Bizim Gazete
Şubat 2006'dan bu yana haberde kalite  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Grup Yorum'dan Yeni Albüm: Başeğmeden
Devamını Oku İşte Arif Sağ'ın istifa dilekçesi
Devamını Oku Kanal D Sitesinde "Açılım" Anketi
Devamını Oku Ardahan'da DTP-MHP Gerginliği
Devamını Oku Arif Sağ'dan çarşafa destek

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku 12 Eylül öncesi TSK raporunda Aleviler
Devamını Oku Serhan Şeşen'in Beyin Ölümü Gerçekleşti
Devamını Oku "Bu İşyerinde Alevileri Çalıştırmayız"
Devamını Oku Pes dedirten savunma!
Devamını Oku Belediye Bursları İptal Ediliyor

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Rss/XML
RSS




Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Üyelerden Gelenler> İşçi sınıfı değilse kim?
 İşçi sınıfı değilse kim?

İşçi sınıfı değilse kim? Şimdi değilse ne zaman?




İşçi hareketindeki mücadelecilik, yeni grev ve direnişlerle sürüyor. Ancak sendika hareketi 1 Mayıs ve Sosyal Güvensizlik Reformu'na karşı mücadele öncesi sessizliğine yeniden gömülmüş durumda. Bu sessizlik hiç de hayra alamet değil. Hele de iyiden iyiye patlayıcı bir hal almış olan mevcut siyasi ortamda.

Burjuvazinin iç savaşı bir tahterevalli oyununa dönüştü. Hafızlarımızı, cumhurbaşkanlığı tartışmalarını başlangıç noktası alarak tazeleyecek olursak, TSK'nın 27 Nisan 2007'de verdiği muhtıranın, dengeyi laik kanat lehine değiştirdiğini hatırlayabiliriz. 22 Temmuz seçimlerinin ardından ise %47 oyla AKP baskın çıkmış, ancak türbanı MHP'nin de desteğiyle yasallaştırdıktan sonra avantajlı konumunu hızla yitirmeye başlamıştı. Önce Anayasa Mahkemesi'nin AKP'ye kapatma davasını kabul etmesi, arada Yargıtay'ın yayınladığı muhtıra gibi bildiri ve son olarak yine Anayasa Mahkemesi'nin türban yasasını iptal etmesi ile denge yeniden laik kanat lehine bozuldu.

Tahterevalli oynadığı günleri hatırlayanlar bilir. Eğer ayaklarınızı yere değdirmeyi başarır ve oturağı da yere değene kadar ittirebilirseniz, karşı tarafın ağır basması artık çok daha zor hale gelir. İşte şimdiki tablo bu durumu çağrıştırıyor. Laik kanat ayaklarını yeniden yere basmıştır. Şimdi mesele, AKP yeniden avantaj kazanmadan tahterevalliyi tamamen yere sabitleyebilmesidir.

Türbana iptal kararıyla Anayasa Mahkemesi AKP'yi kapatacağına dair güçlü bir işaret vermiş oldu. Kapatmanın ardından AKP'yi bölme operasyonu veya erken seçim ya da daha büyük bir olasılıkla bunların her ikisi birden gündeme gelecek. Isınma hareketlerine çoktan başlayan Köksal Toptan ve eski AKP'li Abdüllatif Şener'in bu tür bir bölünmede rol almaya hazırlandıkları anlaşılıyor. Ancak kapatma kararı ve bölme operasyonu dahi AKP'ye son darbe olmayabilir. Kapatmanın ardından erken ya da ara seçim gündeme gelecektir. Ancak AKP hızlı davranıp mahkemenin kararını beklemeden de seçime gidebilir. Bu koşullarda seçimin sonuçlarını kestirmek ise olası değil.

Arka planda ise dünya ölçeğindeki krizin ekonomiye şiddetli bir darbe vurması olasılığı yatıyor. Ekonomide kötüye gidiş bir ihtimalden de öte bugün bir gerçekliktir. Faiz dışı fazlayı düşürerek ekonomide gevşeme sinyalleri veren AKP seçim yatırımlarına başlamış durumda. Kürt illerine özel bir destek paketi ile de burjuvazinin gözüne girmeye çalışıyor. Ancak ekonomideki bu gevşeme kriz karşısında sarsıntıya daha açık bir yapı oluşturuyor.

Belirsizliklerle örülü bu siyasi tablo ile ekonomik sarsıntı ihtimali bir araya geldiğinde bir askeri darbe ya da darbemsi bir girişim olası hale geliyor. Darbemsi girişim de ne oluyor demeyin. Son bir iki sene içerisinde burjuvazinin çeşitli güçlerinin kendi çizdikleri demokrasi sınırlarının dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda her türlü yaratıcılığı sergilediklerine şahit olduk. Bir yüksek yargı organı iktidar partisini kapatma yoluyla düşürmeye girişti, üstelik bu girişim büyük olasılıkla nihayete de erecek.

Bu yaratıcılığın artmasında TSK'nın uzun süreden beri suskunluğunu korumasının da etkisi var. Ordunun suskunluğu, "sivil" alanda bütün kartlar oynanana kadar geri planda kalarak, bir aşamada hakem rolüyle müdahalede bulunma hesabına dayanıyor olabilir. Öte yandan Erdoğan ile Büyükanıt arasındaki Dolmabahçe görüşmesine ilişkin iddialar Büyükanıt'ın mecburen suskun kaldığına bir işaret olarak görülebilir. Bir başka olasılık ise Büyükanıt'ın AKP ile ABD'nin de arabuluculuğuyla bir anlaşma içerisinde olduğu ve şimdilik bu anlaşmaya sadık kaldığıdır. Özellikle Kürt hareketine karşı ABD ve Kuzey Irak'ın katılımıyla oluşan ittifak böyle bir olasılığın da azımsanmaması gerektiğini gösteriyor. Diğer taraftan TSK içinde alt kademelerin yukarıya müdahale yönünde basınç yapıyor olabileceğini de düşünmek gerekir. Bütün bunlar darbe veya benzeri bir girişim ihtimalinin göz önünde tutulması için yeterlidir.

Anayasa Mahkemesi'nin türban yasasını içerik yönünden bozmasının anayasaya uygun olup olmadığını tartışmak bir anlam taşımıyor. Zira özellikle cumhurbaşkanlığı tartışmalarından itibaren burjuvazinin, esas olarak da laik kanadın kendi dayandıkları gerici 12 Eylül anayasasını daha da gerici niyetler uğruna defalarca ezip geçtiklerine şahit olduk. AKP ise öncekinin gerici içeriğine dokunmadan kendi iktidarını güvenceye alacak bir anayasa hazırlamaya girişerek bu sürece katkıda bulundu. Burjuvazi için kaçınılmaz hale gelen bu hareket tarzının anayasasıyla, seçimleriyle, hukuk sistemiyle bütün bir burjuva düzenini hallaç pamuğu gibi attığını görmek gerekiyor.

Böyle bir siyasi ortamda çeşitli kesimlerden yeniden yükselmeye başlayan uzlaşma çağrılarına itibar etmek sendikal hareketin yapabileceği en büyük hatalardan biri olur. Çünkü burjuvazinin kanatları arasında bir uzlaşma bugün hem ihtimal dışıdır hem de mümkün olsa bile zorunlu olarak işçi sınıfının aleyhine sonuçlar üretir. Öte yandan, darbeci ve anti-demokratik eğilimlere destek vermek kadar, liberal saflardan yükselen yeni anayasa çağrılarına katılmak da yanlıştır. Zira bugünkü koşullarda bu, en az karşıtları kadar işçi düşmanı olan AKP'ye eklemlenmekten başka bir anlam taşımaz. Ayrıca gelişmelerin patlayıcı niteliği burjuvazinin bu tür zahmetli yöntemlerle oyalanmaya vakit ayıramayacak noktaya geldiğini gösteriyor.

Geçen birkaç ay içinde önemli mesafeleri alan ve son 1 Mayıs eylemiyle bir üçüncü odak olarak yükselebileceğini ortaya koymuş olan işçi sınıfının da sessizce beklemeyle, faydasız girişimlerle kaybedecek vakti yoktur. Siyasi ortam işçi hareketinin kendi bağımsız gücüne dayanarak çıkış yapması için son derece elverişli hale gelmiştir. Bu fırsat değerlendirilmediği takdirde yarın her şey için çok geç olabilir.

İşçi Mücadelesi işçi hareketine önerisini tekrarlıyor: Sınıf mücadelesine dayanan konfederasyonlar ötesi bir sendikal güçbirliği, bugün işçi sınıfı için hem bir olanaktır, hem bir gerekliliktir. Hak-İş'leşme tehlikesiyle karşı karşıya olan sınıf mücadeleci Türk-İş sendikaları, DİSK ve KESK büyük bir mücadele gücünün önünü açabilir. İşçi sınıfının kördüğümü kesebilmesi için gerekli kılıç ise devrimci bir işçi partisidir.

http://www.iscimucadelesi.net/index.php?option=com_content&task=view&id=325&Itemid=1


Ekleyen Üyemiz: ahmet eryayla

19.06.2008 23:18:17 www.iscimucadelesi.net
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Üyelerden Gelenler Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 23.10.2008 14:10:23 - Sungur SAVRAN 26 Ekim Pazar TRT2' de
Devamını Oku 09.10.2008 21:56:53 - ENGİN NİN SAGLIK DURUMU RÖPORTAJ VİDEO
Devamını Oku 08.10.2008 14:52:28 - Alevi Köyüne Baskı
Devamını Oku 06.10.2008 22:02:43 - İzmir ALevider'den Alevilik Dersleri
Devamını Oku 06.10.2008 21:57:05 - Hopp "diyanet" kendine gel
Devamını Oku 04.10.2008 13:00:56 - erzincan ulucinar koyu web sitesi acildi
Devamını Oku 23.09.2008 12:36:18 - Internet Expoler 8 Beta TR Yayınlandı
Devamını Oku 19.08.2008 12:53:36 - İçki satan Alevi gence zabıta dayağı!
Devamını Oku 18.08.2008 16:04:52 - Sarıyer Belediyesi Grevi 3. Gününde!
Devamını Oku 12.08.2008 16:19:15 - Sungur Savran Perşembe DEM TV'de.
Devamını Oku 09.08.2008 16:10:23 - Sungur SAVRAN bu akşam Skyturk'te
Devamını Oku 02.08.2008 13:09:52 - Osman Yağmurdereli Vefat Etti
Devamını Oku 30.07.2008 21:40:13 - Akp Kapatılmadı
Devamını Oku 19.07.2008 22:44:39 - DİP Girişimi Kurulu Açıklaması
Devamını Oku 16.07.2008 16:51:18 - Suçlunun aczi ! (Sungur SAVRAN)
Devamını Oku 16.07.2008 14:00:42 - Ya sınıf bağımsızlığı ya felâket!
Devamını Oku 05.07.2008 23:15:25 - Hasan Doğan öldü!
Devamını Oku 03.07.2008 15:31:55 - Sanal Devlet Yikildi
Devamını Oku 03.07.2008 15:19:57 - R. Ecevit'ten Sezer Açıklaması
Devamını Oku 03.07.2008 14:34:48 - DSP' Deprem, Zeki Sezer İstifa Etti
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 16 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,50
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




Ateşe Semah Durmak
 
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri
AP’den YouTube Yasağına Eleştiri Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, 'Bu, Türkiye'nin şöhretini etkileyen bir uygulama. Bakan Şahin de bu görüşte olduğunu söyledi' dedi...
3G’yi 3 operatör paylaştı !
Tarihin en büyük virüs saldırısı geliyor
0,42 saniyede derlendi.
Faceturkey
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat