|
Sivas 2 temmuz 2008 ' den 3 temmuza geçiş biraz silkeleyerek beni azda olsa acıdan uzaklaştırarak birlikte olursak yapamayacağımız şeyin olmadığının somut delili ile yüzyüze getirdi. Yıldızeli / Yakup Köyünde bir araya gelerek , elele vererek yapılan bir Cem Evi açılışına katıldım.
Sivas 2 temmuz 2008 ' den 3 temmuza geçiş biraz silkeleyerek beni azda olsa acıdan uzaklaştırarak birlikte olursak yapamayacağımız şeyin olmadığının somut delili ile yüzyüze getirdi. Yıldızeli / Yakup Köyünde bir araya gelerek , elele vererek yapılan bir Cem Evi açılışına katıldım. Banaz'da Etkinlikler sırasında Yakup Köy'lülerinin benden açılışa gelme noktasında bir talepleri olmuştu , elbetteki hiç düşünmeden yanıtını evetle verdim. Yakup köyü ilk defa gittiğim bir köy değildi her etkinliklerden önce uğramaya çalışıp muhtar , köylüler ve özellikle gençlerle sohbet ederim. Bu köyün en hareketli yeri köy meydanıdır.Cem Evi'de bu meydandaydı. Son gittiğimde hummalı bir hareketlilik vardı .Cem Evi 'nin açılışını "Sivas Katliamı Etkinlikleri " çerçevesinde yapmak istiyorlardı , öylede yaptılar uyarılara rağmen vazgeçmeyerek. ( Buda hiç anlaşılabilir bir talep değil ben yapacağım , emek vereceğim açılış tarihine başkaları karar verecek.) Yakup Köyü ve köylüleri çok önemli somut bir şeyi kanıtlamış oldu. Biz kendi inanç merkezimizi yaparız. Ey ! bu ülkeyi yönetenler siz hiçbir inanca bütçeden para ayırmayın. Bu söylem yıllardır Demokratik Alevi Örgütlerinin söylediği ve söylemekten vazgeçmediği bir söylemdi. Ankara , İstanbul , Mersin derken Banaz 'da , Yakup Köyü 'de ayni söylemle bu ülkeyi yönetenlere sesleniyordu." Bizim inanç merkezimiz Cem Evi' dir ve biz inanç merkezimizi yaptık." diyerek. Kendilerinin emekleriyle ortaya çıkan bu Cem Evi emeklerine sahiplenme noktasında da mutlu etmişti Yakup Köylüleri . Yakup Köylüler nerde yaşıyor olursa olsun paylaşmak istemişlerdi bu heyecanı gelerek veya mesajlarıyla. Koşturmaca ve heyecan çevre köylere de yansımıştı büyük ölçüde. Katılım çok yüksekti . Çok fazla isim olarak tanımadığım ancak Banaz'da çok göz göze geldiğimiz canlarla yine gözlerle birbirimize hemen alıştık . Çevre köy muhtarları , dernek yöneticileri , yurt dışında yaşayan köylüler büyük ölçüde bu heyecanı paylaşmak için gelmişti. Yakup köyüne . Daha önceki gelişimde dikkatimi çektiği gibi genç bir grup sürekli katkıda bulunmaya çalışıyor bir işin ucundan tutmak için koşturuyordu. Bu gençlerle daha önce sıcak bir iletişim kurmuş olmamdan kaynaklı olsa gerek evlatlarım gibi gözümün içine bakıp ihtiyacım olup olmadığını gözleriyle sorguluyorlardı . Bu renkli fotoğrafa ilave kürsünün karşısında bir araya gelmiş , karışmış ve her türlü güzelliği yansıtan bu hem cins hem de renk karışımı yine Banaz gibi beni heyecanlandırdı. Deyişler , konuşmalar başladı . Sivas Hacı Bektaş Vakıf ve Derneği ' nin Semah ekibi açılışta Aleviliğin hem kültürel hem de inançsal boyutunu birlikte yansıttı izleyenlere . Küçüklerin döndüğü " Hubyar Semah'ı " katılımcılara duygu ve mutluluğu birlikte yaşattı. Semah ögretmeni nin söylediği deyişler ve verdiği emeğe teşekkür etmek gerekir. Deyiş okumam sırasında tam karşımda oturan ve yaş ortalaması 60'ın üstünde olan grubun deyiş sırasında gözlerinin dolması , bana eşlik etmeleri yüzyıllardır baskı altında olan , katledilen , yok sayılan Aleviliğin bugün dile gelmesi sesini yükseltmesi ve belki de isyanıydı o gün ,bu isyan burada gözyaşına dönüşmüştü . Bir gün önce acı ve başkaldırı Sivas sokaklarındaydı bu gün burada . Bir şey daha kanıtlanmıştı ; Sivas , Yıldızeli / Yakup Köyünde yakılmak, yıkılmak , derisi yüzülmek, sürülmek , boynuna yağlı urgan geçirmek yok edememişti Aleviliği bu günden sonrada izin vermeyecekti Aleviler siyasetçilerin kendilerine göre Alevilik yaratmalarına . Çünkü bu göz yaşları belki de az kalan ömürlerde inançları ve kültürlerini yok etmeye , yok saymaya çalışanlara bir şamardı. Gözlerle anlaşınca zaten devamı geliyor her şeyin anlıyorsun karşındakinin hangi deyişi dinlemek istediğini tut tutabilirsen Osmanlı beni . Bu denli duygulu ve sade olan toplulukta elbette katılımcıların yarısını oluşturan kadınlara da söylenecekler vardı. Belki ilk söyleyince anlaşılamamış olabilir ama Kadınları kişiliksiz , kimliksiz ve sadece hizmetli konumunda gösteren yok sayan televizyon kıskacından çıkarıp değişime katkı koyan televizyonları izleme noktasındaki talebimi onlarla paylaştım.Yakup Köyündeki kadınların yazmaları , başındaki tülbentleri öylesine renkli , uyumlu , emekle yapılmıştı ki kentteki portakal kokulu türbanlarla hiç ilgisi yoktu. Pahalı olmayan ancak geçmişimizi ve geleceğimizi bize yansıtan kadınların görüntüleri " Siyasi Türbanlı Kadın' la" "Anadolu Kadını" farkını sergiliyordu . Katkıda bulunmak isteyenler adeta kuyruk oluşturmuştu Ankara 'da çok rasladığımız Halk Ekmek kuyruğu gibi. Ancak onlar zorunluluktan ekmek kavgası nedeniyle oluşturuyordu bu kuyruğu burada ise gönül bağı vardı bütçelerine göre veriyorlardı bağışlarını ayrılırken de bir şey yapmanın mutluluğuyla dönüyorlardı yerlerine . Saatler akıyordu , güneş tam tepemizde hiç kimse yerinden kalkmadı , konuşulanları dikkatle dinledi . Lokmalar dağıtıldı. Hazırlanan Cem Evi projesinin mütevazı olması ve kimseden ekonomik destek beklenmeden bitirilmiş olması köylülerin başlarının daha dik durmasını da getirmişti . Geçtiğimiz yıllarda hızla büyüyen yeni örgütlenen (bazen de bu hızlı büyümenin zarar verdiğine inanan bir kişi olarak) Alevilerin bu tür Cem Evi temeli çok attıklarına şahit olmuştum . Temel atılan yerde "……..Örgütü Cem Evi inşaatı " tabelası vardı . Ancak inşaata başlanmamıştı ve o tabelanın çürüdüğüne şahit olmuştum . Bunun tek nedeni vardı bence kendi işimizi başkalarının vicdanına ve kesesine bırakmak. O vicdan ve kese inşaatlar bitse de bazen seçimlerde oyunu almaya bazen de inancını onların istediği biçimde yaşamaya dönüşüyordu. Ayrılma zamanı yaklaşmıştı ancak birkaç ileti vardı katılımcılarla paylaşılacak. Elbetteki Mülki Amirler yine her zaman ki gibi işlerinin yoğunluğu nedeniyle katılamamışlardı açılışa , siyasilerden de vardı bu tür mesajlar çok eksiklikleri ortaya çıktımı ? onun bana yansıması olmadı , ancak beklerdim bu güne değin türlü haksızlığa uğramış iftiralar atılmış Aleviler 'in kendi yapmış oldukları Cem Evi Açılışında Mülki Amirlerden birinin olmasını. ÇÜNKÜ YAKUP KÖYLÜLER İNDEN YÜKSELEN SES ; CUMHURİYET İLKELERİNE BAĞLILIK , BARIŞ , DEMOKRASİ , LAİKLİK VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ istemleriydi ve bu ses Yakup Köyünden Türkiye'nin her köşesine yollandı. 07.07.2008 /Ankara Emel Sungur
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|