.

8 Şubat 1977'de kurulan "Milsan" 3 Mart 1978'de kurulan "Mila AŞ" 27 Ağustos 1980'de kurulan "Mades Holding" ve yine aynı gün kurulan "Heka Dış Ticaret AŞ"nin kurucuları arasında hep Gürgen Mazhar Bayatlı vardı.

Peki, bu şirketler ne yapıyordu?

Mila AŞ'nin yeri, MSP genel merkezinin bulunduğu Hoşdere Caddesi'ndeki Alican Apartmanı'ydı. 5 milyon sermayeyle kurulan bu şirket, kuruluşundan dört ay sonra Demetevler'de 10 milyon liraya apartman aldı ve adını "Milli Görüş Sarayı" koydu. Burada parti toplantıları yapılıyordu zaten.

Şirketlerin sermayeleri hızla arttı: Örneğin Milsan 2 milyon lira sermaye ile kuruldu. Beş buçuk ay sonra 15 Temmuz'da sermayesini 13 milyona çıkardı. 30 Nisan 1979'da ise rakam 22 milyona çıktı. 22 Nisan 1981 ise 50 milyona yükseldi.

Milsan'a bu paralar nereden geliyordu?

Milsan'ın, Vakıflar Bankası Fatih Şubesi'ndeki 101–6 nolu hesabına, 18 Şubat 1977 tarihinde Yapı Kredi Bankası Ankara Aşağı Ayrancı Şubesi'nin 630802 nolu çekle 1 milyon 900 bin lira yatırıldı. Aşağı Ayrancı'daki bu hesap kime aitti Necmettin Erbakan'a!

Kağıt üzerinde MSP'nin mali işlerinden sorumlu kişi Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahim Bezci gözüküyordu. "Gözüküyordu" diyorum çünkü Bezci İzmit'te yaşıyordu ve Ankara'ya pek gelmiyordu.

İşin özünde partinin parasal işlerini yürüten kişi Gürgen Mazhar Bayatlı idi. Ziraat Bankası Çankaya, Vakıflar Bankası Kızılay, Yapı Kredi Bankası Çankaya şubelerinde hesapları vardı.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Mazhar Gürgen Bayatlı tutuklandı, hapis yattı ve "şirketleri aldığım borçlarla kurdum" deyince, salıverildi.

Sonra ki yıllarda ismi Erbakan hareketi içinde bir daha hiç ön plana çıkmadı.

Bugün Niğde'de yaşıyor.

6 Nisan 2007'te TBMM Üstün Hizmet Ödülü'nü dönemin TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın elinden aldı! O törende Deniz Feneri de ödül aldı!

RP'NİN ŞİRKETLERİ

1980'lerde yeni parti kuruldu: Refah Partisi.

Ve bu partiyle birlikte yeni bir isim ortaya çıktı:

Beşir Darçın.

Beşir Darçın aslında Ankara Ulus'ta terziydi. Bakın sonra nasıl trilyoner oldu?

En büyük parayı hac organizasyonundan kazandı.

Bilirsiniz, 1988'de Suudi Arabistan Mekke'ye kontenjan koydu Türkiye'nin nüfusu 72 milyon ise o yıl sadece 72 bin kişi gidebilecekti.

Hacı adayları kendi kafalarına göre gitmeyecekti bir organizasyona dahil olacaklardı.

En büyük organizasyonu Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı yapıyordu. Ancak hepsinin altından kalkması zordu, yarısını özel şirketlere verdi.

Bu özel şirketlerden biri de RP genel merkezinin bulunduğu binada faaliyet yürüten "ETAŞ AŞ" idi. Sahibi Beşir Darçın idi.

Beşir Darçın 1990 yılında da, "Van Der Zee" adlı şirketi satın aldı. Alır almaz da Suudi Arabistan, Beşir Darçın'a beş bin kişilik ek/özel kontenjan verdi! Kontenjan tabii Refah Partisi'ne verilmişti. Düşünebiliyor musunuz, Suudi Arabistan Türkiye Cumhuriyeti'ne değil RP'ye kontenjan veriyordu, Niye sizce?

Evet, Beşir Darçın hacı organizasyonundan çok para kazandı.

Diyanet'ten sonra en büyük hac organizasyonunu "Van Der Zee" yapıyordu. Bürosu nerede miydi? Tabii RP genel merkez binasında. Zaten binanın sahibi de Beşir Darçın'dı!

"Gizli Kasa" Beşir Darçın'ın, "ETAŞ" gibi, "Sürtaş" adlı şirketi de aynı binadaydı.

Hatırlatayım RP'nin genel muhasibi yine MSP'de olduğu gibi Abdurrahim Bezci'ydi. Ve Bezci hala İzmit'te yaşıyordu. Zaten kulakları da artık pek duymuyor, gözleri de iyi görmüyordu. Yani göstermelikti!

Beşir Darçın sadece hacılardan para kazanmadı. Tefecilik yaptı: Nakit paraya sıkışan Konyalı işadamı Süleyman Çınar, Beşir Darçın'dan 1 milyar borç aldı, 30 gün sonra bunu 1 milyar 104 milyon olarak ödeyecekti. Süleyman Çınar borçlarını ödeyemedi ve Beşir Darçın ailenin gayrimenkullerine ve Toroslar Un Fabrikası'na el koydu.

Bitmedi:

Beşir Darçın, kurban bayramı öncesi Milli Gazete'ye ilan verdi: "Bankada açtığımız hesaba 1 milyon lira yatırın bizler sizin adınıza kurbanı kesip Bosna-Hersek'e, Azerbaycan'a, Abhazya'ya gönderilim!"

Araştırıldı ortada para çok ama kesilen kurban yoktu!

Beşir Darçın gözaltına alındı. Ancak birkaç gün sonra suçsuz olduğu anlaşılıverdi!

Beşir Darçın son olarak Milli Gazete'nin yan kuruluşu MİLDA'nın ortağı olarak özelleştirmeden SEKA Giresun kağıt fabrikasını satın aldı.

2000'li yıllarda Beşir Darçın adı pek duyulmadı.

Bugünün gizli kasaları "sakallı"lar "aslan" gibi delikanlılar...

Sonuçta:

"Ne zaman ticaret, siyaset, dergahların kapısından içeri girdi 'bir lokma bir hırka' tarihe karıştı" diyebilir miyiz? Bilmedim. Bildiğim, paranın dini, imanı yoktur…

RP kapatılma davası delili: Kanal 7

Tarih: 21 Mayıs 1997


Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisi'nin "laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği" gerekçesiyle kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı.

İddianameden ilgili bölümü aktarayım:

"Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, Kanal 7'ye para toplamak için yaptığı konuşmada 'televizyonu olmayan bir davanın yürümesi mümkün değildir. Bir topluluğun toplum olması mümkün değildir. Kaldı ki bugün yapılmış olan cihada, yani Hak'kın hakim olması için yapılan mücadelede, televizyonu isterseniz topçu kuvvetli olarak tarif edin, isterseniz hava kuvveti olarak tarif edin, onun gidip bir tepeyi bombalamasından önce, piyadenin o tepeyi işgal etmesi, zaptetmesi mümkün değildir.

Onun için bugün yapılmış olan cihadı televizyonsuz yapmanın imkanı yoktur. İşte bu kadar hayati bir konu için acıyıncaya kadar vereceğiz. Bugün bu inançla Kanal 7 için para vereceğiz…' demiştir."

Necmettin Erbakan Anayasa Mahkemesi'ndeki savunmasında bu konuşmasının "montaj" olduğunu iddia etti.

"Şimdi, ne yapılmış Kanal 7 reklam almak için iş adamlarını toplamış. Bizden de rica etmiş ki, 'Bakın biz sizin haberlerinize yer veriyoruz, bize yardımcı olun. Bizim reklamdan başka hiçbir gelirimiz yok' demiş. 300–500 işadamı toplanmış, Onlara tavsiyede götürmüş, hepsi tamamen bir sohbet havası içinde…"

Erbakan, iddianamede yer alan, "bugün cihadı televizyonsuz yapmanın imkanı yoktur" sözünü Afgan mücahitleri için söylediğini belirtti.

"Bakın, Afgan mücahitleri bu kadar yıl uğraştılar bir devlet kurmak için, kendileri o sırada gelip gittikçe her yerde temaslar ederken, devlet kurmayı çok kolay zannediyorlardı. Onları ikaz için demiştim ki, bir devlet her şeyi ile kurulur siz harpten çıkıyorsunuz, önce kendinizi tanıtmak için bir televizyona önem vermeniz lazım. Televizyonsuz hareket edemezsiniz. Onun için devlet kurmak kolay iş değildir."

Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, "Kanal 7 yöneticileri ve sahipleri arasında partinizde milletvekili, yönetici hiç kimse var mı" diye sordu.

Erbakan, "eskiden vardı. Kanal birçok insanın iştirakiyle kurulmuştur, ama onlar milletvekili, yönetici olduktan sonra o görevlerinden ayrıldılar" dedi.

Refah Partisi 16 Ocak 1998 tarihinde kapatıldı.

Erbakan'ın girişimiyle 1993'te kurulan Kanal 7 daha sonra siyasal tercihi Başbakan Erdoğan'dan yana yaptı. Ve "cihat için" televizyonun önemini bilenler, televizyon kanalı- gazete sayısını her geçen gün artırdı.

Bunun için artık sadece zekatla yetinmiyorlar, kamu bankalarını bile kullanıyorlar.

HÜSEYİN ÜZMEZ'İN BABASININ BİLİNMEYEN PORTRESİ

Birinci Dünya Savaşı'nda Suriye cephesinde kolundan vuruldu nam-ı oradan geliyordu.

Savaştan sonra dağa çıktı eşkıya oldu. Zaman zaman Malatya'ya iniyordu erzak almak için.

Dört tığ gibi adamıyla gittiği şehir yolunda, hilal kaşlı, kara gözlü, buğday tenli bir kıza vuruldu Emine.

Soruşturdu kız mıydı gelin mi? Emirler Köyü'nün ağası Vahap Ağa'nın küçük kızıydı daha henüz 15 yaşındaydı.

Köye heyet gönderdi "Allah'ın emri…"

Vahap Ağa sözlerini kesti, "benim eşkıyaya verecek kızım yok."

Haberi alan Çolak Memo 30 atlıyla Emirler Köyü'nü basıp Emine'yi kaçırdı.

Küçük Emine Çolak Memo'nun ilk karısı değildi.

Çolak Memo 13 kadınla evlendi. Dördüncüsünü boşar, bir daha alırdı.

Cumhuriyet'ten sonra eşkıyalığa ve mecburiyetten çok eşliliğe son verdi Çolak Memo.

Emine kocası Çolak Memo'dan hep korktu…

Bir gün evde kumalar Meryem, Bedriye ve Emine otururken, polisler bir hırsızlık soruşturması için eve geldi. Çolak Memo sorulara cevap verirken, diğer odada üç karısının konuşup gülmelerine sinirlendi. Gidip, Emine'yi balkonundan attı.

Çolak Memo bu olay nedeniyle üç yıl hapis yattı.

1933'de cezaevinden çıkınca Emine'nin gönlünü aldı ve onu hamile bıraktı.

Emine, Çolak Memo'dan dört çocuk sahibi oldu.

Kocası ölünce Malatya mensucat fabrikasında çalışmaya başladı.

Büyük oğluna çok güveniyordu çok çalışkandı sınıfları hep dereceyle bitiriyordu.

Onu küçüklüğünden beri "Horbo… Horbo" diye seviyordu…

"Horbo" dayısının kızıyla nişanlıydı…

Bir gün fabrikaya polisler geldi Emine'yi alıp karakola götürdüler.

Oğlunun ünlü gazeteci Ahmet Emin Yalman'a suikast yaptığını öğrendi.

"Horbo" cezaevine giderken o da ameliyat masasına yattı beyninde ur vardı.

Yıllarca oğlunun cezaevinden çıkmasını bekledi. Her gece ağladı.

Oğlu cezaevinden çıktıktan bir süre sonra hayata gözlerini yumdu…

Çolak Memo ile Emine'nin oğlu "Horbo" kimdir bilir misiniz:

Hüseyin Üzmez!


Bursa'da 14 yaşındaki B.Ç.'ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu bulunan Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez.

Nev-i şahsına münhasır biriydi hayatında iki sorudan nefret etti ne zaman doğdun, Ahmet Emin Yalman'ı niye vurdun?

Önceki gün Bursa 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne giderken, kameramanlara el salladığı görüntüsünü izledim TV'lerde. İçim burkuldu.

Aklıma babası Çolak Memo geldi.

Bir de, "Malatya Suikasti"ni anlattığı kitabında yazdıkları "İtalyan Lombrozo, 'bazı insanlar doğuştan suçludur' diyor. Ben buna inanmıyorum. Allah kulunun hasmı değildir. Doğuştan suçlu yoktur." (s 67)

TV'de Hüseyin Üzmez'i elleri kelepçeli el sallarken izlerken düşündüm Çolak Memo'nun hiç mi suçu yok?

Soner Yalçın


29.09.2008 16:12:04
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Türkiye Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 02.12.2008 02:57:01 - İstanbul AKP İl Başkanlığı'nda Patlama
Devamını Oku 02.12.2008 02:53:45 - Genelkurmay: Kuzey Irak Bombalandı
Devamını Oku 02.12.2008 00:04:08 - Pes dedirten savunma!
Devamını Oku 01.12.2008 23:57:24 - Tuncay Güney'în MİT'le ne ilişkisi var?
Devamını Oku 30.11.2008 12:39:32 - "Başımı Örtüp TMSF'den Para Alacağım"
Devamını Oku 30.11.2008 12:38:47 - Diyanet'ten Kürtçe Kuran
Devamını Oku 29.11.2008 13:08:05 - Gülen Sorularında Terledi
Devamını Oku 28.11.2008 20:24:14 - Toptan ile ABF Bir Araya Geldiler
Devamını Oku 28.11.2008 18:00:01 - Özgür Yaşam Derneği'ne Polis Baskını
Devamını Oku 27.11.2008 21:26:16 - Polis: Öldürme yetkimi kullandım
Devamını Oku 25.11.2008 17:00:26 - Islatılıp sopayla dövüldü!
Devamını Oku 25.11.2008 16:57:29 - Arif Sağ CHP'de
Devamını Oku 25.11.2008 16:51:23 - Gürsel Tekin CNN Türk'te
Devamını Oku 25.11.2008 13:56:12 - Öğretmene Nazım Vetosu
Devamını Oku 25.11.2008 13:54:47 - Öğretmen: Padişahlık Gerçek Cumhuriyettir
Devamını Oku 25.11.2008 13:52:31 - Engin Çeber İddianamesi Kabul Edildi
Devamını Oku 25.11.2008 08:22:36 - Padişahlığı öven öğretmene soruşturma
Devamını Oku 24.11.2008 12:46:22 - Liseliler: "Gelecek Bizsek, Onlar Gidecek"
Devamını Oku 24.11.2008 12:35:53 - Albay Özden Cinayeti de Ergenekon Dosyasında
Devamını Oku 23.11.2008 02:24:37 - Sisi'nin silahçısından cephane çıktı
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 8 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




Ateşe Semah Durmak
 
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, 'Bu, Türkiye'nin şöhretini etkileyen bir uygulama. Bakan Şahin de bu görüşte olduğunu söyledi' dedi...
3G’yi 3 operatör paylaştı !
Tarihin en büyük virüs saldırısı geliyor
0,52 saniyede derlendi.
Faceturkey
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat