| HSAKD ve Hubyar Vakfı Gençleri Konuşuyor... |
|
| |
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Gençlik Komisyonu Başkanı Ali Abbas Coşkun ve Hubyar Vakfı Gençlik Komisyonu Başkanı Çağlar Düldül Hubyar Haber Merkezi'ne konuştular.
İmrenilerek takip edilen, Alevi kurumlarının odağında yer alan ve Hubyar ismini başarıyla taşıyan gençlerimizin açıklamaları büyük önem arz ediyor.
İşte Ali Abbas Coşkun'un ve Çağlar Düldül'ün sorularımıza verdiği cevaplar:
Merhaba arkadaşlar. Oldukça yoğun çalışmaların içindesiniz. Ondan önce, her ikiniz de bağlı bulunduğunuz örgütlülüklerin gençlik komisyonları başkanları olarak site sakinlerimize bugün geldiğiniz mevcut durumu anlatabilir misiniz?
A.A.C: Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Gençlik Komisyonu bizlerden çok önce çok da başarılı isimlerce kurulmuş mücadele, örgütlülük ve çalışma anlamında ciddi işler başarmış bir çok platforma önderlik etmiş ve ismini duyurmuştu. Son birkaç yıldır gençlik çok da aktif olamıyordu –Üyelerin birçoğunun üniversite eğitimi için şehir dışına çıkmaları bunda çok etkilidir.- en azından kendi içerisinde mevcut kadrosuyla verdiği mücadeleleri savunuyor, destekledikleri kurumlarla iş paylaşımı yapıyordu. Bizlerin, yani yeni gençlik komisyonunun gelişiyle –biraz da yeni kan diyebiliriz buna- bir canlılık olduğu muhakkaktır. Bu canlılık da Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’ne, gençliğine, Alevi toplumunu ve özelde ise Hubyarlı kitlelere yakışır niteliktedir. Gönül ister ki tüm Alevi örgütleri önce kendi içlerinde, daha sonra genel bazda böylesine etkin ve aktif olsun.
Şimdi bir telefonla 60-80 kişiyi birkaç saatte bir araya getirebiliyoruz. Düne kadar kendi toplumunun bile sorunlarına duyarsız olanlar şimdi bakıldığında ülke, hatta dünya sorunları için kafa yorar hale geldiler. Düne kadar geçmişinden tereddütle bahsederken, bugün birçok emekçinin, yazarın, duayenin ismini bir çırpıda söyler hale gelmişlerdir. Bu da bizleri sevindiriyor tabii. Bunun dışında gençlik ile ilgili değişik planlarımız var. Tabii ki bizler öyle şaşaalı işler peşinde değiliz. Herkesin katılabileceği, katılıp birtakım bilgiler alabileceği belki ufak ama derin çalışmalar yapmak düşüncesindeyiz.
Ç.D: Hubyar Vakfı Gençlik Kolları adına 1 seneyi geride bıraktık ve aslında koyduğumuz en önemli hedefleri, yani Hubyar’ı, Hubyar Ocağı’nı, Hubyar Kültürü’nü ve Hubyar Vakfı’nı gençlere tanıtma görevini yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Bunun yanında, Hubyar Vakfı adı ve hedefleri bilinen ve desteklenen bir vakıftır artık bugün.
Gençlik komisyonuna geçersem, sadece düğünlerde birbirini gören gençlik, artık şehir hayatını paylaşmaya, dostluklara başladılar. Birbirini tanımayan birçok arkadaşımız bu sayede birbirleriyle tanıştı. Benim de yeni tanıdığım bir çok kişi oldu. Bu gerçekten en önemlisi bence ve devamı da gelecektir. Böyle büyük bir şehirde kesinlikle iyi çevremizin olması gerekmekte. Ayrıca yeni organizasyonlar da düzenleyeceğiz. Bu bizden kaynaklanan bir durum değil. Bu tip gezileri, toplantıları, buluşmaları gençlik istediği için yapıyoruz, artık gerçekten çok güzel gidiyor. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’ni ayırmıyorum bu arada, çok önemli bir mevzi, çok önemli bir örgütlülük ve hala da önemli işler yapmaya devam ediyor kuruluşundan bu yana.
Yoğun bir ilgi var galiba komisyonlara?
A.A.C: İlgi derken tabii ki yaptığımız çalışmalar bir şekilde Alevi kamuoyunda da duyuluyor. Neticede bulunduğumuz kurumlar yönetimimizdeki kişilerin çalışmaları ve başarıları sayesinde herkes tarafından takip ediliyor. Bir de yaptıklarımızda başarılı olunca bir çok dernek ve vakıf gençlik komisyonlarıyla çeşitli çalışmalar yapıyoruz.
Ç.D: Evet. Hala da sitelerimize, elektronik postalarımıza gelen mailler var. Organizasyonlara katılmak isteyen de ayriyeten bir çok kişi bulunmakta. Sanırım 1 sene sonra devasa bir hareket haline geleceğiz, öngörümüz bu.
Sürekli hareket halindesiniz, sürekli bir koşuşturma, dinamizm... Bu enerjiyi nereden alıyorsunuz böyle?
A.A.C: Gençliğimizde tüm yönetim kadromuz düzenli iş sahibi. Neticede hafta sonları veya hafta içi akşam saatlerinde boş kalabiliyoruz. Kimi zaman oluyor ki haftalarca izin günlerimizi çalışmalar için harcıyoruz. Buradaki enerjimizin en büyük kaynağı şüphesiz yönetim olarak birbirimize güvenmemiz ve çevremizdeki arkadaşlarımızın da bizlere ayrıca güvenmesinden kaynaklanıyor. Tabii yaptığımız çalışmalarda her seferinde ilginin yoğun olması bir sonraki çalışma için bizlere ayrı bir enerji kaynağı oluyor.
Ç.D: Bu soruya nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum. Hubyar Dedem yardımcımız sanırım. Bazen yapacağımız işlerde sıkıntılarımız oluyor ama daha sonra birden çözülüyor. Çok da yorulmuyoruz aslında bu işleri yaparken, daha çok eğleniyoruz.
Hubyar isminin dünyaya açılmasına öncülük eden yegane kurumlar olan HSAKD ve Hubyar Vakfı’nın, yönetim kurulları bazında sizlere olan ilgisi nasıl peki?
A.A.C: Yönetimimiz bizleri ellerinden geldiğince destekliyor. Yaptığımız çalışmaları, projelerini bitirdikten sonra hayata geçirme pozisyonunda genelde onları da haberdar ediyoruz. Bizlere gerek politik düşüncelerimizde, gerekse bireysel davranışlarımızda asla baskı yapmıyorlar. Verdiğimiz kararları bizlerle birlikte, bizim perspektifimizden düşünerek örnekler vererek analiz ediyor ve saygı duyuyorlar.
Ç.D: İlgi çok iyi.Her zaman destek var. Ama bir şey yapacaksak kimseden yardım veya izin beklemiyoruz. Tamamen özerk bir yapı gibi düşünebilirsiniz. Ama Ali Abbas’a sormadan kuş uçurtmuyorum.:)) Şaka bir yana kararları alırken yönetimden kimse bize karışmıyor ve biz gerçekten demokratik bir şekilde yapacaklarımıza karar veriyoruz.
Bugün bize de gelen tepkilere baktığımızda Alevi kurumları sizleri imrenerek takip ediyor. Bu da iyi yol aldığınızın işaretidir herhalde…
A.A.C: Tabii biraz önce dediğim gibi bir şekilde takip ediliyoruz. Bir çok kurum gençliğiyle de iç içeyiz ama daha fazlası tabii ki sitelerimize ulaşıyor.
Ç.D: Sanırım öyle. Bize gelen e-posta ve telefonlardan da bu anlaşılıyor. Aktivist sayımız hızla arttı ve bununla doğru orantılı olarak yapılan işlerdeki kalite de…
İstanbul’daki diğer kurumlarımızın da gençlik komisyonlarıyla bir koordinasyon içindesiniz. Görüşmeleriniz, projeleriniz nasıl gidiyor?
A.A.C: Şu anda bir çok kurum gençliğiyle irtibat halindeyiz; ama aktif olduğumuz bu dönemde bizim dışımızda iki kurumun gençliğinin genel anlamda çalışmaları var. Biri maddi desteği olmayan, sıkıntıda olan birkaç köye kitap defter yollamak; diğeriyse en az onun kadar ciddi bir çalışma. Tabii ki bunlara bizlerin katkısı olduğunu duyurmak taraftarı değiliz. Bu çalışmaları reklam amaçlı değil, tamamen duygusal ve karşılıksız destek amacıyla yapıyoruz. Zira asıl amaç birilerine yardımcı olmak. Bunun nasıl veya kimlerin aracılığıyla ya da desteğiyle yapıldığının bizler için hiç bir önemi yok.
Ç.D: Güçlü bir irtibat var aramızda. Partilerle, kitle örgütleriyle de sürekli temas halindeyiz. Kabuğunu parçalamış bir Hubyar Gençliği portresini yansıtıyoruz şu anda ve buna paralel olarak bu bahsettiğimiz örgütlerle birlikte önemli projelerin içindeyiz. Zamanla öğrenirsiniz…
Her sene Çanakkale’ye gidiyorsunuz orada şehit düşenleri anmak için. Ve ilk sizler başlattınız ve geleneksel hale getirdiniz bunu. Bu seneki ziyaretiniz nasıldı?
A.A.C: Gençliğin böylesi güzel ve daimi olmasını ilk sağlayan bizlerden önceki gençlik komisyonu ve yönetimimizdir. Güzel bir düşünceyle yola çıkılmış. Her sene 25-50 kişi arası bu katılım sürüyordu. Bizler sadece bu sene biraz daha aktif olarak hazırlandık, bu çalışmayı çok iyi bir şekilde gerçekleştirdik. Mevcut sayıyı 90 ve üzerine çıkardık. Bu seneki ziyaret şüphesiz çok güzeldi ve bu ziyaretin ayrı birkaç güzelliği daha vardı. Mesela hiçbir kurumdan, kuruluştan, belediyeden vs yerlerden yardım almadan, tamamen gençliğin karşıladığı bir organizasyon oldu. Onun dışında gelen kişiler kriterli olarak, biraz daha bizim için işi zorlaştırarak yaptık. Yani gelen sayısı 7 kişilik Hubyar Vakfı Kadın Komisyonu’ndan vardı, bizlere eşlik ettiler. Onların dışında tamamı 17-25 yaş arası gençlerden oluşuyordu ve iki adet büyük otobüs tutulmuştu. Bir sonraki seneye en azından İstanbul’daki hemen hemen tüm Alevi gençliğini davet edeceğiz.
Ç.D: Çok güzel olduğunu düşünüyorum, giden herkes memnun kaldı. Gidemeyenler seneyi iple çekiyor. Umarım seneye daha büyük katılımla olacaktır.
Toplumsal eylemlerde de görüyoruz sizi…
A.A.C: Her vatandaş gibi bizler de belli çağlara ulaşmış insanlar olarak, birtakım haksız düzenin, düşüncenin, çelişkilerin, geçmişte yaşanmış olayların farkındayız. Bunları unutmamak ve unutturmamak adına, dün belki bir başka platformların adının altında katıldığımız örgütsel faaliyetlere bugün Hubyar Gençliği adı altında katılıyoruz. Bu da bir ayrılma değil, tersine bir çoğalmadır. Var olan güçlerin daha fazla pekişmesi, daha yüksek ses oluşudur diye düşünüyorum. Dün tüm varlığımızla geçmişimizi, bugünümüzü, ezilmek istenen halkımızı, yok sayılan düşüncemizi savunmak için vardık, şimdi de var olmaya Hubyar kimliği altında devam ediyoruz.
Ç.D: Ülkemizde olanlara kayıtsız kalmak istemiyoruz. Şu anda ülkenin başında bulunan hükümetin her yaptığına da karşı gelmiyoruz ancak bir çok şey fikirlerimize, yaşantımıza ve özgürlüğe karşı olan şeyler. Sadece hükümete değil, ayrıca muhalefet partileri için de aynı şeyleri söyleyebilirim.
‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ düşüncesine nazire yaparak biz de karşılık olarak dokunmaya çalışmaktayız. Irak’ın işgaline, nükleer santrallere, yeni sigorta yasasına aslında dünya ve Türkiye halkına karşı yapılan her şeye karşıyız. Ben bu konuda gençlik komisyonlarımıza çok güveniyorum. Herkes bir şekilde bilgi sahibi. 80 sonrası gençliğin durumu ortada ancak bizim durumumuz farklı, biz düşünmeye devam ediyoruz.
Sosyal anlamda yaptığınız aktiviteler nelerdir?
A.A.C: Aslında sosyal faaliyetlerimiz çok sayıda var. Bir bakmışız aslında bir iki kişi bir yerde görüşelim diye sözleşmişiz; ama bir anda akşam birkaç görüşme sayesinde bu sayı onları geçiyor olmuş. Bu da bize ayrı bir haz veriyor. Her birimizin birbirine olan güvenini, sevgisini, samimiyetini gösteriyor. Başkalarının bizlere gıptayla bakmasını sağlıyor. Onun dışında, biri derneğimizde olmak üzere 4 adet kahvaltımız oldu. Biri Beşiktaş’ta çok nezih bir ortamda gerçekleşti. Çanakkale’ye hepimizin bildiği gibi güzel bir katılım gerçekleştirdik. Ve Hubyar Gençliği adına bir ilk daha yaptık, 10 Kasım’da Ata’yı saat 09:05’de Dolmabahçe’de andık, temsili ziyarette bulunduk. Hubyar Vakfı'nın da sponsor olduğu, büyük üstat GENCO ERKAL'ın yönetimindeki SİVAS 93 isimli tiyatroya birlikte katılımda bulunduk. Tüm-Tok-Der’in ve Hubyar Vakfı’nın ortaklaşa düzenlemiş olduğu pikniğe çok sayıda araçla hep birlikte katılımda bulunduk ve bunlar gibi bir çok çalışmada bir arada olmaya elimizden geldiğince çaba sarf ediyoruz. Tabii, diğer konser ve birçok panel katılımını katmıyorum buraya.
Ç.D: Beraber olarak kahvaltılar, buluşmalar, geziler düzenledik. Pikniğe de gittik ayrıca. Süper Lig maçlarına da gidiyoruz toplu şekilde. Beşiktaşlı olanlar Beşiktaş Çarşısı’nda bir araya geliyor, Fenerbahçeli olanlar Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda.. Bu etkinliklerimizin devamı hiç bitmeden gelecek. Şu anda tiyatro, sinema, panel ve futbol ligi öncelikli organizasyonlarımız.
Gençler arasındaki ilişkiler, koordinasyon nasıl?
A.A.C: Daha önceki sözlerimden de hatırlayacağınız gibi gayet samimi, birbirine güven sağlamış, yaptığı işleri dostluk adına yapan, sıcak iletişimde sorun yaşamadığımız, bir anda 60-80 kişiyi bir araya getirebildiğimiz koordinasyonu güçlü bir gençliğimiz var.
Ç.D: Çok iyi. Aramızdan su sızmıyor desem yeridir. Birbirlerimize şaka da yapsak, veya siyasi bir konuya da girsek artık herkes birbirine karşı çok saygılı ve samimi. Böyle de olmalı. Koordinasyon ise, genelde birinin hadi demesiyle bir gün içinde kalabalık bir grubun toplanmasıyla devam ediyor. Birkaç saat içerisinde en azından 60 kişi rahatlıkla bir araya gelebiliyoruz.
2 Temmuz’da her sene Sivas’a gidiyorsunuz. Hatta Hubyarlıların da bu anlamda bilinçlenmesine öncülük edip onları da iki sene önce Madımak Oteli’nin önüne götürmüştünüz. Keza diğer yörelerden üyeleriniz de sizlerle birlikte Sivas’taki yerini alıyor. Bu sene ne düşünüyorsunuz?
A.A.C: Bu çalışmanın öncüleri de, bizlerden önceki komisyon arkadaşlarımızdır. Yönetimimizle çok güzel bir çalışma yapmışlar ve ciddi katılım sağlamışlar. Her yerde olduğu gibi orada da Hubyar ismini bir kez daha güzel bir şekilde lanse etmişlerdir. Bu başarılarını bu senede devam ettirme düşüncesindeyiz. Çalışmalarımız sürmekte ama tabii bu kadar yoğun tempolu bir dönemle birlikte bir kaç ay sonuna neler yapabiliriz, bunu gelecek günler gösterecektir.
Ç.D: Vakıf olarak henüz böyle bir pratiğimiz olmadı. Bu geziyi yapan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği. Ben henüz hiç katılamadım. Bu sene umarım katılırım. Bu sene daha farklı olacak bence, çünkü oteli müzeye çevirmek istiyoruz. Bunun için girişimler oluyor ancak yine üst kurumlardan red cevabı alıyoruz. Eğer ki gerçekten büyük bir katılımla gidersek belki müzeyi isteyenlerin kaç kişi olduğu ortaya çıkar.
Projeleriniz devam edecek mi önümüzdeki günlerde, aylarda?
A.A.C: Elbette devam edecek. Kendi gündemimizde mevcut bir çok projemiz var. Fazla beklemeden her birini tek tek hayata geçiriyoruz zaten. Ama tabii bunların hepsini birden lanse etme taraftarı değiliz. Her birini sırasıyla gündeme getirip tüm dostlarımızla birlikte gerçekleştireceğiz.
Ç.D: Evet, öncelikle Hubyar Ligi’ni kuruyoruz. Bakalım, ilk maç bu Pazar. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: çok büyük, ciddi projelerimiz var. Bu da sürpriz olsun…
Ülke çalkalanıyor. AKP’nin kapatılma davası, Aysun Kayacı’nın sözleri, Fenerbahçe’nin durumu, sizler nasıl karşılaşıyorsunuz bu yoğun gündemi?
A.A.C: AKP’nin durumu tabii ki malumunuz çıkar kavgası, kayıkçı döğüşü… Bir zamanlar önünde diz çöküp eteklerini öptükleri kişilerin sözlerinin bugün hayata geçmesi için ugraş vermektedirler. Buna kitlelerin izin vereceğini düşünmüyorum; ama kolay olacağını da sanmıyorum. Arkasında %42’lik halk desteği değil; bana göre %50’lik Amerika desteği var!
Bu tarz konuları hemen hemen her hafta yaptığımız toplantılarda tartışıp konuşuyoruz, oldukça güzel bilgi alış verişi sağlanıyor.
Ç.D: Bu konular her zaman gündemimizde, konuşuyoruz. Fenerbahçe ise zaten ayrı bir gündem. Aysun Kayacı’nın konuşması başka bir felaketi gözler önüne seriyor ne yazık ki! Hoş değil. AKP’nin kapatılması da biraz zor. Bu konuda iki taraftan da düşünüyorum. O kadar çok şey var ki aslında… Bu konuları her hafta yaptığımız toplantılarda analiz edip değerlendiriyoruz, çok güçlü bir beyin fırtınası yaşanıyor böyle zamanlarda.
Son söylemek istedikleriniz nelerdir?
A.A.C: Gençlik yönetimimizdeki tüm arkadaşlarıma canı gönülden yapmış oldukları çalışmalardan ötürü, yönetimlerimize bizlere verdikleri desteklerden ötürü teşekkür etmek istiyorum. Ve bizleri gençlik olarak yalnız bırakmayan Hubyar gençliğine, her yöreden yüzlerce Alevi gençliğine, tüm sorunlara rağmen sorunların dışında kalarak bir bütün olma yolunda bizlerle ortak çalışmalarda bulundukları için ayrıca teşekkür ederim. İleriye dönük Hubyar ismini duyuracak çok daha geniş çalışmalarımız olacak, mevcut çalışmalarımız devam edecektir.
Ç.D: Böyle bir röportaj imkanı doğurduğunuz için teşekkür ediyorum.
Hubyar.Org
Hubyar Haber Merkezi
http://www.hubyar.org/v2/news.php?readmore=1284 Ekleyen: Hubyar
|
24.04.2008 21:16:27
|
Aleviweb
|
|
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
|
|
Haberi Değerlendirin
Bu haber için oy kullanan 11 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,55
|
| |
| AP’den YouTube Yasağına Eleştiri |
Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, 'Bu, Türkiye'nin şöhretini etkileyen bir uygulama. Bakan Şahin de bu görüşte olduğunu söyledi' dedi...
|
|
|
|
|
|
|
|
|