Yeni Kitap: Ateşte Semaha Durmak Gazeteler
                                   Alevilerin İlk ve Tek Günlük Gazetesi  
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Madımak Anması Sivas'dan Canlı
Devamını Oku 2 Temmuz'da Alanlardayız
Devamını Oku Sivas CHP Bu Fotoğrafın Neresinde?
Devamını Oku Sivas Anmasına Polis Müdahalesi
Devamını Oku Sivas CHP Bu Kez de AKP İle Aynı Safta

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku Yeni Kitap: Ateşte Semaha Durmak
Devamını Oku Aysun Kayacı ve Demokrasi
Devamını Oku İşte İran'ın First Lady'si
Devamını Oku Doğan'ın Fethullah Gülen Hayranlığı
Devamını Oku Birbirlerine Sarılarak Öldüler

Tele Rehber - Televizyon Rehberi

Basında

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.




RSS / XML
RSS 0.91

Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Yorum/Analiz> Nuray Mert: Laikliğin Sınırlarını Bilmek Lazım
 Nuray Mert: Laikliğin Sınırlarını Bilmek Lazım

Nuray Mert: Laikliğin Sınırlarını Bilmek LazımRadikal yazarı Nuray Mert, Alevi talepleri konusunda Fransa ve Türkiye'de dini bayramların resmi tatil olduğunu hatırlattı ve laikliğin sınırlarının bilinmesi gerektiğini yazdı. Nuray Mert, Alevilerin taleplerinin şartsız karşılanmasını isteyenleri de "3. Dünya Demokratı" olarak nitelendirdi. Aktarıyoruz:





Geçen hafta, Türkiye'den uzak kaldığım zaman içinde Alevi iftarı verilmiş ve belli ki gündemi kaplamış. Reha Çamuroğlu, daha önce, bana iftardan ilk söz ettiği zaman ona da, bu girişimin 'Sünnileştirme' çabası olarak algılanacağını ve eleştirileceğini söylemiştim.

Geçen haftanın gazetelerine hızlı bir göz gezdirme ile gördüm ki, bunun ötesinde de, konu enine boyuna gündem oluşturmuş.

Açıkca söylemek gerekirse, AKP'nin 'Memlekette ne kadar mesele varsa, kısa yoldan çözeriz' yaklaşımı veya böyle algılanabilecek girişimlerine ben de mesafeli duramak gerektiğine inanıyorum. Bunca karmaşık meseleyi sembolik bir-iki girişimle tatlıya bağlamak ne yazık ki mümkün değil. Diğer taraftan, tüm sembolik barışma, anlaşma, uzlaşma girişimlerini baştan ve toptan, 'kandırmaca' diye reddetme tavrını da anlamakta zorlanıyorum. AKP gibi muhafazakâr bir parti, iyi kötü bir açılım yapma gereği duymuş, eleştirilecek, kurcalanacak yanlarını sonuna kadar tartışalım, ama bunları hemen hile ve desise diye bir tarafa atmayalım diyorum. Dahası, 'Madımak unutturulmak isteniyor, bunca yılın zulmü bir kalemde örtbas edilmeye çalışılıyor' gibi kindar bir yaklaşımının eleştirellikle alakasını kurmakta zorlanıyorum.

Sadece Alevilik konusunda değil, buna benzer her konuda, Kürt meselesinde, Ermeni meselesinde, geçmişten hiç bahsetmemek, kısa yoldan sünger çekmeye çalışmak iş değil. Böylesi bir unutkanlık, geçmişin hoyratlıklarının hesaplaşmasını yapmadan geçmek, genelde hoyratlıkla hesaplaşmamızı engeller, istediğimiz bu olmamalı. Zira, geçmişindeki hoyratlıkla yüzleşip, hesaplaşmadan gerçekten uzlaşmaya, barışmaya imkân yoktur. İmkân olduğu iddiası, onursuz bir kimliğinden kişiliğinden vazgeçme/vazgeçirme tavrından başka bir şey değildir. Ben insanların kimliği, kişiliğinden vazgeçerek barışmasını, mümkün olduğu durumda onursuz bulan, barışmaları onursuzluk üzerine kurmaktan son derece rahatsız olan biriyim.
Ancak, bu türden bir unutkanlığa/unutturmaya karşı çıkmak, geçmişi sürekli canlı tutmaya, devreye sokmaya çalışan 'kindar bir hafıza'ya dönüşmemeli. Böylesi de, toplumsal barış ve uzlaşmaya engel olur. Böylesi kindar bir hafızanın vaat edeceği tek şey, kan davası gütmek veya ilelebet diş bilemeye devam etmekten başka bir şey değil.

Hem Alevi iftarı, hem de bu esnada cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi talebinin Ankara 6. İdare Mahkemesi tarafından reddedilmesi vesilesi ile gündeme gelen diğer bir konu da, bu ülkede Sünni-Alevi eşitliği meselesi. Malum, hukuki zeminde ilk bakışta bir eşitisizlik söz konusu değil. Her şeyden önce, mezhep, meşrep nüfus kimliklerimizde yer almıyor, bu önemli bir husus. Ama, bunun ötesinde, özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı gibi temel kurumlardan birini Sünni anlayışının belirlediği bir gerçek. Bunun ötesinde hâkim Müslüman kimliğinin Sünnilik üzerinden tanımlandığı da bir gerçek.

Ancak, bu mesele de, bazı Alevi çevrelerinin iddia ettiği gibi, kısa yoldan halledilebilecek bir konu değil. Yani, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Alevilere bütçe ayırması, cemevlerinin ibadethane sayılması üzerinden bir çözüm kolaylıkla formüle edilemez. Bu türden bir çözüm önünde, üstelik de laiklik açısından hukuki engeller ve sorunlar var. Bunlar hiç de yabana atılacak sorunlar değil. Evet, Türkiye'de laiklik hâkim unsurun Sünni olduğu varsayımı üzerinden kurumsallaşmış vaziyette. Ancak bu, yine bazılarının iddia ettiği gibi, aslında laiklikle çeliştiği için, bir kalemde hallolabilecek bir mesele değil. Zira, laiklik, din ve devlet işlerinin, yani din ile toplumsal hayatın düzenlenmesinin ayrışması ilkesi üzerinden kurulup, kurumsallaşıyor, ancak laiklik, hiçbir durumda, uzayda zaman ve mekânın olmadığı bir alanda tanımlanıp kurulmuyor. Her ülkede, ister istemez tarihsel, kültürel, toplumsal gerçekler üzerinde kurumsallaşıyor. Tam da bu nedenle (yine her zaman verdiğim örneği vereyim) Fransa ve Türkiye, katı laik sistemi benimsemiş ülkeler ama birinde Kurban Bayramı resmi tatilken, diğerinde Noel resmi tatil. Sadece resmi tatil konusu bile, laiklik dediğimiz şeyin kaçınılmaz sınırlarını dikkate almak açısından çok önemli bir kalkış noktası. Ders kitabı tanımları ile bu konuları tartışmaya kalkanlar, inanç grupları konusunda, mutlak eşitlik iddiası hayata geçirilebilse, birçok ülkede yılın yarısının inanç gruplarına göre tatil ilan edilmesi gerektiğini bir an olsun düşünmek zorundalar.

Alevilik konusunda mesele tatil olmayabilir, ancak Alevi talepleri konusunda da benzer akıl yürütmeleri yapmak zorundayız. Bunları, Alevilerin veya başka toplumsal grupların demokratik taleplerine kulak tıkayalım, konuşmayıp, dikkate almayalım diye demiyorum. Ne türden bir talep ve siyasi tartışma söz konusu olsa, hemen sahne alıp, 'Burası ne biçim ülke, bu kadar doğal bir talep nasıl karşılanmaz, vay faşistler, vay, statükocular' diye ortalığı kasıp kavurma iddiasında bir Üçüncü Dünya demokratlığı ile bu derece çetrefil meseleleri halletme konusunda hiç yol alamayacağımızı hatırlatmak için söylüyorum.

Nuray Mert / Radikal


15.01.2008 10:30:47
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Haber Yorumları (3 adet)

alideniz707
Cevap
Sayın yazara en güzel cevabı sevgili Ceyhun vermiş kendisine çok teşekkür ederim.
17.01.2008 09:32:39

dersim91
TIPIK AYDIN :::
Insan dogdugu topraklara benzermis.....Bu da tipik bir etrafini bile aydinlatamayan Turkiyeli aydin tipi...Bilgisi yok; fikri cok......Aleviligi bilmiyor..Oturuyor yaziyor..ALEVILER biraz kivirirsa olacak diyor..........Tanimiyor bizi..CAHILU-CIHULA....
17.01.2008 02:20:34

alideniz707
Bravo
Yazar konunun özüne yazısının en son bölümünde gelemiş nihayet. Verdiği örnekler doğru yaptığı tespitler elle tutulur olabilir ama bizim isdeklerimizin aslında ne olduğunu pek kaile almamış. Soruyorum size sayın Nuray MERT, Şimdi ben size satanis diyorum, Aradan bir zaman sonra gel canım kucaklaşalım diyorum bana ne kadar inanır ve samimi olduğumu düşlünürsünüz?
15.01.2008 15:17:37




Yorum/Analiz Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 05.07.2008 12:51:17 - Sivas Yangını Daha Uzun Sürecek
Devamını Oku 01.07.2008 08:43:46 - Sivas Katliamı ve Linç Kültürü
Devamını Oku 30.06.2008 10:35:20 - Sivas Yangını Daha Uzun Süre Sönmeyecek
Devamını Oku 30.06.2008 05:38:26 - Birbirlerine Sarılarak Öldüler
Devamını Oku 30.06.2008 05:24:15 - Madımak'ı Devletin Diliyle Anmayalım!
Devamını Oku 30.06.2008 05:17:33 - 6-7 Eylül ve Madımak
Devamını Oku 28.06.2008 09:30:22 - Madımak Oteli Bari "Katliam Anıtı" Gibi Durmasın
Devamını Oku 28.06.2008 09:29:26 - Devlet Alevilere Karşı Tarafsız Olmak Zorunda
Devamını Oku 27.06.2008 11:46:38 - Nazım'ı Anımsamak
Devamını Oku 26.06.2008 05:32:19 - Tarihten Günümüze Bir Mayıslar
Devamını Oku 25.06.2008 14:06:13 - Doğan'ın Fethullah Gülen Hayranlığı
Devamını Oku 25.06.2008 05:48:15 - Münferitlikten Kıyıma Aralanan Yol...
Devamını Oku 24.06.2008 02:02:15 - Hitit Festivali'nden Kıyımın Küllendirilmesine
Devamını Oku 17.06.2008 11:09:43 - 'Çamuroğlu Trenden İnmezse Atılır'
Devamını Oku 16.06.2008 14:06:36 - Necdet Saraç: Alevi Açılımının İflası
Devamını Oku 16.06.2008 11:17:27 - Kındıra: Su Tv Üzerinden Çalışmalar Yapıldı
Devamını Oku 14.06.2008 11:44:58 - Madımak Katliamcıları İş Başında
Devamını Oku 13.06.2008 08:05:13 - Yakasında Parti Rozeti Yok
Devamını Oku 12.06.2008 14:20:17 - Abbas Tan: Çamuroğlu'nun Samimiyeti
Devamını Oku 09.06.2008 05:27:03 - Bendemi Bir Sorun Var?
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 11 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,09
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku

Ateşe Semah Durmak
 
2 Temmuz'da Alevionline'a 7.500 Okuyucu
2 Temmuz-da Alevionline-a 7.500 Okuyucu 2 Temmuz günü Alevionline tarihinin en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştı. 1 ve 2 Temmuz tarihlerinde yoğun okucu akınına uğrayan Alevionline'ı 1 Temmuz'da 5 bin, 2 Temmuz'da 7.500 kişi ziyaret etti. 2 Temmuz'daki ziyaretçi sayısı Alevionline'ın bugüne kadar aldığı en yüksek ziyaretçi sayısı oldu....
Madımak İmza Kampanyası STGM Sitesinde
Canlı Yayın Teşekkürü
0,34 saniyede derlendi.
ALEVIONLINE REKLAM

1 dakika içinde kapanacak veya Kapat