|
Ali Makal: Ülkemizde, birçok toplumsal, sosyal ve siyasal olaylara yetkililerin "münferit olaydır" diyerek üzerinden es geçiyorlar. Bu münferit dedikleri olaylarda süreçte daha büyük olaylara ilk kıvılcımı olarak başlayıp büyüyor ve sonuçta onlarca canın kaybının nedeni oluyorlar. Olayların çoğu, geliyorum işareti vererek geliştiriliyor.
Ülkemizde, birçok toplumsal, sosyal ve siyasal olaylara yetkililerin "münferit olaydır" diyerek üzerinden es geçiyorlar. Bu münferit dedikleri olaylarda süreçte daha büyük olaylara ilk kıvılcımı olarak başlayıp büyüyor ve sonuçta onlarca canın kaybının nedeni oluyorlar. Olayların çoğu, geliyorum işareti vererek geliştiriliyor. Başında "münferittir, basit bir grup eylemidir, sonradan yatışırlar." denilerek önleri açık bırakılan saldırganlar, caniler, faşist güruhlar, bu olanaktan faydalanarak katliamlarını gerçekleştiriyorlar. Maraş katliamı; "küçük ve sıradan olaylar" denilerek büyümüş, bir hafta süreyle sürmüş ve 100'den fazla insanın katledilmesine vardırılmıştır. Çorum katliamı; öncesinde başlıyan faşist militanların gösterileri "gösteri yapıyorlar, sorun yok, münferit vakaalar oluyor" denilerek 8-10 gün olaylar sürüyor ve 50'nin üzerinde insanın katledilmesine neden oluyor. 2 Temmuz Sivas'ta; günlerce önce işareti verilen katliam dedikoduları ve hazırlıkları, olay günü 8-10 saat faşist-dinci-gerici gürüha müdahelede bulunulmayarak, "birşey olmaz, bağırır bağırır dağılırlar, münferit taşkınlıklar oluyor" denilerek, 30'un üstünde insanın diri diri yakılmasına neden olunmuştur. Şimdilerde de, birileri çıkıp; "iyi çocuklardı, onları tanırım, birşey yapmamışlardır" diyerek, ellerinde bombayla silahla yakalananlar savunulup korunmuştur. Elinde silahla Üniversite kampüslerine giren elikanlı katiller "nasıl girdiler?" denilerek geçiştiriliyor. Ve bu tür olaylara "basit, münferit olaylardır" denilerek, bu katiller, bu caniler cesaretlendiriliyorlar. Butür açıklamalarda güç alan bazı suç makinesi güç odakları toplu katliamlara baş vurma egilimi içine girebiliyorlar. Yakın zamanda Sakarya'da böyle bir olaya ramak kalmıştı. Ve yine bu tarz yaklaşımlarla linç eylemleri, polis işkenceleri hergeçen gün artıyor. "İşkenceye sıfır tolerans" diyenler polise geniş yetki vererek işkencelerin önünü açtılar. Hatta gözaltı süresinin uzatılması talebide polis şeflerinden gelmeye başladı. Gösterilerde uygulanan şidetede "münferit uygulama" denildiği için, aşırı şidet uygulamaları devam edebiliyor. Bu münferit denilen olaylara, yaptırım uygulansa bu acı tablolar ortaya çıkmazdı. Ama münferit denilerek şidetin, katliamın önü aralanmış, olaylar bunun devamında büyütülmüştür. Yaşanmış ve yaşadığımız tüm acı olaylarda bu nedenlerle karanlıkta kalmış olaylardır. "Münferit olaydır" diyenlerin bu olaylarda payı büyüktür. Bu olayların baş sorumlusu bu tür açıklamayı yapanlardır. Olayların ilk habercisi çıkan ve "münferit olaydır" denilen olaylar, katliamların başlangıç işareti olmuşlardır. Bu olaylara "münferit diyenler" işin başlama kıvılcımını çakmış oluyorlar. Maraş- Çorum-ve Gazi'de yaşanan katliamlar "münferit vakaa" diyen yetkililerin payı büyüktür. Asıl sorgulama oradan başlatılmalıki, sorumlular açığa çıkarılabilsin. Ve birdaha bu acı olaylar halkımıza, insanımıza yaşatılmasın. Suç örgütü güç odaklarının suçlarının bedelleri kendilerine ödettirilmeden bu tür olayların yaşanması kaçınılmazdır. Her olaydan sonra, olayın failleri ellerini kollarını sallayarak ortadan kaybolmuşlardır. Yetkililerde bunlara göz yummuşlardır. Bunun böyle olmasının en büyük nedenide; yukarlarda yapılan "münferit vb." açıklamaların sonucudur. "Geçmişte kaldı, kabuk bağlamış, kaşımıyalım" yerine, olayların failleri bulunup hesap sorulmalıki, birdaha bu ağır acılar yaşanmasın...Ve karanlıkta hiçbirşey kalmazsa, belki benzer olaylar yaşanmaz.
Ali Makal
|
25.06.2008 05:48:15
|
2temmuz.com
|
|
|
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|