|
Hepimize lazım olan bu kadar değerli kavramların bu kadar bencilce ve bu kadar cahilce harcanmasına tahammülüm kalmadı.Hepimizin ihtiyacı olan özgürlükleri yanlızca kendimiz için değil, içinde yaşadığımız kürenin ve belkide küre dışındaki evrenimizin her zerresi için istemiyorsak benciliz,ben ciyiz. Farlkı inaçlar, milliyetler, anatomik özellikler,cinsiyetler,dinler ve yaşam biçimlerinde zeginlikler mevcut.
|
Özgürlük hepimize lazım Ekmek,su,iş de öyle. Hepimize lazım olan bu kadar değerli kavramların bu kadar bencilce ve bu kadar cahilce harcanmasına tahammülüm kalmadı.Hepimizin ihtiyacı olan özgürlükleri yanlızca kendimiz için değil, içinde yaşadığımız kürenin ve belkide küre dışındaki evrenimizin her zerresi için istemiyorsak benciliz,ben ciyiz.Farlkı inaçlar,milliyetler,anatomik özellikler,cinsiyetler,dinler ve yaşam biçimlerinde zeginlikler mevcut.Her farklılık zenginliğimizi artıran bir değerdir.Andolu ise bu değerlerin yoğrulduğu farkların ve farklılıkların neredeyse iç içe geçtiği ve sıkıca kenetlendiği bir toprak ve Coğrafyadır.Mozaiktir Anadolu. Bu sağlam geçmiş üzerinde oyanan ve bir asıra yakındır iğdiş edilen insanımız gelinen bu aşamada gevşek bir yapıya,tahrik ve ayrımcılık çizgisine,etnik,dinsel fark çatışmalarına ve hakim kültür Oligarşisine doğru kaymış,bu kaygan zeminde her türden kör kurşun söz sahibi olmuştur.Bilinçten ve bilgelikten hiç bir emare bulunmayan bu kaygan zemin son yıllarda iyiden iyiye gün yüzüne çıkan bir kültürsüzleşmeyi hakim kılmıştır.Uzunca süredir yazılıp çizilen linç kültürü,asimilasyon ve saldırı dayatmaları,yok sayma veya yok etme biçiminde geliştirilen yaklaşımlar toplumu germiş ve bütünüyle toplum, bir tarihi cendereye sokulmuştur.Bu cendere içinde sıkışan yada sıkıştırılan toplumsal yapıdan "tek" lik,"bir" lik olşturmak ise bu güne değin mümkün olmamıştır.Bir masa etrafında değil sokaklarda hesaplaşılmış, açık bir el değil, sıkı bir yumruk tercih edilmiş ve gelinen noktada görülen zarar ise yine bu kısır döngü içinden çıkmıştır.Anadolu, tıpkı diğer farklılıklarıyla yaşamasına izin verilmeyen ülkelerde olduğu gibi hızlı bir çözülme,ayrışma ve saflaşmaya doğru itilirken işlenen cinayetler,yazılan tarihsel katliam metinleri,karalama kampanyalarıyla iyice zayıflayan bir yapıya dönüştürülmüştür.Siyasete egemen olan bu şiddet,militarist yapı,kavgacı ve Faşizan çizgi karşısında ciddi bir muhaletide bulamayınca azgınlaşarak büyümüştür.Bu görece büyüklük karşısında her siyasi grup kendisine taban bulma arayışı ile bu yapıdan faydalanma yoluna gitmiştir.Yükselen "değer"lerden azami fayda sağlama telaşı nedeniyle süren koşuşturmaca içinde ölümler,çatışmalar,hak ihlalleri ve bunlara bağlı diğer sosyal sorunlar doğmakta ve artmaktadır. Çok değil daha bir kaç ay öncesinde gündemin en üst sıralarındaki susuzluk meselesinde ilginç haberler ile karşılaşıyorduk."Şebeke suyu ile halı yıkayan komşusunu şikayet eden..." Eğer hepimiz için gerekli olan ve zor bulunan değerlerimizi bu gün tasarruf içinde ve karşımızdakinide düşünerek kullanmazsak ileride doğacak ve doğması kaçınılmaz kavgalara yol açacağımız aşikar.Her bir farklılığın kendi öznel sorunları elbette var ve elbette çözümlenmelidir.Ancak, ortak sorunları görmezden gelerek yapılacak bir hak mücadelesi her daim kendi içine kapanmaya ve bu kapanma ile birlikte başarısızlığa da mecburdur. İşsizlik,yoksulluk,özgürlüksüzlük sorunu olanların her biri ile dayanışmaya ihtiyacımızın olduğu açık.Bu anlamda Evrenin her köşesinde süren benzer mücadeleleri kendi öznelimizle sentezlemek ve Anadolu'daki kardeşlik mayasını tüm evrene taşımak zorunluluğuyla karşı karşıyayız. Bu tarihi görevi yok sayarak dönemin yükselen "değerleri" ile hareket edip bu literatürden konuşmak kolaycılığına kimse kendini kaptırmasın.Bir gün mutlaka su bitebilir,iş bitebilir,özgürlük bitebilir.
Yılmaz Özçay
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|