Nazım' ı Anlamak Zordur,
BELKİDE ÇOK KOLAY
Emel Sungur
Çocukluk yıllarımı süsleyen
teyzemin ve annemin saatlerce anlattığı NAZIM. daha ileriki yıllarda gençlik ve
üniversite yıllarımda okuduğum aşk, sevgi,kavga şiirlerinin ustası , tüm bu
ustalığına , direncine ve yaratıcılığına rağmen topraklarını yönetenler
tarafından halsızlığa uğramış büyük şair.
Nazım'ı anlamak zordur , Nazım'ı
anlamak çok kolaydır.Nazım'ı Hiroşima'nın acısını hisseden 5 yaşındaki çocuk
anlar ama 50 yaşında adam anlayamayabilir.Nazım çünkü bir başkaldırının şairidir
; boyun eğmez zalime , sadece kendi özgürlüğü için değil bir kere çıkmıştır
yola , koyulmuştur ; hani anlatır ya "Kurtuluş Savaşı'nı"
"Ne malum? dersen;
Dövüştü Pir aşkına,
yaralandı birkaç kere
Ve .saire
Ve kavga bittiği zaman
ne çiftlik sahibi oldu ne apartman
Kavgadan önce Kartal'da bahçıvandı,
Kavgadan sonra Kartal'da
bahçıvan." der Nazım anlaşılabildimi ne dediği?
" çocuklar
öldürülmesin şekerde yiyebilsinler " ne demektir bu?
Çocuklar
şekeri" paraları varsa alsın" der bazıları ,
diğerleri
yiyenleri seyretsin "ne hoş bir tablo" bence kıyamet koparmak için yeter artar
bile .
Bütün
çocuklar şeker yerse benim çocuğumun! Ayrıcalığı nerden anlaşılacak.
Benim
çocuğum ağa çocuğu, benim çocuğum paşa çocuğu.
Hani Aysu
Karaca 'nın dediği gibi benim oyumla çoban'ın oyu bir olurmu?
Hani yine Nazım
demiş ya " ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
Ve ekinde , tütünde
, odunda ve pazardaki
Ve Karasabana koşulan
Ve ağıllarda
Işıltısında yere
saplı bıçakların
Oynak , ağır kalçaları ve
zilleriyle bizim olan kadınlar."
Bütün kadınlar bizimdir.
Arabamız , evimiz ,tarlamız ,
yazlığımız var ya , bütün kadınlar bizim hangisini istersek elde ederiz diye
düşünür Nazım'ı anlamayanlar. Onlar ağadır , onlar paşadırya , yine Nazım'ı
anlamayanlar ayni "mal" gibi görür kadını para karşılığı , tarla karşılığı ,
belki de karın tokluğuna alınır satılır. Acıdır bunları bir kadın olarak
anlatmak , acıdır bunları kızı olan bir ana olarak anlatmak.Nazım'ı anlamakla
eştir bu sözleri anlamak .Ben ne ağa çocuğuyum ne de paşa . belki de onun için daha kolay
anlarım Nazım'ı .
Nazım bazen bir
yaratılan hayal dünyasıdır , bazen gerçeğin ta kendisi.
" O kocaman bir
devdi , minnacık bir kadın sevdi.
Kadının arzusu
bahçesinde ebruli hanımelleri açan bir evdi."
Diyen Nazım'ı
ve kadını anlamak istemezsen anlamazsın zordur, belki de çok kolay.
Aslında nerden nerelere gittim .Belki de kulağımı göstermek için
dolandım dünyayı yıllardır arkadaşlarıma ifade etmeye çalışıyorum ifadem ,
sözlerim çektiğim fotoğraflar yetmedi sözcükler yeterli olmadı her
halde.Nazım'ı anlamak dünyaya " insan hakları diyerek bakmaktır , Nazım'ı
anlamak ülkede hatta dünyada barışı istemektir , Nazım'ı anlamak özgürlüktür ama
herkes için özgürlük , Nazım'ı anlamak demokrasidir ama sadece türbanlılar için
değil Aleviler , Kürtler , kadınlar için de istemektir demokrasiyi.
Velhasıl Nazım'ı
anlamak, anlatmak, karşılaştırmak için demokrat olmak gerekir , özgürlükçü olmak
gerekir , hak, hukuk, adalet deyip başkalarını haksızlığa uğratmamaktır
Nazım'ı anlamak.
Ve Nazım'ı anlamak " Senin
derdin benimdi
Benimki senin
Paylaşmazsam bir sevinci seninle
Yoktu benim de sevincim." diyen Bertolt
Brecht 'i anlamaktır.
Ve Nazım'ı anlamak " sana
sevgiden çok önce
Okuma-yazma öğretmeliydim dağ kuşu,
Ellere okutmamalıydım şiirlerimi
Sana alafranga şiirler değil
Fistanındaki gibi şiirler demeliydim" diyen Şemsi Belli'yi
anlamaktır.
Ve Nazım'ı anlamak " Beni hor
görme kardaşım,
Sen altından ben tunçmuyum
Ayni vardan var olmuşuz,
Sen gümüşsün ben saçmıyım " diyen Aşık
Veysel'i anlamaktır.
Ve Nazım'ı anlamak " sen sen ol
korkma karanlıktan
Dik ışık çekirdeklerini
Çünkü en berrak sular bile
En yağlı çamurlarla gelir." diyen Atilla
İlhan'ı anlamaktır.
Ve Nazım'ı anlamak " memleket
isterim
Gök mavi ,dal yeşil,yaprak sarı olsun
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun." diyen Cahit Sıtkı'yı
anlamaktır.
Ve Nazım'ı anlamak " çünkü
beyaz bir gemidir ölüm
Siyah denizlerin hep çağırdığı batık bir
gemi,
Sönmüş yıldızlar gibidir,
Yitik adreslere benzer,
Yanık otlar gibi,
Sen bu şiiri okurken ben
belki başka bir şehirde ölürüm " diyen
Behçet Aysan ' anlamaktır.
Ve Nazım'ı anlamak " Bu yaşıma
geldim içimde bir çocuk hala,
Sevgiler bekliyor sürekli senden .
İnsanın bir yanı nedense hep eksik.
Ve o eksiği tamamlayayım derken,
Var olan aşınıyor zamanla.
Anamın sarıldığı yerden sarıl bana " diyen
Metin Altıok'u anlamaktır.
Ve Nazım'ı anlamak " dolduramaz
boşluğunu ne ana, ne bacı nede kardeş,
Bu en güzel bu en sıcak sevgidir ,
arkadaş. " diyen Yılmaz Güney'i anlamaktır.
Ve Nazım 'ı anlamak " doğdun üç
gün aç tuttuk, üçgün meme vermedik sana a Diloş bebe,
Onlar engerekler ve çiyanlardır.
Onlar aşımıza , ekmeğimize göz
koyanlardır.
Tanı bunları tanıda büyü " diyen Ahmet
Arif'i anlamaktır.
Ben Nazım deyince Sivas.'ı ,
Maraş 'ı, Gazi'yi, Kızıldere'yi , 6 mayısı, Çorum'u , hatırlarım.Pir Sultan'ı
hatırlarım Yıldız Dağında binleri ardına katmış yola koyulmuş isyanını taşıyor
ilden ile , Şehbedrettin'i hatırlarım "yarin yanağından gayri her şeye ortak"
eden , Nesimi'yi hatırlarım"enel hak" deyip derisi yüzülen. Nazım bana hiç
Gülen efendiyi anımsatmadı.Gülen Efendi zaten
benim fihristimde yokki.
Emel Sungur 27.06.2008/Ankara